GüreşTürkiye | WWE Türkiye
Forum Sosyal Ekstra Arama

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 10-07-2019, 22:49   #1
Vocare Ad Regnum
The Game's Crippler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2011
Nereden: Sivas-Merkez
Mesajlar: 15.492
Konular: 443
Favori Güreşçisi: Triple H
Rep Puanı: 42590
Rep Derecesi: The Game's Crippler Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. The Game's Crippler Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. The Game's Crippler Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. The Game's Crippler Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. The Game's Crippler Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. The Game's Crippler Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. The Game's Crippler Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. The Game's Crippler Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. The Game's Crippler Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. The Game's Crippler Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. The Game's Crippler Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.
The Game's Crippler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
The Game's Crippler The Game's Crippler isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Rep Puanı: 42590
Mesajlar: 15.492

Standart Köşe Yazısı | Tarihin Değiştiği Gün: WCW Bash At The Beach 1996

Hazırlayan: Ali Atahan "The Game's Crippler" Altuntaş

90'lar ve profesyonel güreş deyince akla gelen belki de ilk şey Pazartesi Gecesi Savaşları. 80'lerin ortasından itibaren profesyonel güreş dünyasının tek hakimi olan Vince McMahon'un WWF'i ile televizyon dünyasının zengin çocuğu Ted Turner'ın WCW'sinin karşı karşıya geldiği, profesyonel güreşin geleceğini çizen bu rekabete "Pazartesi Gecesi Savaşları" denilmesinin sebebi, iki şirketin de amiral gemisi şovlarını pazartesi gecesi düzenlemesiydi. Aslında şirketler arasındaki savaş, pazartesi gecesini fazlasıyla aşıyordu. İki şirket arasındaki güreşci geçişlerinin olaylı olması, WCW'nin sırf daha çok izleyici çekebilme uğruna ayda bir Pay-Per-View şovu düzenlemesi, WWF'in +15 yaş güreşci kitlesine seslenmeyi amaçlayarak "Attitude Era" dönemini başlatması vesaire... Ancak savaşın kaderini hep pazartesi geceleri belirlemişti. Bir istisna dışında. WCW'nin 7 Temmuz Pazar 1996 gecesi yaptığı Bash At The Beach şovu sadece Pazartesi Gecesi Savaşları'nı değil, profesyonel güreş tarihini de değiştirdi.



Her şey de bir temmuz günü başladı. 1984 yılında, Cumartesi günleri Atlanta merkezli ulusal TBS kanalında "World Championship Wrestling" şovunu düzenleyen GCW'nin bu zaman hakkını WWF'in patronu Vince McMahon, TBS patronu Ted Turner'dan istedi. Vince McMahon bir önceki sene USA Network kanalında SCW'nin yerini satın almıştı fakat bu Vince McMahon'a yetmemişti. Vince McMahon'un amacı WWF'i, ABD çapında bir organizasyon haline getirmekti. TBS'deki GCW'nin yayın hakkının önemi bu açıdan WWF için fazlasıyla büyüktü. TBS patronu Ted Turner, Vince McMahon'un teklifini reddetti fakat WWF'in ilerleyişine engel olamadı. Vince McMahon, müthiş bir ticari zeka örneği göstererek GCW'nin hisselerini satın aldı ve 14 Temmuz 1984 gününde TBS kanalında yayınlanan World Championship Wrestling şovuna çıkarak, WWF'in, GCW'nin zamanına el koyduğunu söyledi. Profesyonel güreş tarihine "kara cumartesi" olarak geçen bu gün, Pazartesi Gecesi Savaşları'nın başlangıcı olarak gösterilir. Vince McMahon, 1985'te oynadığı WrestleMania kumarıyla birlikte tamamen WWF'i zirveye taşımayı başardı. Ancak zirvede kalmak zirveye yürümekten daha zordu ve Vince McMahon, Jim Crockett'ın NWA'sına karşı çok riskli Survivor Series ve Royal Rumble hamlelerini yaptı. Vince McMahon, WWF'in bu 2 yeni PPv şovunu NWA'nın PPv şovlarıyla aynı güne denk getirerek NWA'nın satış rakamlarını düşürmek istedi ve başarılı da oldu. Hesaba katamadığı şey ise, 4 sene önce alicengiz oyunuyla alt ettiği Ted Turner'dı. Ted Turner, 1988 Kasım'ında NWA'yı satın aldı ve World Championship Wrestling'e dönüştürdü.



