GüreşTürkiye | WWE Türkiye
Forum Sosyal Ekstra Arama

 
 
Seçenekler Arama Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
Alt 14-01-2020, 15:02   #1
#ApostleOf205
Lunatic Phenomenal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2016
Nereden: Ankara
Mesajlar: 22.745
Konular: 1580
Favori Güreşçisi: Andrade Almas
RPG Karakteri:
Rep Puanı: 349457
Rep Derecesi: Lunatic Phenomenal Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Lunatic Phenomenal Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Lunatic Phenomenal Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Lunatic Phenomenal Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Lunatic Phenomenal Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Lunatic Phenomenal Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Lunatic Phenomenal Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Lunatic Phenomenal Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Lunatic Phenomenal Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Lunatic Phenomenal Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Lunatic Phenomenal Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.
Lunatic Phenomenal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Lunatic Phenomenal Lunatic Phenomenal isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Rep Puanı: 349457
Mesajlar: 22.745

Standart 2020 Yılı Film Listeleriniz



Yıl içinde izlediğiniz (umarım kaliteli filmler izliyorsunuzdur) filmleri bu post altından yazabilirsiniz. Ben başlayayım o zaman:

1.Dogman: Cannes'ta ayakta alkışlanması biraz abartı olmuş ama kaliteli filmdi. Senaryo klasik bir senaryo ama o rol için bulunabilecek en uygun tiplerden biri bulunmuş. Ayrıca filmdeki sahil kıyısı renkleri ile şehir renkleri arasındaki fark beni çok etkiledi. 9/10.

2.Başka Semtin Çocukları: Çok büyük bir beklentiyle açtım ama biraz hayal kırıklığı yaşadım. Film Gazi Mahallesi'nde geçiyor ama oradaki alevi yaşamı falan çok anlatılmamış, yönetmen biraz kararsız kalmış gibi. Ayrıca yönetmenin ilk filmi olduğu için sonu sürekli uzatmış. 7/10.

3.Islıkçılar: Ankara'da şu an arthouse salonlarında falan vizyonda. Polonya ve polisiye filmi olduğu için çok büyük bir beklentiyle gittik (polonyanın polisiye filmleri meşhurdur) ama hayal kırıklığıyla ayrıldık. Kesinlikle öyle klasik Avrupa filmi gibi değil, filmin renkleri ve bazı tipler de çok güzeldi ama yönetmen, Fincher ve Nolan'ın çok güzel yaptığı o kafa ütüleme işini başarılı yapamamış. Bir de yönetmenin olayı çözülmeyecek şekilde bitirmesi beni biraz sinirlendirdi. 6/10.

4.Taipei Story: Edward Yang gerçekten abartıldığı kadar varmış ya, sahne geçişleri hariç kusursuz bir filmdi. 1985'e göre görüntü de bayağı iyiydi. Şu an hafif uykum olduğu için filmi çok uzun değerlendiresim yok ama her sahnesi ince ince izlenmeli bu filmin. Karakterler ve ara sahneler üzerinden çoook fazla şey konuşabiliriz. Film biraz düşük başladı ama Wang'ın stilini gördüm aslında oralarda. Wang filmin başı ve sahne başlarında tempoyu düşük tutuyor. Filmin, sahnenin ve karakterlerin içine girdikçe film güzelleşiyor. Karakterler zaten silik tipler olduğu için filmde bu bi sıkıntı yaratmadı hatta daha sanatsal yaptı ama her sahne başında ses kesilip yeniden olay örgüleri kurulduğunda bir sonra sıkmaya başladı. 9/10 veriyorum ben, Edward Wang'ı çok sevdim. Gerçi benim Uzakdoğu sinemasıyla ilgili şöyle bir sıkıntım var: Oyuncuların geneli birbirine benzediği için filmler sinematografik açıdan düşük olabiliyor, Wang bunu mekan renkleri ve sigara/içki sahneleri ile kapamış ama yörenin her filminde böyle değil maalesef. Bazı İskandinav filmlerinde de çıkabiliyor dediğim bu durum.

5.Touki Bouki: Scorsese'nin World Cinema Project'i gerçekten müthiş filmler içeriyor ya, bu film de o listedeki filmlerden. 1973 Senegal yapımı. Kaliteli filmlerin birçoğunda kaliteli sınıfsal çatışma, toplum eleştirisi ve nesil çatışması olur ama bu filmde, belki de Senegal-Fransa ilişkisinden dolayı bir tık daha iyi işlenmiş bu olaylar. Bu kadar kalitelisini en son Parasite'te görmüştüm. Hayvan sahneleri ve filmin sonunun oraya bağlanması müthişti. Müzikler de çok kaliteliydi. Dans sahnelerindeki Afrika anlatımına da bayıldım. Film, dağınık olan ilk 20-25 dakikası haricinde gerçekten kusursuzdu. 9.5/10.

