GüreşTürkiye | WWE Türkiye
Forum Sosyal Ekstra Arama

Konu Kapatılmıştır
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 17-02-2020, 18:18   #1
Banned
MG42 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2015
Nereden: Bronx, NY
Mesajlar: 18.945
Konular: 1487
Favori Güreşçisi: Luke Harper
RPG Karakteri: Brodie Lee
Rep Puanı: 39074
Rep Derecesi: MG42 Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. MG42 Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. MG42 Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. MG42 Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. MG42 Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. MG42 Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. MG42 Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. MG42 Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. MG42 Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. MG42 Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. MG42 Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.
MG42 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MG42 MG42 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Rep Puanı: 39074
Mesajlar: 18.945

Standart RPG: Vatanına Göz Dikeni Ez Oğul






Mervin Çıkmazının en dipteki evinin yanına bir Peterbilt 389 yanaşıyor. Evin içinden bir kız ve bir erkek çocuk çıkıp sevinçle tırın etrafında zıplıyorlar. Aracın içinden Brodie Lee çıkıyor.

“Brodie Amca! Brodie Amca! Bu nasıl bir araba böyle?”

“Araba olur mu kızım tır deniyor bunlara. Brodie Amcam bununla en büyük adam olacak dünyadaki.”

“Zaten o en büyük adam değil mi?”

“Daha büyük işte.”

Brodie Lee çocuklara gülümseyerek yaklaşıyor.

“Siz ne çok şey biliyorsunuz öyle? Bunu kullanmayı da biliyor musunuz?”

Çocukların ikisi birden evet diye bağırıyor.

“Peki size gofret aldığımı biliyor muydunuz?”

Şimdi de ikisi birden hayretle içinde kalıyor. Lee cebinden iki tane gofret çıkarıp çocuklara uzatıyor.

“Alın bakalım. Hadi gidin yiyin bakalım. Sonra da tırla gezeriz tamam mı?”

Çocuklar sevinçten dört köşe olup uzaklaşırlarken Lee bahçeye giriyor. Evin mutfak kapısından çıkışına doğru ilerleyip oradaki masada oturan bir adama yanaşıyor.

“Ooo beyimiz gelmiş nihayet.”

Adam Lee’yi görünce ayağa kalkıyor selamlaşmak için.

“Aman abi otur neden ayağa kalkıyorsun?”

“Sus lan! Yatalak bir adamım gibi davranma bana. Senin gibi on tanesini cebimden çıkarırım ben.”

“Estağfurullah.”

“Otur otur.”

İkili masaya oturuyor. Masanın önünde üç tane boş bira şişesi var.

“Naptın lan gezdin mi hemen araçla. Geç kaldın daha erken bekliyorduk.”

“He valla gezdim. Napayım işte. Sen de boş durmamışsın yine. Erken değil mi daha?”

“Bana işlemez. Biliyorsun.”

“Bilirim. E annemler nerede ya?”

“Yemeği koydular şu terzi kadının yanına gittil- hah bak geliyorlar.”

İkisi yaşlı biri genç olmak üzere üç tane kadın yan evin arasındaki çitin açık kısmından giriyor. Lee kalkıp annesinin elini öpüyor.

“Avrat yemek kokuları geliyordu az önce git bi bak istersen.”

“Sen ne duruyon burada kıçını kaldırsana söylenene kadar.”

“Yav gir işte içeri hâlâ konuşuyor.”

Yaşlı kadınlardan biri hızla içeri dalıyor.

“Hayırlı olsun oğlum. Güle güle kullan artık.”

“Sağ ol anne.”

“Güle güle kullan Brodie.”

Bu sefer konuşan Lee’nin annesinin yanında duran yirmi-yirmi beş yaşlarındaki kız oluyor. Lee onun bu temennisine gülümsyerek karşılık veriyor.

“Sağ ol Amanda.”

Bu sırada içeriden yemeğin yandığına işaret sesler geliyor. Amanda da hemen annesinin yanına doğru koşuyor.

“E artık bi evermek lazım seni değil mi? Hehe.”

“Anne. Başlama gene!”

“Sus! Evlenmeyeceksin de ne yapacaksın? Torun istiyorum ben.”

“Ben sana bi tane bukalemun alayım onu sev.”

“Sus! Terbiyesiz!”