Ted Turner'ın NWA'yı satın alması elbette ses getiren bir olaydı ama WWF'in hakimiyetini çok fazla sarstığı söylenemezdi. WWF, başta Hulk Hogan olmak üzere, Randy Savage, Ultimate Warrior ve Andre The Giant gibi yıldızlarıyla çok büyük bir seyirci kitlesini toplamış durumdaydı. Bu kitlenin büyük çoğunluğu çocuklardan ve onların ebeveynlerinden oluşuyordu. Bu aslında doğaldı çünkü WWF bünyesinde güreşcilerin neredeyse tamamı çizgi film kahramanlarını andıran karakterlere sahipti. Şirketin yüzü olan Hulk Hogan "çizgi film" olayının en büyük örneğiydi. Kocamandı, karizmatikti, kendine has bir tarzı vardı, sürekli kazanıyordu ve bunu yaparken de sürekli vitamin almaktan ve dua etmekten bahsediyordu. WWF işte bu kapsamda çocuk seyircilere hitap ettiği için ring kalitesi ve etkileyici hikaye sunma ihtiyacı da hissetmiyordu. Karakter dizaynını oturtmak ve zirvedeki bir iki isimde değişiklik yapmak yeterliydi. WCW, NWA'nin yaptığının tersine çocuk seyircileri kitlesinin önemini kavradı. Ancak pratikte WCW hedeflerinin çok gerisinde kaldı. Senaryolar çocuk seyircilere hitap etmekten çok "çocuk işi" niteliğindeydi. Shockmaster kazası, WCW'nin o günlerdeki başarısızlığını en iyi anlatan olay olabilir. Ted Turner başarısızlıklara rağmen WCW'ye güvenmeye devam etti ve AWA'da çalışan Eric Bischoff'u 1993 yılında şirketin yönetici kadrosuna getirdi. Bischoff, WWF'in spiker seçmelerinde beğenilmemiş bir kişi ne kadar WCW'yi değiştirebilirse o kadar WCW'yi değiştirecekti. Bischoff WWF'in çizgi film politikasını doğru bulmuyordu. WWF'in seyircisine sunmadığı ring içi kalite ve büyük senaryoları sunmayı şirketin vizyonu haline getirdi. Ancak bu vizyonu WWF'i geride bırakacak şekilde gerçekleştirmek yazmaktan çok daha zordu. Burada Ted Turner'ın ucu bucağı olmayan çek defteri devreye girdi. 1994 yılında WCW önce Hulk Hogan'ı, daha sonra da Randy Savage'ı kadrosuna kattı. Bu iki isimle hem iyi hikayeler ortaya konulabilir hem de WWF'in elinden çocuk seyirci kitlesi elinden alınabilirdi. Bischoff kendi koyduğu ilkeleri daha şirketteki ilk yılında kendisi ihlal etmişti. WWF'ten yıldız akışı ise Hogan ve Savage ile sınırlı değildi. WCW, WWF'in pazartesi gecesi USA Network'te banttan yayınladığı RAW şovuyla aynı saate denk gelecek şekilde TNT kanalında canlı Nitro şovunu yayınlanacağını duyurdu. 4 Eylül 1995 tarihindeki ilk Nitro şovu, WWF yıldızı Lex Luger'ın WCW'ye geri dönüşüyle sonlandı. Luger çok büyük umutlarla gittiği WWF'ten hiç beklenmedik bir anda hüsranla birlikte evine, WCW'ye dönüyordu. Luger'ı Alundra Blayze takip etti. 18 Aralık 1995 tarihli Nitro şovunda WCW ekranlarında görünen Alundra Blayze, sahibi olduğu WWF Women's Championship kemerini çöpe atarak unutulmaz bir olaya imza attı. Artık savaşta kan gövdeyi götürüyordu.



