GüreşTürkiye | WWE Türkiye

GüreşTürkiye | WWE Türkiye (https://guresturkiye.net/forum/index.php)
-   Makaleler, Köşe Yazıları ve Promo Çevirileri (https://guresturkiye.net/forum/forumdisplay.php?f=24)
-   -   Yazı | Sakinliği Nasıl Koruyacağını Bilmek Anahtardır (https://guresturkiye.net/forum/showthread.php?t=217596)

The Sinister Scotsman 05-01-2018 20:01

Yazı | Sakinliği Nasıl Koruyacağını Bilmek Anahtardır
 


Bu konuya dair bir başka yazı: Makale | NJPW'nun Shuyaku'su Tetsuya Naito

Hayatınızda bir kez olsun kaybettiniz mi? Büyük umutlarla, büyük hayallerle çıktığınız bir koşu yarışının bitiş çizgisinin aslında uçuruma paralel olduğu gördünüz mü? Üstelik bunu defalarca yenilmenin ardından, başlangıçta tamamiyle size karşı olan insanlara "bu kez başaracak" dedirtebilmişken hem de? Sizi bilemem ancak bu tarz bir adamı tanıyorum. Siz de tanıyorsunuz. Hala tanımayanlar için, Tetsuya Naito.

Kayıpların ardından insanların gösterdiği reaksiyonlar değişir. Hırs bazen duvarları yumruklatır, hayal kırıklığı gözyaşı döktürür, çaresizlik çığlıklara dönüşür vesaire... Ancak dünyadaki pek çok güreşseverin gözünü diktiği Wrestle Kingdom'ın şatafatlı perdesi suratına kapanırken Tetsuya Naito'da sadece bir gülümseme vardı. Gittiği Meksika'da öğrendiği pek çok şey gibi; "Tranquilo" kelimesini hayatının merkezine koymayı da öğrenebilmiş bir adamdan başkasını beklemek de doğru olmazdı zaten.

'Tranquilo, sakin olmak demek ve sakinliği nasıl koruyacağını bilmek anahtardır.'

Naito, New Japan kariyerini oturtmaya başladığında seyircilerin sırt çevirdiği bir adamdı. Uzun uğraşların sonunda önce saygıyı, daha sonra da hayalini kurduğu IWGP ağırsiklet şampiyonluğunu kazandı. Peki bu gerçekten peri masalının mutlu mesut yaşamaya başlayacağı son sahnesi miydi? Hayır. Sadece 70 günün ardından Kazuchika Okada'nın Rainmaker'ı Naito'nun suratına hayatın gerçekleri gibi çarpınca kemer de ondan gitti. Okada'nın bugün 564 günü deviren inanılmaz, rekorlarla ve muhteşem maçlarla dolu şampiyonluk saltanatı tekrar başladı. Nitekim geçen aylar ve yıllar onları bugün buraya getirdi. 1. günden 564. güne geldiklerinde Okada tarihi zaten yazmış bir şampiyon; Naito ise artık kazanmasına kesin gözüyle bakılan bir adaydı. Nasıl olmasın ki? Arkasında güçlü bir ekip, herkesten takdir toplayan bir performans, kazanılmış bir saygı ve sevgi, büyük bir adanmışlık, ona G1 Climax'ı kazandıran ve bu şova taşıyan momentum... Okada'da da bunların çoğu vardı ancak Naito'nun bu kemere olan açlığı onu daha favori kılıyordu. Naito'nun istediği şey herhangi bir başarı değildi, IWGP ağırsiklet şampiyonluğu idi.

'Buna rağmen IWGP kıtalararası şampiyonuyum. Güreşe IWGP ağırsiklet şampiyonu olmak için başladım. Hiçbir zaman kıtalararası şampiyonu olmayı istediğimi söyleyemem.'

Naito'nun şirketteki en prestijli ikinci kemere gösterdiği muamele muhtemelen hiçbir güreş şirketinde çok "ekstrem" durumlar hariç görülmemiş bir şeydi. (Selam Franchise...) Tanahashi, kıtalararası kemeri Naito'nun elinden alabildiğinde elindeki şeye kemer demek için bin şahit gerekiyordu. Çünkü Naito bu kemere ne kadar sert vurursa vursun, ne kadar uzağa fırlatırsa fırlatsın o kemerin sonunda gelip zaten onun belini bulacağını biliyordu. Bu kemeri savunmak için ringe girdiğinde bile aklında tek bir kemer vardı ve Okada bu kemeri canı pahasına savunmaya devam ediyordu, tüm rakipleri için makus talih olmaya da öyle. Fakat Naito, Okada gerçeğiyle en erken tanışan isimlerden. 2007 yılında Okada şirkete girerken ilk kez Naito ile karşılaştı ancak o maç şöyle dursun; 2012 yılında Okada ilk kez zirveye yükseldiğinde kemerini savunduğu ilk isim de Tetsuya Naito'dan başkası değildi. New Japan'ın 40. yılını kutladığı gecenin son maçında ikili karşı karşıya gelmiş ve Okada 28 dakikalık bir mücadelenin ardından kazanan olmuştu.