6.Karakomik Filmler 2: Normalde burada arkadaşlarla vakit geçirmek için gittiğimiz filmleri yazmayacaktım ama Cem Yılmaz kaliteli bir işe imza atmış. Dikkatle izledim, özellikle Deli çok iyiydi. İşte bizim görmek istediğimiz Cem Yılmaz bu.

7.Susuz Yaz: Türk tarihinin en kaliteli filmlerinden, NBC'den sonra ilk defa bu kadar iyi bir köy anlatımı/betimlemesi gördüm. Taipei Story ve Touki Bouki gibi bunu da World Cinema Project'ten gördüm, Scorsese'nin yönetmenliğini pek sevmem ama müthiş bir sinema izleyicisi cidden. Filme rahat 9/10 veririm. Sinema bölümünde ders olarak izletilebilecek bir film bence.

8.Dar Alanda Kısa Paslaşmalar: 2 sene önce Gemide'yi izlediğim gün buna da başlamıştım ama yorulup ilk yarım saatinde bırakmıştım, iyi ki dönüp izledim. Futbolu seven biriyseniz aşık olursunuz filme, mahalle anlatımı konusunda Ağır Roman daha çok beğenilir ama ben onu pek sevmemiştim. Buna ise aşık oldum. Erkan Can ve Savaş Dinçel var bir kere. 8/10.

9.I, Daniel Blake: Klasik bir Ken Loach filmi. Ana karakter biraz karakteristik olarak babama benziyordu, arada duygulandım o yüzden. Esas kızın fahişe olması şaşırttı. Loach sosyalizmin dibine vurmuş her zamanki gibi, e tabii biz de bu dedeyi bu yüzden seviyoruz. Futbol muhabbeti biraz eksik gibiydi ve esas kızın aşevinde yemek çaldığı an daha yoğun çekilebilirdi bence. 8/10.

10.Honeyland: Valla beyler ben Ali Aktaş falan değilim, bu sefer filme puanımı verip geçeceğim: 9/10. Gerçekçi sinema severler kesinlikle izlesin.

11.Les Miserables: Adı Sefiller ve en sonunda Hugo'nun Sefiller'ine bağlanıyor. Yönetmen aslında sondaki Sefiller alıntısıyla ile tüm filmi özetlemek istemiş ama o tam da olmamış, zaten o da olsaydı filme 10/10 verir geçerdim. Filmin son sahnesi müthiş. 8.5/10.

12.The Gentlemen: Canım abim Guy Ritchie yine enfes bir film çekmiş. Phuc ve zenci muhabbeti efsaneydi, renkler ve bazı kamera açıları çok iyiydi. Bu film bir festival filmi falan değildi ama kafa karıştırmasına rağmen en sonunda her şeyi anlayabildiğiniz suç filmlerine her zaman çok büyük saygım olacak. Toplumsal ve siyasi eleştiriler bakımından diyaloglar müthişti. 8/10.

13.Dovatlov: İzlediğim en iyi Rus filmlerinden, renk geçişleri müthişti. Sovyet hayranı olmama rağmen Sovyetleri gömen filmlere bayılıyorum, Dovatlov'la hayat görüşlerimin benzerliği beni bayağı mutlu etti. 9/10.

14.Le Havre: Filmi 3 gün önce izlediğim için çok hatırlamıyorum ama tam bir 7/10 filmiydi. Aki Kauirismaki iyidir iyi. İlk saat müthişti.

15.It Must Be Heaven: Olağanüstü, sinema sanatını seven herkesin izlemesi, sinema okullarında ders diye okutulması gerektiğini düşünüyorum. 7-8 dakika daha kısa olsaymış 10/10 verirdim. 9.5/10.

16.Guguk Kuşu: Toplumsal ve sosyal mesajlar açısından olağanüstü bir film, kakafoni kısımları da müthişti. Oyunculuklara zaten diyecek bir şey yok, çok uzun zamandır izlemek istediğim bir filmdi, 9/10.

17.Nuh Tepesi: Sosyal medyada filme dair biraz kötü eleştiri okumuştum ama film tüm beklentilerimi karşıladı. İmam ve sürekli geçiş yaşayan muhtar karakteri çok iyiydi, köydeki gençlerin abartılı tepkileri ve Elif'in köye kadar gelmesi dışında her şey çok iyiydi. 7.5/10.