1996 yılına girilirken Pazartesi Gecesi Savaşları'nda ibre iki tarafın tam ortasındaydı. İki taraf da bunun farkındaydı ve en azından ibreyi ortada tutmayı istiyorlardı. WWF yılın başlangıcıyla birlikte WrestleMania XII'nin ana hikayesini Shawn Michaels ve Bret Hart çekişmesi üstüne kurdu. Shawn Micheals bu çekişme sonunda sadece WWF Championship'i kazanmakla kalmadı, WWF'in yeni şirket yüzü de oldu. Ayrıca Roddy Piper, Ultimate Warrior gibi isimlerin dönüşüyle birlikte Steve Austin, Hunter Hearst Helmsley gibi yeni isimlerin yükselişi de bu dönemde başladı. WCW ise WrestleMania döneminden sonra WWF'e hem cevap verecek hem de savaşın seyrini değiştirecek bir hamle yapmanın peşine düştü. Bu hamle şirketi değiştiren adam Eric Bischoff'tan gelecekti. 29 Nisan 1996 tarihli NJPW'nin Battle Formation şovunu Tokyo Dome tribünlerinde takip eden Bischoff, tarihin en büyük, en geniş ve belki de başlangıcı en etkileyici senaryoyu tasarladığının farkında değildi. Bischoff bu şovda UWFi üyelerine hazırlanan "işgal" senaryosunu WCW'ye uyarlayabileceğini düşündü. Tam da o sıralar, WCW, WWF'in iki yıldız ismini, Diesel ve Razor Ramon'u kadrosuna katmaya hazırlanıyordu. Diesel, ya da bilinen diğer ismiyle Kevin Nash, geç yaşta başladığı güreş kariyerinde son şansını WWF'de denemiş ve neredeyse şirketin bir numaralı güreşcisi konumuna yükselmişti. Razor Ramon karakterini canlandıran Scott Hall da tıpkı Nash gibi geç yaşta WWF'e gelmesine rağmen Razor Ramon karakteriyle kısa zamanda yükselmeyi başarmıştı. Ayrıca Nash ve Hall birlikte WWF arka alanında The Kliq grubunun müdavimleri arasındaydı. Shawn Michaels'ın liderliğini yaptığı bu grup, senaryolara karışmakla kalmıyor, arka alanda uyuşturucu almaya varan skandallara imza atıyordu. Nash ve Hall'ın transfer sürecinde Kliq'in etkisi de vardı. Her ne kadar ekip üyeleri istemese de Nash ve Hall, Nisan 1996'da WCW'ye imza attı. Nash ve Hall'ın WWF ringlerindeki son maçı ise Kliq'in en büyük skandalına dönüştü. 19 Mayıs 1996 tarihli Madison Square Garden'da düzenlenen "live event" şovunda Nash, Hall, Triple H ve Michaels'ın "kayfabe" kuralını ihlal ederek maçlarından sonra ringin ortasında veda sarılışı güreş tarihine "Curtain Call Olayı" olarak geçti. Şov live event kapsamında olduğu için bu anlar televizyondan yayınlanmamıştı, dolayısıyla WWF bu skandalı kendi içerisinde tolere edebilirdi fakat seyirciler arasında amatör kamerayla yapılan çekimler kısa sürede internette yayıldı. Görüntülerin güreş kamuoyunda ortaya çıkışı WWF cephesinde büyük bir krize yol açtı. Krizin izleri daha soğumadan Hall, 27 Mayıs 1996 tarihli Nitro şovunda seyircilerin arasından ringe gelerek ünlü "savaş" konuşmasını yaptı. Hall'ın Ted Turner'la ilgili başlayan sözleri "savaş istiyorsanız, onu alacaksınız" ile bitti. Hall'ın Razor Ramon karakterini canlandırır gibi konuşması ve Razor Ramon imajıyla gelişi seyircilerde WWF, WCW'yi işgal ediyor algısı yarattı. WCW daha sonradan da anlaşılacağı üzere işgal senaryosunu WWF'ten bağımsız tutuyordu fakat Nash ve Hall'ın gelişini kısa süreliğine de olsa WWF'e bağlamak senaryoya olan ilgiyi birkaç katına çıkarırdı. Nitekim Hall'a 2 hafta sonra katılan Nash, Great American Bash şovunda WWF için çalışmadığını söyledi. Nash ve Hall'ın isteği ise, Ted Turner'ın en iyi 3 adamını seçip karşılarına çıkartmasıydı. İstediklerini 7 Temmuz 1996 tarihinde, Bash At The Beach şovunda aldılar.

