GüreşTürkiye | WWE Türkiye
Kullanıcı Adınız:
Şifreniz:
Beni Hatırla

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 01-05-2017, 10:29   #1
franchise
The Sinister Scotsman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2011
Mesajlar: 25.170
Konular: 3126
Favori Güreşçisi: EC3
Rep Puanı: 44874
Rep Derecesi: The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!
Standart Scotsman Promo Çevirileri Konusu


Promo çevirmekten sapıkça keyif alıyorum ve burada paylaşacağım çevirdikçe. Ayrıca promoları çevirdikçe bu konunun ana mesajında toplayacağım.
Bu arada istediğiniz bir promo varsa söyleyebilirsiniz. Başlangıcı yapalım.

Sıralı Tam Liste
*zamanla güncellenecek*
.
.
.


Tarih: 31 Ocak 1995
Şov: ECW Hardcore TV

Hikaye: ECW'nun dünya şampiyonu Shane Douglas kemerini korumaya devam ederken sıradaki rakibi Tully Blanchard'dır. Kendisinin WCW günlerinde yükselmesine engel olduğunu iddia ettiği Ric Flair'a ve dolayısıyla Four Horsemen'a gerçek hayatta bir nefret duyan Douglas'ın rakibi Blanchard da orijinal bir 4 Horsemen üyesidir. Shane Douglas, Ron Simmons'u memleketinde yendikten sonra Tully Blanchard gelip Shane'e meydan okumuş ancak Malenko-Benoit ve Douglas üçlüsünden dayak yemişti. Shane bu promoda da Blanchard'a en iyi bildiği şekilde rakamlarla cevap verecektir ama en önemlisi bu promo ECW'nun büyük bir dönemini domine etmiş olan The Triple Threat stableının başlangıcıdır. Güreş tarihinin en iyi şampiyonlarından birisi olan Shane Douglas'tan kral bir promo.

Shane Douglas: "Biliyor musun Tully Blanchard. Sende kameraların karşısına çıkıp yaptıklarına dair vaazler verecek kadar tutku var. O zaman benim de sana küçük bir vaaz vermeme izin ver bayım. Gözlerime iyice bak çünkü sen uzun zaman önce bir adamın ruhuna bakabilmek için önce gözlerine bakmamız gerektiğini söylemiştin. Baktığın bu gözlerde sana bir vaaz vereceğim Papaz efendi. Uzun zaman önce babam bana 'oğlum sakın elini bir başkasının yemek tabağına uzatma eğer yaparsan elin kesilebilir.' demişti. Tully Blanchard sen o burnunu benim işime soktuğun ilk zaman tamam dedim. Sen büyük bir güreşçisin ve seninle 16 dakika güreştim orada. Beni etkiledin Tully Blanchard. Ancak en son kez burnunu benim işime soktuğunda, bu şirketin en tepesindeki adamı merdivenden aşağı atmaya çalıştığında, Ron Simmons'u memleketi Florida'da herkesin önünde pes ettirdikten sonra gelerek, çok ileriye gittin. Eski bir Florida Üniversitesi oyuncusu olmasının, evinde olmasının hiçbir önemi yoktu çünkü orada olan kalabalık kahramanları Ron Simmons'un Franchise denen adama pes ettiğini görünce ağızları açıkta kaldı. Ve daha sonra siz geldiniz bayım. Ben kemeri yere serip binadaki herkese meydan okuduğumda gelebilecek kadar cesurdun. Sen bana saldırdın ve bana yaptığın şey benim öfkemi zirveye çıkarttı. Senin bana yaptığın şey dikkatimi tamamiyle üzerine çekti. Sen orada burada nasıl kokain çektiğini anlatıp televizyonlarda 'bunu yapmayın' diyen birisisin. Sen kör oluncaya dek nasıl içtiğini anlatıp herkese bunu yapmamalarını öğütleyen birisin. Barlara gidip nasıl karı kız kaldırdığından bahsedip televizyonlarda böyle şeyler yapmayın diyen bir adamsın. Sen iki yüzlü, boş bir adamsın. Sana bir şey diyeyim mi Tully Blanchard. Benim, Franchise dedikleri adamın, altın sahibi ve dünyanın ağırsiklet şampiyonu olan adamın etrafına baktığın zaman bu bağımlılığı asla bırakmayacağımı görebilirsin. ECW dünya ağırsiklet şampiyonluğu denilen bu bağımlılık. Bu benim damarlarıma işlemişken benim bunu bırakmaya hiç niyetim yok. Bir çaylak olup soyunma odasındaki monitörden ringi izlerken kendi kendime Arn Anderson, Tully Blanchard, JJ Dillon, Ric Flair... hepsi benim kafamdan geçenleri, bu sporun en iyisi olmak adına kurduğum planları bilse neler olurdu diye düşündüğüm zamanın üstünden çok geçmedi. Bilseydin ne yapardın lan? Daha önce pek çok adama yaptığın gibi arkamdan mı saldırırdın? Geçen gece sana verdiğimiz şey seni kendi silahınla vurmaktı. Bunu yapmak için dört kişi olmamıza gerek yoktu, üçümüz yettik. Buna üçlü tehdit diyebilirsin. Chris Benoit, Dean Malenko ve Shane Douglas seni kendi oyununda, Horsemen'in kendi oyununda mağlup etti ve seni kendi silahınla vurdu Blanchard. Bir daha burnunu elimdeki kemere uzatırsan ve beni içine düştüğüm bu bağımlılıktan temizlemeye çalışırsa seni çok feci yere sererim. Four Horsemen'in yıllardır yaptığından daha fazlasını yaparım. Triple Threat, Tully Blanchard. Senin için geliyor. Kariyerini bitirmek için. Sonun yakın Tully Blanchard. Bir daha ringe çıktığımız zaman, bir daha çizgiyi aştığın zaman yaptığın şey kalemi çıkartıp Tully Blanchard isminin altına imza atmak olur. Sen kendi ölüm fermanını imzaladın Tully Blanchard. Çünkü Triple Threat, Four Horsemen'in yapabildiğinden daha fazlasını yapacak ve yaptıklarımızdan sonra bir daha ayağa kalkacak dermanı kendinde bulamayacaksın. Tüm bunlar bittiğinde The Triple Threat buraya hükmedecek ve insanlar selam dururken yalnızca üç parmağını kullanacak. Franchise ise hala dünya ağırsiklet şampiyonu olacak."


imza



life is a bitch and then you marry one.





--

rpg: muhammad hassan (w/ khosrow daivari)

former united states champion.
former world heavyweight champion.
current reigning and defending gift of the gods champion.
gtw '16 slammy award winner - trashtalker of the year.
gtw '16 slammy award winner - breakout star of the year.







Konu The Sinister Scotsman tarafından (01-05-2017 Saat 10:31 ) değiştirilmiştir.
The Sinister Scotsman isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-05-2017, 10:53   #2
franchise
The Sinister Scotsman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2011
Mesajlar: 25.170
Konular: 3126
Favori Güreşçisi: EC3
Rep Puanı: 44874
Rep Derecesi: The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!
Standart



Tarih: 24 Ocak 1995
Şov: ECW Hardcore TV

Hikaye: Paul E. Dangerously'nin güreşe en büyük katkılarından olan Dangerous Alliance'ın en son hali Sabu, Tazmaniac ve 911 bir süredir şirkette terör estiren tag team şampiyonları, "Mack Daddies of Violence" Public Enemy (Grunge/Rock), Dean Malenko ve Chris Benoit ile uğraşmaktadır. Dangerous Alliance bir türlü üstün gelme yolunu bulamaz çünkü ne zaman uğraşsalar birinin boynu Chris Benoit tarafından ellerine verilir. Benoit ve Malenko'nun Sabu ve Taz'e Holiday Hell 1994'te kaybettirdiği tag team kemer maçından sonra ikili bir kemer fırsatı daha bulur ve Sabu ile Taz'in menajeri konumundaki Paul E. Dangerously bu meseleyi toplumsal sorunlara dair yaptığı tespite bağlayarak yorumlar.