Yılın en büyük şovunda hayalini kurduğu kemer için mücadele etmenin Naito için tartışılmaz bir anlamı olsa da, rakibinin alelade bir isim olmayışı bu maça ayrı bir anlam katıyordu. Hayır bu satırları Naito'nun zihninden yazmıyorum ama maçın son saniyelerine dönüp bakacak olursak bunun Naito'yu onu buraya getiren başarılı karakterden bir anlığına uzaklaştıracak derecedeki önemini görmek hiç zor değil. Bu hikaye 2013-2014 sürecinde yaşananlardan ise çok farklı. G1 Climax 2013'ü kazanıp Wrestle Kingdom'da Okada ile karşılaşacaktı fakat taraftarlar bu maçı o kadar umursamıyorlardı ki yapılan oylamada kıtalararası kemer maçını seçip main evente taşıdılar. Bunu Naito'nun buna insanları umursamamaya başlamasının eşiği diyebiliriz aslında. Naito zaten Tanahashi-Nakamura maçının gölgesinde kalmış bir ana kemer maçında şimdiki halinin çok uzağındaydı, kendisine inanan da yoktu ve kaybetti. Naito o günü hiç unutmadı. Kıta değiştirdiğinde de kendisiyle dalga geçen insanlara şahit oldu. Değişti, gelişti ve 4 Ocak 2018 gününde ise sorgulanamaz bir main eventin seyirciler tarafından inanılan bir parçasıydı. Fakat bu sefer umursamaz taraf oydu. Ta ki maçın son saniyelerine kadar.

'Nasıl sakin olacağımı biliyorum ama ben hiçbir şeyi unutmam. İnsanların beni güreşirken görmek için heyecanlanmasına minnettarım ama insanların benden nefret ettiği zamanı unutmam. Bu benim asla unutmayacağım bir şeydir.'

İki güreşçinin de her şeyini verdiği fiziksel çarpışmada 38 dakika geride kalmışken Naito, fırsatını bulup Okada'ya Destino yapmayı başarmıştı. Fakat tam o anda Naito bir şeyleri unuttu. Daha önce defalarca, üstüne basa basa unutmayacağını söylemiş olmasına rağmen unuttu. İnsanların kendisine sırt çevirmesini unuttu. Umursamazlığının ve katiyen unutmayışının ona başarılar kazandıran şeyler olduğunu unuttu. İlk Destino'yu vurduktan sonra tuşa gidebilirdi. Fakat yıllar sonra, ilk kez umursadı. Çoğu zaman sükunetinden dolayı eleştirilen Japon seyircilerin çığlıkları Tokyo Dome'da yankılanırken Naito tuşa gitmedi. Kolunu havaya kaldırıp bağırdı ve bir Destino daha denedi. Fakat Okada bunu önce akılalmaz bir Tombstone Piledriver ile, sonra da Rainmaker ile karşılamıştı. Naito için gerçekten güneşin açabileceği anda kara bulutlar geri dönmüş ve yağmur gerçekten yağmaya başlamıştı. Umursanarak veya umursanmayarak, sevilerek veya sevilmeyerek, Stardust Genius veya El Ingobernable... o ana kadar her şey farklıydı ancak o andan sonra hiç fark etmeksizin tarih tekerrür etmiş ve Naito bir Wrestle Kingdom'da daha Okada'ya kaybetmişti.

https://pbs.twimg.com/media/DSulpzqVQAAX3E4.jpg

Maç bitip de arkaya dönerken Naito'nun güldüğü şey belki umursamayı bırakmasının ona ne kadar pahalıya mal olduğu gerçeğiydi. Belki de bu konuma 2013'te veya 2017'de yaptığı gibi yine geleceğinden emin bir şekilde sakinliğini korumaktı. Bunu asla öğrenemeyeceğiz. Fakat ben hala kendisine ve bir gün zirveye yeniden ulaşıp bu sefer bırakmayacağına inanıyorum. Hala ona inananların olduğunu da düşünüyorum. Bundan sonrasına zaman ve artık son satırında gerçek hayata döndürürsek New Japan bookerları karar verecek.

"Tranquilo. Hala çakmadıysanız yakında bunun ne anlama geldiğini görürsünüz."




Darklord1905 05-01-2018 20:07

Abi ellerine sağlık, mükemmel bir yazı olmuş. +rep verdim.