“Anne benim karnım acıktı git Sandra teyzeye yardım et bak bakalım yemeğe nasılmış.”

“Senle görüşeceğiz gene.”

Lee’nin annesinin de içeri girmesiyle Lee ve yaşlı adam tekrardan baş başa kalıyorlar.

“Ne zaman başlayacaksın?”

“Önümüzdeki hafta başı kontağı çalıştıracağız inşallah.”

“İyi. Bir iki gün kafa dinlersin. Yoruldun bu süreçte.”

“Sen olmasan olmazdı abi.”

“Uzatma. Bu işler böyledir hep. Yetmiş yaşında adamdım sana şoförlük verdiğimde. Hani sefere çıkmak istemiyor değilim. Ama yaşlandık. Uykum geliyor. Yemeği yiyince kafayı vurup yatıyorum. Yola çıksak allah muhafaza kendi canımızı geçtim milletin malını beklentisini gasp etmiş olurum. On yıl kullandın arabamı. İyi de kullandın. Fakat şimdiki hâlin bir başka. Sen şu an kendine bir iş sağlamış olmadın. Kariyerinde büyümelere gitmedin. Bir hayat aldın kendine. Bir dost edindin. Konuşmaz ama diye düşünme. Üzgün olursun, motorun sesi hüzünlü gelir. Mutlu olursun kornaya bastığında sevinç çığlığı atar bu meret. Ekmek kapın değil bu. Öyle bakma. Sana cahil diyecekler. Taşralı bir pi*ç muamelesi yapacaklar. Kamyoncu bi öküz diyenler olacak. Kamyonun mu ben mi diye bir ikileme düşeceksin yeri geldiğinde. Unutma Brodie. Sen ne yaparsan yap insanlarla her zaman anlaşamama ihtimalin olacak. Fakat sen bu araç ile bir bütün olacaksın. Sana ben mi o mu diye kıyaslama yaptıranlar sana tasmayı verip köle gibi gezdirmişlerdir de senin haberin yoktur. İlk aracın senin bu. İlk göz ağrın. İnşallah başka bir araç değiştirmek zorunda kalmazsın Brodie. Umarım bu aracı umursamaz bir hâle bürünmezsin. Çünkü senin umursamadığın bu araç başka kasabada bir insana umut taşıyor olabilir. Bir başkasına yardım eli olan bu araç sana baba olur yollarda. Ana olur sen istersen. Bir vatan gibi seveceksin bu aracı. Yeri geldiğinde uğruna ölecek, göz dikenin gözünü oyacaksın.”

“Babam da keşke görseydi bunları.”

O sırada mutfaktan Sandra çıkıyor pencereye.

“Beyfendiler, tavuk yanmış. Makarna suyu koydum. İyi mi?”

“İyi hanım iyi.”

Sandra geri içeri giriyor.

“*iktir et bunları kalk kalk.”

“Nereye abi?”

“Ne makarnası *mk, kalk paça içmeye gidelim. Benden.”

“Valla mı? Ne duruyorsun abi kalk gidelim.”

“Aferin. Beleşçi de olmuşsun hemen. Bir tırcı için önemli bir detay.”

Evden çıkıp yolda yürüyorlar.

“Ee. Ne koyacaksın ismini?”

“Çok harika bir isim buldum.”

“Deme yav.”

“Aynen. Rochester Disaster!”

“Kaç yaşındasın lan sen?”

“E ne olsaydı Kınalı Yar mı?”

“Öyle deme. Onun bir manası var.”

“E bunun da varsa.”

“Tamam yürü hadi.”

MG42 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Konu Kapatılmıştır

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı




Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Versiyon Gizli
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.

Kuruluş : 28 Haziran 2010

Anasayfa

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan GüreşTürkiye forum adresimizde, T.C.K yirminci madde ve 5651 Sayılı Kanunun dördüncü maddesinin ikinci fıkrasına göre, tüm üyelerimiz yazdıkları mesajlardan kendileri sorumludur. GüreşTürkiye hakkında tüm hukuksal şikayetler, iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde değerlendirilecek ve en geç bir hafta içerisinde avukatlarımız tarafından dönüş yapılacaktır. Sitemizde bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen alttaki "İletişim" linki aracılığıyla ulaşın.