Paul E. Dangerously: "Annenizi manava tek başına yollamaya korkuyorsunuz. Çünkü serserinin birisi gelip onun aldıklarını, hatta cüzdanını, hatta onun için çok daha değerli olan şeyleri elinden alabilir. İnsan içine çıktığınız zaman kıymetli bir aksesuar takmaktan korkuyorsunuz çünkü kapşonlu elemanın birisi gelip bunu sizden çalabilir. Arabanızı manitanızın evine doğru sürmeye korkuyorsunuz çünkü birisi zorla arabanızı elinizden alabilir. İşte günümüzde Amerika'nın içine düştüğü durum bu. İşte günümüz toplumuna hakim olan korku bu. İşte bu yüzden Amerika'nın En Çok Arananları son derece popüler bir televizyon şovu. İşte bu yüzden insanlar evlerinde oturup polisleri seyrediyor. Çünkü suç işleyen insanların bedel ödediğini görüp içlerini rahatlatmak istiyorlar. Gelecek hafta ECW'da, bizim Amerika'nın En Çok Arananları versiyonumuzu başlayacak. Bizim polislerimiz, Sabu ve Taz, ECW tag team kemerleri için Public Enemy'e karşı. Artık suç işleyen serserilerin bedel ödeme zamanı. Eğer Public Enemy konusunda güvende olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz, kendi mahallelerinden çıktıkları zaman sıra sizin kapınıza gelebilir. Benim evime gelemeyecekleri kesin çünkü ben Public Enemy'nin burada sürdürdüğü terörü sonlandıracak adamım. Çünkü gelecek hafta burada, Amerika'nın en çok arananları Public Enemy olacak, Sabu ve Taz ise polisler."


imza



life is a bitch and then you marry one.





--

rpg: muhammad hassan (w/ khosrow daivari)

former united states champion.
former world heavyweight champion.
current reigning and defending gift of the gods champion.
gtw '16 slammy award winner - trashtalker of the year.
gtw '16 slammy award winner - breakout star of the year.






The Sinister Scotsman isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-05-2017, 14:56   #3
be Real
The Villain Boss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2016
Mesajlar: 8.581
Konular: 1582
Favori Güreşçisi: Minoru Suzuki
Rep Puanı: 12931
Rep Derecesi: The Villain Boss Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Villain Boss Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Villain Boss Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Villain Boss Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Villain Boss Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Villain Boss Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Villain Boss Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Villain Boss Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Villain Boss Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Villain Boss Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Villain Boss Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!
Standart

Sana zahmet şunu çevir.
Suzuki: (Suzuki looks at the beers prepared on the table)
‘This presumptuous bullshit. (Opens a beer, smashes it on the table) This kind of thing is why I was able to get this belt so easily (opens another beer, toasts the belt). New Japan. Who’s going to take this? Come on and take it! Or is this belt just going to be my drinking partner? It starts here.
And I know what the losers say on their keyboards. “Suzuki Gun don't belong”, “We don't need them in New Japan”, “They're so out of date”. Really? See, you have no purpose in life, and we do. Why’s that? Because people have things we want. We don't care about your circumstances. We don't care about the idiots in Hiroshima and who they cheer for. See, I care about cash money. And my stock just went up.
What's next? New Japan Pro Wrestling, remember this. What does it say on this belt? Hm? NEVER? What does NEVER mean, huh? “This doesn't belong to Hirooki Goto any more”. That's what it says. “This doesn't belong to NJPW any more”. That's what it says. “This isn't something you can use as you please any more”. That's what it says. “This isn't something for the weak”. That's what it says. That's why it's in my hands. Do. You. Understand?
“Openweight”. Limitless. Boundaryless. Reckless. Careless.
Let's see what you do, New Japan. I've waited for this chance for a long time. Since I came back in January. I didn't care what came into my grasp, just that something did. You see, this means I'm elevated. This means I'm privileged. This means you need to listen to me.So what's it to be, New Japan Pro Wrestling? Bow down to the mighty.’
imza
Puroresu & NJPW Guide:

Japon Seyircisi
Bu Eğlenceli Ama Bu Eğlence Değil
Bir Maç Bir Hikaye
Sadece Strong Style Değil
Gimmick & Karakter Arasındaki Çizgi
Savaşçı Ruh Nedir?
Tag Team Maçlarının Önemi

If you hate NJPW, then you're my enemy. I don't watch this thing for entertainment or because I have nothing to do, I'm -not a fan- a soldier of NJPW. Professional wrestling has more than what you know.

Forumu bıraktım.


.

.

.

.

profesyonel güreş, ̶s̶̶p̶̶o̶̶r̶̶ e̶̶ğ̶̶l̶̶e̶̶n̶̶c̶̶e̶̶s̶i̶.
profesyonel güreşçiler, ̶s̶̶p̶̶o̶̶r̶̶t̶̶s̶̶ e̶̶n̶̶t̶̶e̶̶r̶̶t̶̶a̶̶i̶̶n̶̶e̶̶r̶s̶.
The Villain Boss isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-05-2017, 15:01   #4
Adam Cole Bay Bay
The Lone Wolf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Nerden: Antalya - Muğla
Mesajlar: 17.599
Konular: 836
Favori Güreşçisi: Davey Richards
Rep Puanı: 7306
Rep Derecesi: The Lone Wolf Şirketin Yüzü oldun!The Lone Wolf Şirketin Yüzü oldun!The Lone Wolf Şirketin Yüzü oldun!The Lone Wolf Şirketin Yüzü oldun!The Lone Wolf Şirketin Yüzü oldun!The Lone Wolf Şirketin Yüzü oldun!The Lone Wolf Şirketin Yüzü oldun!The Lone Wolf Şirketin Yüzü oldun!The Lone Wolf Şirketin Yüzü oldun!The Lone Wolf Şirketin Yüzü oldun!The Lone Wolf Şirketin Yüzü oldun!
Standart

Steen'in FB 2012 öncesi kestiği promoyu bekliyorum. Gerçi çevirmiştin zaten de konuya eklersin sanırım. İstek alıyorsan şunu koyayım buraya.

imza


We've ruled the world before. Now...it's time to rule your universe.


The Lone Wolf isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-05-2017, 15:02   #5
heymanizatör
Money Makerz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2014
Mesajlar: 4.372
Konular: 547
Favori Güreşçisi: Braun Strowman
Rep Puanı: 15860
Rep Derecesi: Money Makerz Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!Money Makerz Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!Money Makerz Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!Money Makerz Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!Money Makerz Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!Money Makerz Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!Money Makerz Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!Money Makerz Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!Money Makerz Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!Money Makerz Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!Money Makerz Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!
Standart

Bizde çevirebiliyoruz değil mi mesela istek olmuş yukarıda onları çevirip burada paylaşabiliriz değil mi?
imza
www.dizifobi.com - yeni güncel dizi izleme adresiniz

www.mete.us


Money Makerz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-05-2017, 15:03   #6
franchise
The Sinister Scotsman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2011
Mesajlar: 25.170
Konular: 3126
Favori Güreşçisi: EC3
Rep Puanı: 44874
Rep Derecesi: The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!
Standart

Alıntı Money Makerz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bizde çevirebiliyoruz değil mi mesela istek olmuş yukarıda onları çevirip burada paylaşabiliriz değil mi?
Hayır bunu kendi çevirilerime ait bir konu olarak açtım açıkçası.
imza



life is a bitch and then you marry one.