Windham Lawrence Rotunda 05-01-2018 20:16

Naito'ya duyduğum sempati bu yazıdan sonra alevlendi ve bambaşka bir duyguya dönüştü. Naito ile özdeşleşen bu karakter, Naito'yu umarım zirveye taşır. Naito'nun bu kemerle güzel bir saltanatı hak ettiğini düşünüyorum. Yazı için teşekkürler kral, emeğine sağlık.

The Villain Boss 05-01-2018 20:22

G1 Climax finalinde Masahiro Chono ile yumruk tokuşurmasının arkasında da güzel bir sebep var. Naito normalde herkese saldırır ama ona yumruk uzattı. Chono da onun gibi kemer almaz ama popülerliği ile "main guy" idi.

Bugün yenildi ama zayıf olan taraf Okada'ydı. İnanılmaz popülaritesiyle şirketin yeni ace'inin koltuğunu çok sarstı ve bu yüzden Okada kazandı. Naito yenildi ama dediği gibi, şu anda profesyonel güreş dünyasının merkezi.

Ellerine sağlık reis ama keşke rep atabilseydim.

The Lone Wolf 05-01-2018 20:39

Harika bir yazı. Eline sağlık Yücel. Linkteki yazıyla birlikte okuyunca daha anlamlı oldu. Naito ROH'e geldiği zamanlar IC unvanını sürekli fırlatıyor, zarar veriyordu. Sebebini bilmiyorum tabi o zamanlar. Seneler içindeki evrimi muazzam yalnız. Bugünkü şovda yine çok sağlam destek aldı seyirciden. Omega kemeri Okada'dan alabilecek tek kişi gibi duruyor. Öyle olursa Naito Omega'nın rakibi olabilir.

The Sinister Scotsman 06-01-2018 10:04

Cumartesi sabah up'ı.

Lunatic Phenomenal 06-01-2018 10:14

Muazzam bir yazı. Ne diyebilirim ki? Omega ile Climax 26'ta çıktığı maçta da aynı şehvete kapılmıştı. Bu yüzden anlamı vardı WK 11'de de Tanahashi'yi takmamasının. Güzel birkaç satır yazmak istedim ben de. Eline sağlık reis.

Punk City 06-01-2018 10:26

Maçı izlerken hemen yeni sekme açtım. Evet çünkü duygu yönünün yüksek olduğu bir maç olduğunu biliyordum. Şarkı seçimim sanırım sizi 2009 yılına yani, Cena vs Orton maçına götürür ;



Seyircileri duymuyordum. Bahsettiğin o çığlıkları da duymuyordum. BR 2009 öncesi Orton, Cena ile olan maça bir kural ekletmişti. Gözü dönen Cena bunu kabul etmişti. Eğer BR 2009'da Cena kaybederse, çok sevdiği RAW'dan da şutlanacaktı. Ayrı bir motive. Aynı Naito gibi. BR 2009'da Cena'nın yüzünden kanlar akarken, Epic bir an gerçekleşti. Cena AA yaparken Orton dodge yaptı ve RKO'ya çevirdi. Fakat ikisi de tuş oldu. Iron Match olduğu için skor 2-2 olmuştu. Naito yere uzanıp elini havaya kaldırdığı zaman Cena'ya selam çaktı gibi hayal ettim. Dedim ki umarım sonu aynı biter. Naito, bir ara Okada'ya yumrukları indirdiği zaman yılların intikamını alıyor gibiydi. O kadar finisher sonrası ben Destino sonrası kemeri alacağını düşünmüştüm. Cena vs Orton maçının son 1 dakikasını hatırlayın. Orton, herkesi devirdiği Punt Kick yapacakken sanırım Cena, 2007 yılından bu yana Orton ile olan anlarını hatırlar gibiydi. Babasına yaptığı RKO'da sanırım aklındaydı. Onu STF'e çevirip kazanmıştı. Naito, Destino sonrası sanırım geçmişine takıldı, geçmişini yenememiş gibiydi. Okada bunu fırsata çevirmişti. Naito belki kendi içinde maçı kazanmıştı ama bizleri üzdü. Böyle güzel bir makaleye, benim açımdan çok güzel bir maç olan BR 2009 öncesi ve sonrası ile birleştirmek istedim. Ellerine sağlık Yücel.

DoctorMK 06-01-2018 19:06

Bence de Naito en umursamaması gereken anda seyircileri umursayarak ve onların gazına gelerek bir tokat daha yedi. Ama onu bugünlere kadar getiren de yine hataları. Elbet bir gün IWGP Heavyweight Championship'i tekrar kazanacak, ve hatta bunu Okada'yı yenerek yapacak. Çok güzel bir yazı olmuş, saygılar.