18.Bir Zamanlar Anadolu'da: Dün televizyonda olduğu için bir kere daha izlemek istedim, Susuz Yaz ile beraber köyü en iyi anlatan film cidden ya. Nuri Bilge Ceylan gerçekten sinemanın sanatsallığını en iyi yansıtan isim. 9/10.

19.Uzak: NBC'nin ilk uzun metrajlarının Demirkubuz filmi gibi olduğu söylenirdi de inanmazdım, harbi öyleymiş. Az mekanlı ve az karakterli filmleri çok severim, benden mi kaynaklıydı bilmiyorum ama ses-görüntü prodüksiyonu çok iyi değil gibiydi, 7.5/10 çalışır.

20.Ikaru: Akira Kurosawa'yı Tarkovsky'den daha çok beğendim, tabii Tarkovsky'i üç sene izlemiştim, kapamadığım şeyleri olmuş olabilir. Film yaşam üzerine, size gerçekten birçok şeyi sorgulattığı için dibine kadar sanatsal zaten, senaryo ve bazı çekimler çok üst düzeydi. 9/10.

21.Burnt By The Sun: Çok kaliteli bir Sovyetler eleştirisi, Sovyetleri eleştiren birçok eserde karakterlerin kendi bulunduğu küçük topluluklar içinde de yönetim yanlışları olması benim çok hoşuma giden bir olay, bu filmde de çokça gördük bunu. Son sahnedeki Stalin bayrağıyla olan çekim müthişti, Nadya için 1 puan artırıp 9 veriyorum.

22.Bir Taşra Papazının Güncesi: Taşraya gelen bir kişinin o insanların içine giremeyişi çok güzel işlenmiş. Film hem din hem yaşama çok felsefi yaklaşmış zaten, o yüzden benim bunları anlatmam mantıklı olmaz, sizin izleyip düşünmeniz yazmanız lazım. Tarkovskynin favori filmi bu, 8.5/10.

23.NO: Pablo Larrain'in Pinochet dönemini anlatan filmi. Kendini hiçbir yere ait hissetmeyen insan tipinin işlendiği filmler hep güzel olur ya, bu kişiler genelde modern olup insanların göremediği sorunlardan dolayı her şeye olan inancını kaybetmiştir. Neyse, filmin renkleri ve 80ler usulü çekimi çok hoş. 9/10.

24.Izgnanie: Müthiş bir Rus filmi, Tarkovsky vari bir dram tadı vardı (özellikle tempo konusunda) ve köyde müthiş bazı çekimler vardı. Gerçekten hüviyetimizde yazan şeylere bağlı mıyız, olmalı mıyız gibi sorulara yanıtlar arıyordu ve evliliğin felsefesi üzerine bayağı düşündürüyordu film. Bu arada 2.5 saat üstü gördüğüm en iyi filmlerden biri bu film. Tabii ki Rus sanatının birçok eserinde olduğu gibi burada da ''babalar ve oğullar'' işleyişi vardı. Sanırım, Rus Çarlığı'nda çarlığa hizmet eden adamların oğulları Bolşevik devrimi yaptığından dolayı bu mesele üzerinde bu kadar duruluyor, bilemiyorum. Neyse, 8.5/10 veririm filme.

25.Targerines: Olağanüstü bir film. Ben normalde filmde senaryo ve oyunculuğu çok fazla övmem ama bu filmde özellikle de senaryo müthişti. Çekilebilecek en iyi savaş filmi bu herhalde, savaşın aynı bir darbe gibi taraf ya da şahsi mesele görmediğini, herkesi tek bir kimlik altında topladığını MÜTHİŞ anlatmış film. 9/10 veririm. Sevmediğim bir kısmı yok ama 10/10 da vermek istemiyorum. Filmde özellikle de climax ve ona yakın kısımlarda Gürcü ile Çeçen öne çıksa da ana karakter de harikaydı. Daha fazla anlatırım ama gerek yok, olağanüstü bir sanat filmi.

26.Tout Va Bien: Popülist söylemlerden uzak manifesto niteliğinde bir film. Godard gerçekten müthiş bir insan. Estetik bakımdan son sahne de olağanüstüydü, burada değerlendirmek yerine üzerine felsefi sosyolojik yazılar yazılacak bi film bence bu. 9/10.

27.Klass: İlginç bir film, sanat filmi falan değil ama gerçekten kaliteli. Okulda öğrencinin silahlanması müthiş anlatılmış, Tanrı adaleti konusu da güzel işlenmiş. 7/10, gerçekten trajedi dolu bi film. Olayın gerçek olması daha da üzücü.

28 Eternity And A Day: Müthiş bir Yunan filmi. Milliyetçiliğin mantıksız olmasına rağmen insanların buna neden rağbet ettiğini çok güzel açıklamış. Çok güzel bazı çekimler vardı ve senaryo gerçekten orijinal. 8.5/10.