--

rpg: muhammad hassan (w/ khosrow daivari)

former united states champion.
former world heavyweight champion.
current reigning and defending gift of the gods champion.
gtw '16 slammy award winner - trashtalker of the year.
gtw '16 slammy award winner - breakout star of the year.






The Sinister Scotsman isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-05-2017, 23:46   #7
franchise
The Sinister Scotsman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2011
Mesajlar: 25.170
Konular: 3126
Favori Güreşçisi: EC3
Rep Puanı: 44874
Rep Derecesi: The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!
Standart



her zaman ecw çevirmeyeceğim ama şu aralar bu şovları izlediğimden malzeme bu taraflardan çıkıyor. istekleri de biriktiriyorum bir ara gireceğim inşallah.

Tarih: 14 Ocak 1995
Şov: ECW Hardcore TV

Hikaye: Şirketin kötü oldukları kadar neşeli çocukları Public Enemy delilikle dahilik arasındaki ince çizgiden her zamanki seslenişlerini yapıyorlar.

Rocco Rock: Silahtan ateşlenmiş bir mermiden daha hızlı, buharı tüten bir lokomotiften daha güçlü, tek bir zıplayışta gökdelenleri aşabilecek durumda. Gökyüzüne bir bak. Bu bir kuş, bir uçak...

Johnny Grunge: Bu Public Enemy!

Rocco Rock: Çok doğru Johnny. Bizimle Süpermen arasındaki tek fark bizim herhangi bir kriptonitten korkmamamız.

Johnny Grunge: Hadi birilerine seslenelim.

Rocco Rock: Tabi ki Johnny. İlk olarak seslenmek istediğim kişi sevgili dostlarımız Sabu ve Taz. Yani Public Enemy'i asla dövemeyecek olan serseriler.

Johnny Grunge: Seslenildi bile. İkinci olarak da Chris Benoit ve Dean Malenko'ya seslenelim. Çünkü onlar Public Enemy'nin ardından en iyi ikinci takım olmak onları üzmüyor.

Rocco Rock: Seslenildi. Oh Johnny hemen çok uzatmadan Titan Towers'taki (wwe'yi kast ediyor) sevgili dostlarıma da seslenmek istiyorum. Çünkü her hafta bizim hakkımızda konuşuyorlar, tanrım istisnasız her hafta bizim hakkımızda iyi şeyler söylüyorlar. Yeni jenerasyon diyip duruyorlar ve herkes yeni jenerasyonun ECW olması gerektiğini biliyor. Hayranlara teşekkürler.

Johnny Grunge: Seslenildi. Rocco hadi iyi dostumuz bay Franchise'a seslenelim. Çünkü kendisi yaklaşık bir saat boyunca Tully Blanchard'a işkence etmekle kalmadı aynı zamanda ECW hayranlarına da işkence etti.

Rocco Rock: Bay Franchise lütfen bu işi bitirmesi için Public Enemy'i arayın. Birisi bu işi bitirmeli. Seslendik Johnny ama bu haftanın asıl büyük haberini duydun mu?

*yanlarındaki çöp kutusundan bir kurbağa kermit figürü çıkartıyorlar*

Rocco Rock: Elimizde bir Paul E. Dangerously figürü var. Şu yeşil adama bir bak biraz susamış görünüyor ona bir şeyler içirsek iyi olacak.

*rocco içki şişesini alıp ağzına dayıyor figürün*

Johnny Grunge: Rocco, bu Paul E. olamaz. Çünkü ağzı o kadar büyük değil.

Rocco Rock: Çok doğru.

*rocco birden figürün kafasını tek bir parmak darbesiyle uçuruyor.*

Rocco Rock: Artık hiçbir zaman o kadar büyük olamaz çünkü Public Enemy'i karşısına aldığı an kellesini kaybetti. Seslendik. Johnny sana gitmeden önce son bir şey söylemek istiyorum. Öncelikle bu zamanlarını bizler, bay Johnny Grunge ve "Flyboy" Rocco Rock'a ayırdıkları için teşekkür etmeliyim. Tamam bitti.

Johnny Grunge: Barış.

imza



life is a bitch and then you marry one.





--

rpg: muhammad hassan (w/ khosrow daivari)

former united states champion.
former world heavyweight champion.
current reigning and defending gift of the gods champion.
gtw '16 slammy award winner - trashtalker of the year.
gtw '16 slammy award winner - breakout star of the year.







Konu The Sinister Scotsman tarafından (03-05-2017 Saat 23:50 ) değiştirilmiştir.
The Sinister Scotsman isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-05-2017, 23:04   #8
franchise
The Sinister Scotsman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2011
Mesajlar: 25.170
Konular: 3126
Favori Güreşçisi: EC3
Rep Puanı: 44874
Rep Derecesi: The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!
Standart



Tarih: 7 Şubat & 14 Şubat 1995
Şov: ECW Hardcore TV

Hikaye: ECW Double Tables şovunda Sabu ve Tazmaniac nihayet Public Enemy'i yenerek yeni şampiyonlar olmayı başarır. Aynı gece Al Snow'u şahane bir maçın sonunda tokatlayan Chris Benoit maçtan sonra tek başına ringi basar. O sırada Rocco Rock'ı masaya yatırıp köşeye çıkan Sabu'yu yakalar ve köşeden Powerbomb ile Rocco Rock'a ve masaya atar. Adeta şirkette herkesin korktuğu adam halini alan Chris Benoit'nın iki haftaya yayılan şekil promosu.

Chris Benoit: Sabu seninle karşılaştığımız iki seferde de sonuç hastaneye yapılmış birer ambulans yolculuğu oldu. Sabu, sen ringlere, ECW'ya geri döndün ve bunun üzerine insanlar sana dair sevmediğim şeyler söylemeye başladılar. Senin ne kadar sert bir adam olduğundan bahsettiler. Crippler'ın senin işini bitiremediğinden söz ettiler. Sabu buraya geri dönebildiysen bunun tek sebebi senin geri dönebilmeni istememdir. Burada olmanın sebebi geri dönmene izin vermem. Sabu, istediğim herhangi bir zaman seni devirip kariyerini anında bitirebilirim. Çünkü hayat acı demektir, küçük düşürülmek demektir. Partnerin Tazmaniac'ın da henüz hayata dair bu dersleri almadığını görebiliyorum. Sabu ve Tazmaniac, gün geldiğinde ikiniz de acının ne demek olduğunu öğreneceksiniz, küçük düşmenin ne demek olduğunu öğreneceksiniz ve bu ders en sonunda ECW'nun yeni tag team şampiyonları The Shooter Dean Malenko ve The Crippler, Chris Benoit'nın taçlandırılışına sahne olacak.