7 Temmuz 1996, Daytona Beach, Florida, Ocean Center



Tarihi değiştiren her günün içerisinde taşıdığı bir büyü olsa gerek, Bash At The Beach 1996 şovunun son maçını canlı olarak takip eden tüm seyirciler tarihe tanıklık ettiklerinin farkında değildi. Aslında açılıştaki Rey Mysterio vs. Psychosis maçı ile Dean Malenko ve Ric Flair'ın kemer zaferleri vasat denilemeyecek kadar şova dair hatırlanacak detaylardı ama asıl olay şovun son maçındaydı. Son maçtan önceki tek sorun, Sting, Lex Luger ve Randy Savage'ın karşısına çıkacak Scott Hall ve Kevin Nash'in diğer takım arkadaşlarının belli olmamasıydı. Nash ve Hall, "gizli 3.adamın" geleceğini garanti ediyorlardı fakat efsanevi maç bu soru işaretiyle birlikte başladı. Maç başladıktan birkaç dakika sonra Lex Luger, takım arkadaşı Sting'in şanssız bir müdahalesiyle sakatlandı ve arka alana götürüldü. Luger'ın devre dışı kalmasıyla beraber maç WCW'de benzerleri rahatlıkla bulunabilecek standart bir tag team maçına dönüştü. Büyük ve kötü adamların maçı domine ettiği fakat iyi adamların son 1-2 dakikada seyirci desteğiyle kendilerine gelip kazandığı bir maç sonuna doğru gidilirken Hulk Hogan podyumda göründü.



Sonrası, tarih. Hogan, Nash ve Hall güreş tarihinin belki de en büyük grubunun kuruluşunu oluşturdular: New World Order. Grubun liderliğini yapan yeni ismiyle Hollywood Hogan, nWo'nun kuruluşundan 1 ay sonra WCW World Heavyweight Championship kemerini kazandı ve tahakküm asıl o zaman başladı. Siyah beyaz tişörtleri, müthiş gitar riffleri taşıyan giriş şarkıları, göz alıcı bir puntoyla yazılmış "nWo" yazısı, kazandıkları kemerler dahil her yere sprey boyayla "nWo" yazmaları... Hatta kendi Pay-Per-View şovlarını bile düzenlediler. nWo kısa sürede bir ikona dönüştü. Pazartesi Gecesi Savaşları'nda artık üstünlüğü devralmış WCW'nin en büyük ilgi çekme kaynağı oldu. En etkileyici senaryolar nWo üzerinden çizildi. Nitro şovlarının reytingi, nWo'nun gelişiyle birlikte neredeyse 2 sene boyunca RAW şovlarının reytingini geride bıraktı. WWF, uzun süre bu hamleye cevap veremedi ve bu durum WrestleMania 13 şovunun WCW'nin Uncensored şovundan az satmasıyla sonuçlandı. Ancak kaderin bir cilvesi midir bilinmez, WCW'yi uçuruma götüren sebeplerden biri de nWo'nun ta kendisiydi. Bu kadar büyük yıldızları bir arada topladıktan sonra onları idare etmek bir yönetici mahareti isterdi ama Eric Bischoff bunu başaramadı. Bischoff, bu yıldızları elinde tutmak için onlara "creative control" yani yaratıcı kontrolü verdi. Ring içerisindeki otoritelerini devam ettirmek isteyen grup üyeleri maçlarını kaybetmek istemediler. Bu durum da nWo senaryosunda yer almayan WCW kadrosundaki güreşcilerin onlardan nefret etmesine yol açtı. 1996 yılıyla birlikte "crusierweight" divizyonunda çok yetenekli güreşcileri bulunduran WCW, nWo'nun hem arka alandaki hem de ring içindeki otoritesinden dolayı genç ve yetenekli isimlerine şans veremedi. Tüm bunlar, savaşın tekrar eşitlendiği 1998 yılında gün yüzüne çıktı. Ayrıca nWo içerisinde gelenler ve gidenler o kadar karıştı ki WCW grubu ikiye bölmek zorunda kaldı. Daha sonra nWo 2000 olarak tekrar bir çatı altında toplandı ama en sonunda sessiz sedasız ortadan kalktı. Bu durum yine de nWo'nun güreş dünyasına bıraktığı mirasın büyüklüğünü değiştirmiyor. nWo'nun etkisi Pazartesi Gecesi Savaşları'nın sona ermesinden 20 yıl geçmesine rağmen halen güreşseverlerin hafızasında yerini koruyor. For life...
imza