Lunatic Phenomenal 22-06-2019 14:56

Selamın aleyküm. Dün gece, CMLL'in Copa Dinastias finalinin de olduğu haftalık Super Viernes şovu vardı. Kupanın finalinde de, Naito'nun Meksika'daki lideri ve Los Ingobernables'in kurucusu Rush vardı. Rakipleri ise, Rush Amerika'dayken Los Ingobernables'in öbür üyelerini hair vs hair takım maçında yenen Angel De Oro & Niebla Roja ikilisiydi. Rush bu iki ismi de Meksika'ya dönüp teke tek maçlarda yenmişti ama turnuva işte, yine karşı karşıya gelmişlerdi. Maç tabii ki de Lucha Libre kurallarında olduğu için 3 tuş vardı. İlk turu bizim ekip rahat şekilde kazandı.

İkinci turda ise, şirketin underdog ikilisi Angel De Oro ve Niebla Roja seyircilerin de desteğiyle çok iyi performans gösterdi ve Tranqilo felsefesine sahip olduğu için duygularını göstermekten hiç kaçınmayan Rush, ikinci turun sonunda bir an üstün oldukları an, sinir ve rehavetle karışık bir şekilde elektrik kablosunu alıp Angel De Oro'ya defalarca vurup DQ oldu. Durum 1-1 olmuştu. Son tura girmeden önce, Rush, CMLL'deki en azılı heel'ın bile nadiren yapacağı bir şeyi yapıp seyirciye el kaldırdı. Çünkü Rush o an öyle hissetmişti. Seyircilere karşı bir şey gösterme kaygısı da gütmüyordu.

Son turda ise Angel De Oro & Niebla Roja ikilisi önceki turlarda Los Ingobernables ikilisinin onlara yaptıklarını yapmaya başladı, tabii bu ikili şirketin ilerideki Ace adayları olduğu için onların da underdog hikayesi işleniyordu. Daha sonra bizim Ingobernables ikili toparladı ve rakiplerinin karşılarında iyice öne geçmişlerken, lider Rush, seyircileri dinledi ve adeta tüm şehvetiyle koşup çok dipten bir Tope Con Hilo ile atladı face ikiliye. Rush o an öyle hissediyordu. Daha sonra Niebla Roja'yı pinlediler ama maç Lucha kurallarında olduğu için Angel De Oro'yu da pinlemeleri gerekiyordu. Tabii Rush rehavete kapılmıştı yine, Angel'i de o takım finisher'ı ile ilgili pinleyeceklerdi, yani Rush'un yandan destek verdiği köşeden bir Powerbomb ile. Rush'un Los Ingobernables'deki kölesi ve azman bir Powerhouse olan La Bestia Del Ring tam köşeden Powerbomb'u yaparken Rush, seyircilere doğru koşup köşede taunt attı ve tuşa hiç bakmıyordu bile ama tam Powerbomb esnasında Angel De Oro bir Hurriciannara ile tuşu kendine çevirmiş ve tuşu bulmuştu. Rush durumu fark etti ve ayaktaki Angel De Oro'yu gördüğünde yaptığı tek şey, aynı Naito'nun WK12'de yaptığı gibi gülmek oldu. İkili harika exchange'ler ile giderken Rush bir süre sonra durdu ve yasaklı bir Tombstone türü yaptı (rakibin direkt boyun ve omuz kısımları ilk olarak yere değiyordu bu yasaklı Tombstone'da) ve neredeyse DQ oluyordu ama DQ'dan da beterini yaşadı. Angel De Oro, ona içinde Low Blow'un da olduğu ama farkedilmediği bir roll up yaptı ve bizim delilercesine desteklenen Oro & Roja ikilisi kupayı kazandı.

Rush'un deyim yerindeyse köleleri ve Los Ingobernables felsefesinden zerre anlamayan El Terrible ve maçtaki partneri La Bestia Del Ring ikilisi, koşa koşa Rush'un durumuna bakmaya geldi. Los Ingobernables o an Oro & Roja ikilisine saldırabilirdi ama Rush "hayır" dedi. Rush tamamen kendi hatalarından dolayı maçı kaybetmesine rağmen yine de başı dik ve arkasında fedaileriyle oradan çıktı gitti. İşte Los Ingobernables'in tüm felsefesi, bir maçta anlatılmıştı. Gerçekten de harika bir maçtı.

Bunları aslında bir köşe yazısı olarak yazabilirdim ama ilgi çekmeyeceğinden çok eminim. O yüzden, WK12'de aynı şeyleri yaşayan Naito'nun anlatıldığı yazının altına yazmak istedim. Yazını da bir kere daha okumuş oldum, tekrardan eline sağlık Dayı.

01:50:55'ten itibaren


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:34.

Powered by vBulletin® Versiyon Gizli
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.