Sen bana profesyonel güreşin geleceği olduğunu söyledin ve ben buna katılmadım. Al Snow, bana karşı yılın hayal kırıklığını yaşatacağını söylediler ve katılmadım. Ron Simmons, WCW'da dünya şampiyonu olmanın burada anında başarı kazanmanı sağlayacağını düşündün ama biz buna katılmadık. Tully Blanchard sen Four Horsemen efsanesinin, Triple Threat'in geleceğini bir güneş tutulması misali gölgede bırakacağını zannettin ama biz buna katılmadık. Flyboy Rocco Rock, sen bizim tarafımızda olmanın seni acıdan kurtaracağını zannettin ancak yanlış zamanda yanlış yerde olmana engel olamazdım. Eğer bu senin kariyerini bitirdiyse bununla gurur duyabilirsin. Çünkü sen büyük Sabu'nun tabutuna son bir çivi çakmama yardım etmiş oldun. Sabu ve Tazmaniac, yeni ecw tag team şampiyonlarımızın dövülemez olduğunu söylediler. Buna da katılmıyoruz!


imza



life is a bitch and then you marry one.





--

rpg: muhammad hassan (w/ khosrow daivari)

former united states champion.
former world heavyweight champion.
current reigning and defending gift of the gods champion.
gtw '16 slammy award winner - trashtalker of the year.
gtw '16 slammy award winner - breakout star of the year.







Konu The Sinister Scotsman tarafından (04-05-2017 Saat 23:05 ) değiştirilmiştir.
The Sinister Scotsman isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-05-2017, 15:44   #9
franchise
The Sinister Scotsman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2011
Mesajlar: 25.170
Konular: 3126
Favori Güreşçisi: EC3
Rep Puanı: 44874
Rep Derecesi: The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!
Standart Çeviri | Evolution of Franchise


"Bence" tarihin en iyi promosu olabilir. Direk nokta koymak yerine olabilir dememin sebebi 28 dakikalık uzunluğu falan değil, dinlerken Shane'in aylar sonra WWF'e gidip Dean Douglas denen salak bir karakteri oynayacağını bilmek. Bunu buraya koymamın sebebi elbette ki birinin bunu okuması değil, forumun bir köşesinde dönüp tekrar tekrar bakabileceğim bir yerde olması.



24 Şubat 1995 - Evolution of the Franchise

"Burada 18 ay boyunca yaşadıklarımı düşünüyorum da, artık şöyle bir oturup ECW'da yaşadıklarıma odaklanmanın ve geleceğe bakmanın zamanı gelmiş diyorum. Ben buraya 18 ay önce 1993 yılının Ağustos'unda harabe olmuş bir binadan içeri girerek geldim. Bana buranın profesyonel güreşin geleceği olduğunu söyledikleri zaman etrafıma şöyle bir baktım ve bu insanlar aklını kaçırmış dedim. Bu ekibin Vince McMahon'ın yarattığı imparatorluğa dokunmasına veya Ted Turner'ın şişkin cebiyle mücadele etmesine imkan yok dedim. Ta ki orada oturup ilk maçtan son maça her şeyi izleyinceye kadar. Güreşçileri izledim, ringdeki mücadelelerini izledim, taraftarları ve onların ringde olanları nasıl karşıladıklarını izledim. Benim için oraya çıkıp bu işi yapma zamanı geldiğinde artık mücadele etmek için bir adım atmam gerektiğini biliyordum. Çünkü benden önce o ringe çıkanlar benim yıllardır başka hiç kimsede görmediğim bir mücadele vermişti. Güreşmişlerdi. Özüme dönmeliydim, Pennsylvania eyalet şampiyonalarında güreştiğim günlere, oradaki koçumun bana verdiği tavsiyelere... Sahte tişörtleri yırtıp insanlara bakarak buna cevap vermesini isteyen kafadan uzaklaşmalıydım. Büyük sporcular reaksiyon istemez sadece alır. 18 aydır buradayım ve her zaman tek bir şeyi düşündüm. Charles Garvin'in bir sonraki seviyeye ulaşabilmek ve gelişmek istiyorsan havuzdaki en iyi adam olmalısın sözünü düşündüm. Hangi büyük sporu düşünürseniz düşünün bu durum böyle süregelmiştir. Profesyonel boksa bir bakın. Muhammad Ali rakiplerine vurabilmeleri için yüzünü uzatabilecek kadar iyiydi ve gününün en iyi adamıydı. Ancak zaman geldi çattı ve bir başkasının ondan alamayacağı bir şeyi, atletik yeteneğini elinden aldı. Artık meşaleyi bir sonraki adama, daha iyi bir sporcu olan Mike Tyson'a devretmeliydi. Hokeye bakacak olursanız Gordie Howe'u ve kırdığı rekorları görebilirsiniz. Onun da zamanı geldi çattı ve zaman onun elinden atletik yeteneğini aldı. O da meşaleyi genç bir adama, Wayne Gretzky'e devretti. O da tüm rekorları baştan kırdı ve Hokey'i baştan sona değiştirdi. Profesyonel güreşe bakacak olursanız aklıma Bruno Sammartino ve benden önceki daha niceleri geliyor. Ancak Bruno'ya odaklanacak olursak o zamanının en iyisiydi, WWF kemerini 12 yıla yakın tuttu ve ringe çıktığı her ay öfkeyle mücadele etti. O bir gladyatör gibiydi ve ringe çıktığı zaman kemerini tutmak adına her şeyi yaptı. Ancak zaman geldi çattı ve onun da elindeki en iyi şeyi yani atletik yeteneğini aldı. Onun da meşaleyi teslim etmesi gerekiyordu o da Ricky Steamboat'a, hatta Ric Flair'a devretti. Ancak zaman geldi ve onları da yakaladı. 1993 yılı itibariyle bana kalırsa artık meşale sonrakilere devredilmeliydi. Bu spor da diğer sporlardan farklı değil, hayvan krallığındaki diğer hayvanlardan farklı değiliz. Bu işte çıktığınız her gece en iyisini vermeniz gerekir. 1995 yılı geldiğinde Ric Flair'ın artık en iyi olmadığını söyleyebilirim. Hatta uzun süredir bu böyle. Hulk Hogan'ın eğlendiriciden fazlası olmadığını söyleyebilirim. Eğer bu işte hayatta kalmak istiyorsam burada bir şeyler yapmam gerekiyordu tıpkı bu şirketi ismini Eastern Championship Wrestling'den alıp Extreme Championship Wrestling yapışım gibi. Ben tüm sporu değiştirdim. Doink'in suratındaki maskeyi çıkartıp altındaki adamı gösterdim ve makyajını sildim çünkü o eğlenceydi, bu ise güreş. Bruno Sammartino'nun meşalesini, Ricky Steamboat'un hatta Ric Flair'ın bile meşalesini kabul ediyorum. Ancak Ric Flair'a emekli olup o burnunu güreşe sokmaktan vazgeçmesi mesajını karşılık olarak vererek yaptım bunu. Çünkü sen buraya ait değilsin. Burada güçlü olan hayatta kalır Ric Flair ve 1995 itibariyle sen güçlü bir adam değilsin. Hulk Hogan sen de değilsin. Evet 1980lerde siz bu işin kralıydınız ancak biz 1995 yılındayız ve zaman sizden yeteneklerinizi aldı. Artık en iyinin kim olduğunu arıyorsanız Franchise denilen adama, Shane Douglas'a bakmanız lazım.