29.Delicatessen: O kadar Tarantino ve Wes Anderson filmi izledim ama estetik ve renk açısından izlediğim en iyi film bu diyebilirim. Filmin sonu daha iyi olabilirmiş ama senaryo iyiydi. Bu arada gerçek adı Karin Viard olan hatun müthiş bir şey ya. 8.5/10.

30.J'acusse: Dreyfus olayı ile ilgili çekilen müthiş bir film. Askeriyede etik gibi sorulara çok güzel cevapları olan bir film. Roman Polanski gibi birinin adaleti arayan bir film çekmesi ilginç ama film harbi kaliteli. 8.5/10 verilir.

31.Arada: Çok güzel bir Kürtçe-Türkçe belgesel film. Bir milletin kendisi olma isteğinin doğallığı çok güzel anlatılmış. Radyo frekansı metaforunu tam anlamadım ama film iyiydi. 8/10 verilir.

32.Ulyees' Gaze: 20.Yüzyıl Balkan tarihine uzanan müthiş bir Theo Angelopoulos filmi. 3 saat ve her sahne çok detaylı olduğu için filmi sosyolojik ve felsefi açıdan yorumlamakta zorlanıyorum ama vaktinizi verebilecekseniz on numara film. Bükreş çekimleri efsaneydi. 9/10.

33.400 Darbe: Birçok kişiye göre en iyi Fransız filmi, bence değil. Filmde Rene'yi anlamamıza dair hareketlerinin olduğu birkaç sahne vardı, müthişlerdi. Ama idea bakımından biraz popülist bir filmdi, ama öyle çok değil, biraz. Bu arada Rene'nin annesi... Oruçluyken yazmayalım şimdi.. 8/10.

34.Koloni: Türkiye'nin yine yalanlara sığdırdığı bir mesele olan Kıbrıs meselesi anlatılıyor. Çok fazla yazasım yok şu an filme dair, bu mevzuya ilgisi olan izlesin ama. 8/10.

35.Good Bye Lenin: On numara filmdi ya. Gerçekten müthişti. Sanatsallığı azdı biraz, ama senaryo kesinlikle müthişti. 9 diyorum. Abi filmi anlatırsam kalitesine zeval getiririm diye anlatmak bile istemiyorum o derece.

36.Dönersen Islık Çal: Hayata karşı teslimiyetçi bakışın acayip işlendiği bir film. Filmin ana rolleri olan cüce, travesti ve pezevenk acayip iyi oynanmış. açın izleyin abi ali aktaş mıyım ozan kendir miyim ben öyle her filmi çözümlicem. youtubeda var zaten.

37.Dr.Strangelove: Demokrasinin en büyük defosu olan popülizm ve ana kaynaklarından uzaklaştıkça fanatizme uğrayan fikirler müthiş işlenmiş. Filmin öyle acayip estetik bir yönü yoktu, komik birkaç sahne vardı. Kubrick'in bu stilde çektiği tek film bu herhalde, keşke hep bu çizgide kalsaymış. 8.5/10.

38.Kefernhaum: Lübnan'daki Filistinliler üzerinden çok güzel siyasi mesajlara sahip bir filmdi. 2 hafta önce falan izlemiştim sanırım. 8 verilir.

White Ribbon: Tatilden önce izlemiştim. Köy üzerinden muhafazakar ve 20.yüzyılın faşizme evrilmiş idealist yaşamı çok güzel anlatılmış. Haneke büyük yönetmen. 9.
imza
<img src=https://www.imagevisit.com/images/2019/12/19/bayezid.png border=0 alt= />

-güreş izliyordun dimi? ben wwe ve aew izliyorum. sen?
+consejo mundial de lucha libre, all japan pro wrestling...

Konu Lunatic Phenomenal tarafından (25-07-2020 Saat 15:24 ) değiştirilmiştir.
Lunatic Phenomenal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
 

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı




Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Versiyon Gizli
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.

Kuruluş : 28 Haziran 2010

Anasayfa

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan GüreşTürkiye forum adresimizde, T.C.K yirminci madde ve 5651 Sayılı Kanunun dördüncü maddesinin ikinci fıkrasına göre, tüm üyelerimiz yazdıkları mesajlardan kendileri sorumludur. GüreşTürkiye hakkında tüm hukuksal şikayetler, iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde değerlendirilecek ve en geç bir hafta içerisinde avukatlarımız tarafından dönüş yapılacaktır. Sitemizde bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen alttaki "İletişim" linki aracılığıyla ulaşın.