*Şubat 1994'teyiz. Night the Line Was Crossed şovunda Sabu, Terry Funk ve Shane Douglas arasında geçen ve 60 dakikalık zaman sınırından ötürü berabere biten maçtaki double sleeper hold sahnesini görüyoruz.*

Bruno Sammartino, WWWF kemerini herkese karşı savunurken güneyde Terry Funk adında bir adam geldi dünyaya. Babası ve abisinin büyük güreş mirasının tam ortasına doğdu. Bruno bu işi kuzeyde yaparken o da güneyda bu işi yapmaktaydı. Zaman gelip Bruno meşaleyi sonraki jenerasyona devretmek istediğinde Ric Flairlar, Ricky Steamboatlar geldi. Liste uzar gider. Ancak Terry Funk bunu yapmazdı. Belki çok inatçı olduğundan, belki de çok sert olduğundan ancak ben ECW'ya geldiğimde o tahtta oturan adamdı ve tahttan indirilmesi gerekiyordu. Buradaki ilk günümden beridir bunun için mücadele verdim. WCW'yu bıraktığımda, WWF'i bıraktığımda, bu yaşlı adamı spordan atıp sporu bir sonraki seviyeye, en uç seviyeye getirmem gerektiğini biliyordum. Ancak Terry Funk bu kadar çabuk pes edecek birisi değildi. Bruno Sammartino emekli olması gerektiği anı biliyordu, Ricky Steamboat da sakatlandığı zaman artık bırakması gerektiğini biliyordu .Ric Flair bile artık şirketteki politikacılar ona zamanın geldiğini söylediği an her şeyi öğrenmişti ve Hulk Hogan bandanası düştüğünde anlamıştı zamanın geldiğini. Ancak Terry Funk, emekli olamazdı. Pes edemezdi. O yüzden bana karşısına çıkıp "Ya sen gidersin, ya da ben seni darmadağın ederek yollarım." demekten başka seçenek bırakmadı. En azından karşısına çıkıp bunu diyebilecek kadar adam olduğumu gördü.

*Yukarıda bahsettiğim maçtan sonra Shane Douglas ve Terry Funk arasında yaşanan basın toplantısına dönüyoruz şimdi de. Terry Funk kemeri Shane Douglas'a vermeyi teklif etmişti. Çünkü Shane'i dövüp kemeri geri alarak kendisinin basit bir yaşlı olmadığını göstermek istediğini söylüyordu. Devamında Shane bunu kabul etmeyip küfür ettikten sonra kemeri kafasına atınca kavga çıkmıştı.*

Çıkarttığımız şu meşhur üçlü maç ve devamındaki basın toplantısından sonra artık ya bu işi bitirme ya da çenemi kapatma zamanının geldiğini anlamıştım. Tüm dünyaya söylediğim lafları icraatla tamamlayabildiğimi göstermem gerekiyordu. Valley Forge'da Shane Douglas mücadele eden, Terry Funk ise kemeri koruyan adamdı ve hata yapmamalıydım. Terry Funk hayatımda gördüğüm en sert orospu çocuğuydu. Tamamiyle odaklanmış bir adamdı. Sanki boğulan bir çocuğu kurtarırcasına, kendini kaçınılmaz sondan kurtarmak istercesine mücadele ediyordu ancak o gece Franchise ile kapışacak kadar sert değildin yine de. Senden sana ait olanı aldım ve senin de dediğin gibi, bunu hak etmemi sağladın.

*Ultimate Jeopardy 1994 şovundayız. Kafeste geçen 8 adamlı takım maçının sonunda Shane Douglas kafasına çuval geçirip bağladığı Terry Funk'a Piledriver vurup tuş ederek nihayet kendisinden kemeri almayı başarmıştı.*

Kemeri almak kolaydı. Asıl zor mevzu için yola çıkmıştım artık, yani kemeri savunmak. Sporun en sert adamlarına karşı. ECW her zaman dünyanın en iyilerine sahip olmakla övünmüştür ve burada mücadele etmek isteyen birisi gelip mücadele edebilirdi ancak şunu da demeliyim ki kemeri aldıktan sonra en iyilerle karşılaştım. Dünya çapında bilinen bir takımın yarısı olan Hawk ile Pat Tanaka ile, Terry Funk ile ve elbette ki 'homicidal, genocidal-' işte her onun hakkında söylenenler her ne haltsa, Sabu'yla karşılaştım. Tüm bu karşılaşmaları ringin ortasında bir kolum dünya şampiyonluğunu kaldırmak adına havaya kalkmış vaziyette bitirdim.

*Kemeri aldıktan sonraki birkaç maçına bakıyoruz şöyle bir.*

Ağırsiklet kemerini kazandıktan sonra dövüşen bir şampiyon olmaya karar verdim, büyük bir sporcu olsun ya da olmasın hiç kimseden kaçmadım. Herhangi bir milyonerin eteğine saklanmadım. O dönemde 1980lerden kalma bir fosil, bir dinazor olan kuruluş buraya geldi. Tahmin edersiniz ki National Wrestling Alliance'dan bahsediyorum. Onlar Franchise'ın Philadelphia'da yaptıklarını görmüşlerdi. Beni bir sonraki aşamaya geçebilmek için araçlarına alabileceklerini düşündüler, daha doğrusu beni onları bir sonraki aşamaya, eski mükemmel günlerine taşıyacak olan araç olarak gördüler. Bir kemer turnuvası düzenlediler ve yeni dünya şampiyonlarını belirlemek istediler. Philadelphia'da düzenlenen turnuvaya dünyanın dört bir yanından büyük sporcular katıldı. Japonya'dan, Meksika'dan, Kanada'dan, Birleşik Devletler'den gelmesinin tek bir amacı vardı, o da bu spordaki en büyük sporcuyu bulmak. O gecenin sonunda elbette ki Franchise ringin ortasında dünya şampiyonluğuyla duruyordu.

*Turnuva finaline uzanıyoruz. Shane Douglas, 2 Cold Scorpio'yu yenerek kemeri almıştı ancak daha sonra kestiği promoyla tüm güreş dünyasını şok etmişti. Kemeri istemediğini, fosilleşmiş bu şirketin kemerini taşımak istemediğini söyleyip yere atmış ve ECW dünya şampiyonluğuyla yoluna devam etmişti.*

Turnuvada daha sonra yaşananlar 27 Ağustos'tan bu yana son 6 aydır hala konuşulmaya devam eden bir şey. Shane Douglas'ın NWA dünya şampiyonluğuna yaptığı şey tüm güreşçilerin gündemi olmuştu. Dünyadaki en önemli kemerlerden biriydi sonuçta. Pek çok insan bana yaptıklarımdan ötürü pişmanlık duyup duymadığımı soruyor. Bu geceleri uyumama engel oluyor mu? Ben de buna karşılık olarak şunu soruyorum. NWA'in bana verebileceği ne kaldı? NWA'in dünya çapında sahip olduğu bir şey kaldı mı? Ellerinde kalan birazcık şeyi de zaten ben alıp ECW'nun gelişen efsanesine kattım. Eastern Championship Wrestling'i alıp Extreme Championship Wrestling yaptım. Yeni bir dünya şampiyonluğu yarattım ve bununla beraber bir efsane yarattım, Franchise'ın efsanesini. Bana bu yetmedi. Artık tüm dünyaya büyük bir sporcudan daha fazlası olduğumu kanıtlama zamanıydı. Sadece şampiyonluk materyaline sahip olan, sektörün parçası olan bir adamdan fazlası olduğumu, Franchise'ın ta kendisi olduğumu, tüm sektörü sırtında taşıyabilecek adam olduğumu kanıtlamam gerekiyordu. Bruno Sammartino'nun bunu yapmasına gerek yoktu. Terry Funk'ın da öyle. Hulk Hogan'ın da olmadı ve siktiğimin Ric Flair'ının da bunu yapmasına gerek yoktu. Benim ellerime ölü bir sektör teslim edildi, güreş dünyası artık son nefeslerini alıyordu, onu oradan alıp bir sonraki aşamaya taşımam lazımdı ve hala bu büyük sporun dirilişini gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Yapabilir miyim? Elbette ki yapabileceğimi biliyorum. Bunu kendime, aileme ve profesyonel güreş dünyasına kanıtladım bile. Güreş sektörü bu ülkede yeniden büyümeye devam ediyor ve her geçen gün daha da güçleniyor. Güçlenmesinin sebebi WWF'in yaptıkları değil zira onların yaptıklarını sevmiyorum. Güreş izleyicileri de onların yaptıklarını sevmiyor. Elbette ki WCW denen fiyasko yüzünden de güçlenmiyor. Eğer profesyonel güreşin gelişimi onlara kaldıysa hepimiz yarın gidip işçi bulma kurumuna başvuralım. Bu ülkedeki insanların ECW'dan bahsettiğini görüyorsunuz. İnsanların kanını kaynatan bir heyecan hissi yaşatıyor. Avuçlarının içi terliyor ve insanlar heyecan içinde ayağa kalkıyor. Çünkü biliyorlar ki bir ECW maçına gittiklerinde, bu ister Philadelphia'da olsun ister Birmingham'da, New Orleans'da, New York'ta, bu büyük ülkedeki hangi şehirde olursa olsun kendilerini tatmin olmuş hissedecekler. Neden? Çünkü ECW atletikliğin, gerçek sporun ve olması gereken güreşin temsilcisidir. WWF gibi değil, WCW gibi değil. Bu sporu taşıyıp sonraki seviyeye taşımak için etrafıma baktığımda Doink the Clown gibi şeyler gördüm. Bu spora yakıştıramadığım bir şeydi. Onun maskesini çıkarttım ve altındaki adamı, güreşçiyi, ringe çıkınca ne yapması gerektiğini bilen bir kişiyi ortaya çıkarttım aynı zamanda. Franchise'dan başka bunu kim yapabilirdi? 1995 itibariyle bu sporu sonraki aşamaya taşıyabileceğimi kanıtlamakla kalmadım, aynı zamanda Franchise olduğumu ve buna uygun bir hayat yaşadığımı kanıtladım.

*ECW'nun yeni anlaştığı kanal için New York'ta düzenlediği partiye bir limuzin ve dört hatun eşliğinde geldiği anı hatırlıyoruz şampiyonun.*

1983'te Cactus Jack ve ben ilk kez ringe çıktığımızda ikimiz de çaylaktık ve bizi nelerin beklediğini bilmiyorduk. Dominic Denucci ve Bruno Sammartino'nun biz çaylaklara neler bıraktığını tahmin edemedik. O günden bu güne hiç durmak bilmeyen bir gelişim yaşadım. Oradan WWE'ye, oradan NWA'ye, oradan Birmingham, Alabama'daki CWF'e, sonra tekrar NWA'ye, sonra WWE'ye, sonra WCW'ya... o ringe çıktığım her zaman daha iyi oldum. WWE'de tam hak ettiğim muhteşemliği sergileyeceğim derken babamın hastalık haberini aldım. WCW'da buna tekrar ulaşabilmek için Ricky Steamboat ile tag team şampiyonu oldum. Daha fazlasının gerçekleşebilmesi için Ric Flair'ın WCW'da olmaması gerekiyordu. Ric Flair tarafından arka plana atılmam konusunda yapabileceğim hiçbir şey yoktu. Bunun sebebi onun benden daha iyi olması değildi. Şimdi Ric Flair bir dakikalığına kameraya bakacağım çünkü buradaki anonsöre doğru konuşmaktan sıkıldım ve sana sesleneceğim. Ric Flair, sen WCW'da oldukça, sen oradaki politik gücü elinde bulundurcukta Shane Douglas asla hak ettiğini alamayacaktı. Ofistekiler, Steamboat hatta senin Four Horsemen'indeki Arn Anderson ve JJ Dillon bile sana dönüp 'işte bu çocuk! işte meşaleyi devretmemiz gereken adam bu. sıradaki büyük sporcu, sıradaki nature boy, sıradaki bruno sammartino bu.' dediler. Ric Flair bir korkak gibi kulağının arkasındaki kalemi aldın ve Ted Turner'ın kıçını öperek sahip olduğun politik gücü kullanarak üzerimi çizdin! Beni çıkabileceğim tüm büyük maçlardan alıkoyup açılıştaki değersiz maçlara indirdin. Beni Jim Cornette denen fiyaskoyla aynı ringe koydun. Ben seninle güreşmeliydim. Bana dünya şampiyonluğunun nasıl bir şey olduğunu sen öğretmeliydin. Dünya şampiyonu olmak için ne gerektiğini sen göstermeliydin. Artık şu büyük soruyu yanıtlama zamanı geldi. Dergilerde, haberlerde bu soruldu ve senin de bunu her gün düşündüğünü biliyorum. Shane Douglas gerçekten benden nefret ediyor mu? Yaptıklarımdan gerçekten söylediği gibi nefret ediyor mu? Ric Flair sana bu kamera aracılığıyla seslenebiliyorum çünkü sen benimle yüzleşebilecek kadar adam değildin. Bu kamera aracılığıyla son bir kez şunu söyleyeceğim; Ric Flair senden nefret ediyorum. Temsil ettiğin her şeyden ve daha da önemlisi bu spor için yaptığın her şeyden tiksiniyorum. Sen benim Franchise olup bu işi hak ettiği seviyeye taşımam konusunda hayatımı zorlaştırdın. Bu işi alıp sana teslim edildiği günlerdeki gibi arenaların insanlarla dolmasını sağlayan bir yer yapacaktım. Ancak Ric Flair onun yerine sen bana ölü bir sektör verdin hatta bunu veren sen değilsin ben senden zorla aldım. Dirilmesi gereken bir sektördü ve zor da olsa bunu yapmaya devam ediyorum. Ric Flair benimle yüzleşmene gerek yok artık ancak bu boktan hayatında aynaya her baktığında, televizyonu açıp her güreş maçı gördüğünde, bir zil sesi duyduğunda -ister kapı ister ring zili hiç fark etmez- tek bir şeyi düşüneceksin. Shane Douglas'ı en iyi halimle yenebilir miydim? Ric Flair sana bunun cevabını vereyim, hayatın boyunca her zaman bu cevap; 'Hayır, bende Franchise'ı yenebilecek güç yok.' olacak. Ric Flair, emeklilikte kalmaya devam et çünkü bu spor artık bana ait.

*Shane Douglas'ın Tully Blanchard ile çıkarttığı maça dönüyoruz. Shane o maçı da kazanmıştı. Ancak maçtan sonra Shane elini uzattığında Tully onun elini sıkmamıştı.*

Tully Blanchard bir sonraki kapışmamızda seni yere sermemin tek sebebi seni dövmek istemem olmayacak. Seni yere serip uzun süre önce unuttuğun bir kelimeyi öğreteceğim. O gece elimi sıkmamakla nasıl bir hata ettiğini göreceksin. O gece seni dağıttıktan sonra öğreneceğin kelime, saygı olacak. Tüm bu yorumlar Shane Douglas'ın orta seviye bir güreşçi olduğunu söyledi, benim hareketli bir elemandan fazlası olmadığımı söylediler. Ricky Steamboat'un partnerinden fazlası olamayacağımı söylediler. Maçlarımı kazanmak için Sherri Martel hatta Mr. Hughes'un arkasına saklandığımı söylediler. Son 18 aydır ben herkese bu yorumların yanlışlığını kanıtladım. Benim bu sporda yaptıklarım kimsenin yapamayacağı şeylerdi. 18 ay önce bir yola çıktım ve orta seviye bir adam olmaktan, hareketli bir eleman olmaktan, Steamboat'un partneri olmaktan çıkıp bu büyük sporun yüzü oldum! Güneydoğu'da Marty Jannetty benim 18 ay boyunca yaptıklarımın bir benzerini yaptı. Çok çalışarak, kan ve ter dökerek bütün büyük bölgesel kemerleri aldı. Georgia'daki, Florida'daki tüm bölgesel kemerleri aldı ancak Marty artık bu durum seni Franchise için bir sorun haline getirdi. Babam her zaman bana sorunu kökünden çözmem gerektiğini söyledi ve Marty Jannetty seni devirip bu sözü gerçekleştireceğim. Bu hafta, bu Cumartesi günü seni devirip kazandığın tüm bölgesel kemerlerin benim omzumdakinin yarısı kadar bile değerli olmadığını göstereceğim. Marty Jannetty hayatını düzelttiğini zannettin, benim yaptıklarımın aynısını yapmaya çalıştın ancak sorun şu ki Marty Jannetty artık bir rakipsin, son 18 aydır altında durduğum spot ışığını çalmak üzere benim karşımdasın. Daha önce söylediğim bir şeyi söylemeye devam edeceğim. Ben bir spot ışığı müptelasıyım, ben bir medya maymunuyum, ben altına bağımlıyım Marty Jannetty ve bu Cumartesi günü neden ECW kemerini dövüşmeden bırakmayacağımı tüm dünyayla beraber sen de göreceksin. Bunun için bacaklarını kırmam, boynunu kırmam, seni paketlerip Florida'ya veya evin Georgia'ya göndermem gerekirse yapacağım. Evine dönüp yaralarının geçmesini beklerken olmadığın bir adam olmanın hayalini kurabilirsin. Sana bunu son bir kez kanıtlayacağım. Tıpkı Ron Simmons'un, Sabu'nun, Terry Funk'ın gördüğü gibi. Ric Flair eğer birazcık erkek olup da benim karşıma çıksaydı görebileceği gibi. Eğer Hulk Hogan, Ted Turner'ın cebinden çıkıp benimle yüzleşebilseydi göreceği gibi. Marty Jannetty bu cumartesi günü Franchise için yem olacaksın. Neden yollarımızın ayrıldığını ve ikimizin neden bu konumlarda olduğunu göreceksin."



imza



life is a bitch and then you marry one.





--

rpg: muhammad hassan (w/ khosrow daivari)

former united states champion.
former world heavyweight champion.
current reigning and defending gift of the gods champion.
gtw '16 slammy award winner - trashtalker of the year.
gtw '16 slammy award winner - breakout star of the year.







Konu The Sinister Scotsman tarafından (05-05-2017 Saat 15:46 ) değiştirilmiştir.
The Sinister Scotsman isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13-05-2017, 12:48   #10
franchise
The Sinister Scotsman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2011
Mesajlar: 25.170
Konular: 3126
Favori Güreşçisi: EC3
Rep Puanı: 44874
Rep Derecesi: The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!The Sinister Scotsman Legendsin. İnsanlar seni, sana tapacak şekilde seviyor!
Standart

Tarih: 7 Mart 1995
Şov: ECW Hardcore TV / Return of the Funker

Hikaye: Return of the Funker şovunun main eventinde Cactus Jack ile beyin sarsıntısı geçirdiği için güreşmesine izin verilmeyen Sandman'in mystery wrestler'ı karşılaşacaktı. DC Drake adında biri çıktı ve Jack onu 4 dakikada yendi. Maçtan sonra Sandman ve Jack dövüştüler. Jack, Sandman'ı ring kenarındaki büyük kutunun içine attı. Daha sonra kutudaki siyah perdeyle birlikte onu içeri çekti. Ancak perdenin altından çıkan kişi Sandman ile aynı kıyafeti giyen Terry Funk'tı. Funk ve Sandman ringi ele geçirdi ve ortalığı dağıttılar. Daha sonra Tommy Dreamer gelip Sandman'i halletti ama ustası Terry Funk'a vuramadı ve o da dayak yedi. En sonunda Cactus Jack birisi yardım etsin diye haykırırken güreşe birlikte başladığı eski dostu "The Franchise" Shane Douglas geldi. Douglas başta Funk ve Sandman'e yardım ediyormuş gibi yaptı ancak birden kemeriyle Funk ve Sandman'e vurarak Jack'i kurtardı ve heelliğinden beklenmeyecek bir davranışla herkesi dumur etti. Bu gecenin aktörlerinden açıklamalar arka arkaya...



Sandman: Bir ay önce sana bir şey demiştim. Benimle dişe diş kapışmak istiyorsan gel, benimle yürek yüreğe çarpışmak istiyorsan gel. Sen akıllarımızın mücadele etmesini istedin ve bunun için onunla görüşmen gerekiyor.

Woman: Bu benim için her zaman bir iş oldu. Manipüle edip elimden geldiğince bütün parayı alabilmek. Senden nefret ediyorum Cactus Jack. Sana katlanamıyorum. Onu dönüştürdüm. Şimdi de Funk'ı dönüştüreceğim.

Terry Funk: Bir sorum olacak. Dewey. Dewey'i tanıyor musunuz? Oradakiler Dewey'i tanıyor mu? O Cactus Jack'in oğlu. Peki hiç beyni var mı? Aptal bir anne ve tamamiyle denyo bir babadan doğan bir çocuğun nasıl beyni olabilir ki? Hala bana neden sinirli olduğumu soruyor. Terry Funk'ı taklit etmeye çalışan birisi o. Sıradaki Funk olabileceğini soruyor.Benim hala olmadığımı zannederken yanılıyor. Benim gibi asla olamayacak. Aptal olmasına rağmen, adam akıllı tek bir güreş hareketi bilmemesine rağmen beni taklit etmeye çalışıyor. Kulağını kaybetmesini önemli bir şey sanıyor. Ringe çıkıp anlamsızca tehlikeli ve aptalca işler yaparak bir şey olduğunu zannediyor. Vücuduna bir bakın, şişko bir domuzdan farksız. Bu her zaman böyle kalacak. Douglas sen yaptığın büyük hatayı anlamış değilsin. Ama tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş. Cactus Jack'in işe yarar biri olduğunu söylüyorsun. Ancak o profesyonel güreş dünyasında hiçbir şey. ECW'da olduğunun bile farkında değil. Burada saçma sapan bağıran WCW veya WWF güreşçileri gibi olmaması gerektiğinin farkında değil. (Bağırıyor) Bu adam kendini ne sanıyor? O ECW hayranlarını kandırmaya çalışan bomboş bir adam ve öyle kalmaya devam edecek. Asla benim, kardeşimin, babamın, iyi olan hiçbir güreşçinin ayak izinden yürüyemeyecek. Bu adam bu sektörün yüz karası. O ringe çıktığımız zaman hala onu destekliyorsunuz, onun güreşteki en büyük şarlatan olduğunu ne zaman anlayacağınızı merak ediyorum.



Shane Douglas ve Cactus Jack'i soyunma odasında buluyoruz. Douglas ropörtaj yapar gibi mikrofonu ona doğrultarak konuşuyor.

Shane Douglas: Biliyor musun Cactus, dünya şampiyonu olarak bazı bağlantılarım var. Triple Threat ile olduğu gibi. Ancak bunun aramızdaki bağ ile bir ilgisi yok. Sen ve ben 1984'te Pennsylvania'da bu büyük spora girmeye çalışan, elbet bir gün burayı domine etmek için mücadele eden genç sporculardık. Babam bana şöyle demişti, 'Biliyor musun Mick Foley biraz aptal falan ama onu seviyorum. O adamda bu sporun zirvesine çıkabilecek bir şeyler görüyorum.' ben de dedim ki, 'Baba sen o adamın sokakta yattığını görmedin, tüm hafta okulda köpek gibi çalışıp 15 saat yol teperek sırf güreşçi olmak Pennsylvania'ya geldiğini görmedin.' o da şöyle cevap verdi; 'Eğer hayatını böyle yaşıyorsa bırak yaşasın, ama onun yanında olduğun zaman nasıl bir adam olduğunu ona hatırlat.'

Cactus Jack: Orada sana güvenmemem gerektiğini söyleyen pek çok kişi var. Orada Franchise'ın iyi bir adam olmadığını, değişip kim olduğunu unuttuğunu söyleyen pek çok kişi var. Ancak orada ben açken bana bir kap yemek vermeyen bir çok kişi var. Sokaktayken başımı sokacak bir kapı açmayan pek çok kişi var. Profesyonel güreşçi olmak istediğimde bana inanmayan pek çok kişi olduğu gibi. Ancak sen tüm bunları yaptın. Bana kalırsa bu diğer tüm yanlışları götürmeye yeter. Ben sürekli dayak yedim, tüm bunların sonunda ayakta kalacak kadar iyiyim. Ne zaman dayak yesem bu hastalıklı zihnimde tek bir şey geçer. 'Teşekkürler! O kadar da kötü değildi. Cactus Jack'i yere serebilmişken yapacağının en iyisi bu muydu.' Ancak bu gece farklıydı Shane bu gece düşündüğüm tek şey 'Bana yardım edin.' demekti. Savunmasız bir adamdım. Terry Funk senden şu anda diz çökmüş bir vaziyette yardım isteyen adamın gözlerine bakmanı istiyorum. Bu bakışı hatırla ve seni bu spordan sonsuza dek yollayacak adamı hatırla. Bu beni delirtiyor. Ancak en çok acıtan ne biliyor musun, benim saygı duyduğum efsane şu an olan adam değil. Seninle karşılaştığımızda bu spor için yaptığın her şeyi elinden alacağım. Çünkü sen benim ilham kaynağımı ve kahramanımı öldürdün. O yüzden sana şunun sözünü verebilirim. Ben senin gibi bir adam olmayacağım ama ben seni devirdikten sonra ortada 'sen' diye bir şey kalmayacak. Bang Bang!

Douglas her zamanki piç kahkahasını atıyor.



Son olarak Tommy Dreamer'ı dinliyoruz.

Tommy Dreamer: Bugün benden ezeli düşmanım Sandman, rakibim Shane Douglas, partnerim Cactus Jack ve akıl hocam Funk arasında yaşananlara dair ne düşündüğümü söylememi istediler. Woman, Shane Douglas'ı tarafına çektiği zaman kurban edilen ben olmuştum.

*1993 yılındayız. Shane Douglas ve Tommy Dreamer takım arkadaşıyken ve kemerlerini Sullivan ve Tazmaniac'a karşı savunurlarken Woman, Shane Douglas'ın aklına girmiş ve Douglas, Dreamer'ı satmıştı.*

Tommy Dreamer: İşte şimdi Cactus Jack benimle aynı durumda. Shane Douglas'a güvenmek zorunda bırakıldı. Woman, Shane Douglas'ın profesyonel güreşte istediği her şeyin vücut bulmuş hali. Four Horsemen'a menajerlik yaptı ve Triple Threat'i daha iyi seviyeye getirebileceğini söylüyor. Franchise için bir numaralı destekçi olabilir. Cactus Jack, bu sporda Franchise'ın nasıl biri olduğunu Tommy Dreamer'dan daha iyi bilen birisi yok.

*Dreamer ve Douglas arasındaki ilk maça dönüyoruz. Franchise, Dreamer'a yine zincir doladığı bir yumrukla vurmuş, daha sonra yanına yatıp bunu Dreamer'ın eline bağlamıştı. Bunu gören hakem de Dreamer'ı diskalifiye etmişti. İkinci maçlarında yine Douglas kazanmıştı. Ardından Mr. Hughes yani Douglas'ın koruması devreye girmiş ve Dreamer, Hughes'un Sidewalk Slam'inden kurtulan ilk adam olmuştu.*

Tommy Dreamer: Yaşadığım en büyük onur Terry Funk'ın beni evladı olarak gördüğünü söylemesiydi. Funk buradan gittikten sonra kendimi yalnız hissettim. Cactus Jack de öyleydi. İkimizin Sandman'i devirmek gibi ortak bir amacı vardı.

*Holiday Hell 1994'teyiz, Dreamer ve Jack; Sandman ve Tommy Cairo takımıyla karşılaşmıştı.*

Tommy Dreamer: Arkada ekrandan olanları izledim ve gizemli partnerin DC Drake olduğunu gördüm. Cactus'ün onu halledeceğini biliyordum. Çantamı topladım ve gitmeye hazırlanıyordum ama herkes birden 'Cactus'ü öldürüyorlar!' diye bağırmaya başladı. Çantamı yere attım ve ringe doğru koştum. Sandman'i dövmeye gidiyordum. Ancak o ringde görmeyi beklediğim en son yüz Terry Funk'a aitti. Funk'ın bana bugüne kadar öğrettikleri ve benim için yaptıklarını yok sayamam. Beni tokatlamak için bir sebebi vardıysa vardır. Ben kimim ki onu sorgulayayım? Ancak Raven, bunun beni durduracağını sanıyorsan ölümüne yanılıyorsun.

*Raven ve Dreamer'ın iki hafta önce ringde tutuştuğu büyük kavgayı hatırlıyoruz.*

Tommy Dreamer: Raven uzun zamandır seni tanıyorum. Sen kariyerine Scotty the Body olarak başladın ve saygı kazandın. Sonra kendini sattın ve Scotty Flamingo oldun. Sonra ruhunu sattın ve Johnny Polo oldun. Raven ben asla kendimi satmadım, kim olduğumu unutmadım. ECW olmasa Japonya'ya gidemeyeceğimi biliyordum, ECW olmasa karşında duran adam olamayacağımı biliyordum. Aynaya baktığım zaman kendime saygı duyuyorsam bunun sebebi ECW'dur. ECW'nun en iyi kısmı nedir biliyor musun? Burası herkese göre değil. Bir gün telefonun çalsa ve sana bir teklif gelse, kuzgun buradan uçarak uzaklaşır. Ama herkes biliyor ki benim telefonum çalsa ve teklif gelse, direk kapatırım. Raven, bir daha sakın karşıma çıkma. Hiçbir zaman kuzgun, hiçbir zaman.




imza



life is a bitch and then you marry one.





--

rpg: muhammad hassan (w/ khosrow daivari)

former united states champion.
former world heavyweight champion.
current reigning and defending gift of the gods champion.
gtw '16 slammy award winner - trashtalker of the year.
gtw '16 slammy award winner - breakout star of the year.






The Sinister Scotsman isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı




Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version Gizli
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.

Kuruluş : 28 Haziran 2010

Anasayfa

Sitedeki içerik, site sahibinin izni olmadan veya kaynak link gösterilmeden başka sitelerde kullanılamaz. Herkesin üye olup, özgürce mesaj yazabildiği sitemizde, 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre, tüm üyelerimiz yazdıkları mesajlar ve konulardan kendileri sorumludur. Sitemizde bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen alttaki "bize yazin" linki aracılığıyla ulaşın.