Eski Nickler : Just Lose It - The ShowStopper






Güreş güreş içindir,güreş taraftarlar içindir,güreş inceleme içindir.
The Game's Crippler isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-07-2019, 23:26   #2
Yüce İmparator Reigns
MrSHIELD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2014
Nereden: İstanbul - İzmir
Mesajlar: 11.104
Konular: 298
Favori Güreşçisi: Roman Reigns
Rep Puanı: 36360
Rep Derecesi: MrSHIELD Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. MrSHIELD Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. MrSHIELD Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. MrSHIELD Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. MrSHIELD Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. MrSHIELD Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. MrSHIELD Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. MrSHIELD Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. MrSHIELD Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. MrSHIELD Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. MrSHIELD Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.
MrSHIELD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MrSHIELD MrSHIELD isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Rep Puanı: 36360
Mesajlar: 11.104

Standart

Güzel bir yazı olmuş emeğine sağlık. Bence tarihte İstanbul'un fethi, Fransız İhtilali neyse; PW tarihinde nWo'nun kuruluşunun yeri odur. Ve yine bence nWo tarihin en iyi stable'ıdır.
imza
YÜCE İMPARATOR




MrSHIELD isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-07-2019, 23:39   #3
Banned
Rise Above Hate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2013
Mesajlar: 22.894
Konular: 548
Favori Güreşçisi: AJ Styles
Rep Puanı: 160787
Rep Derecesi: Rise Above Hate Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Rise Above Hate Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Rise Above Hate Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Rise Above Hate Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Rise Above Hate Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Rise Above Hate Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Rise Above Hate Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Rise Above Hate Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Rise Above Hate Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Rise Above Hate Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Rise Above Hate Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.
Rise Above Hate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Rise Above Hate Rise Above Hate isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Rep Puanı: 160787
Mesajlar: 22.894

Standart

WCW başta her ne kadar sağlam adımlar atmış olsa da hep yerinde saymasıyla bu savaştan galip ayrılamadı. New World Order sadece zamanının değil, belki de tarihin en büyük stable'ıydı. Ancak profesyonel güreşin 1 numaralı şirketi olmak istiyorsanız hep aynı isimlere bel bağlayamazsınız. En başta elinde müthiş cruiserweight divizyonu var abiciğim neden kullanmıyorsun ki yani. Bischoff'un savaşta her şey mübahtır diyerek banttan yayınlanan RAW sonuçlarını söylemesi de bir başka hata. Ancak her şeye rağmen nWo'yu severim çünkü güreşte bazı şeyleri değiştirmiştir. İki şirket arasındaki rekabetin önemli basamaklarından biri olmuştur. Ancak tadında kalsa bugün her şey bambaşka olurdu.

Eline sağlık Atahan, çok tatlı bir yazı olmuş. 24 saat sınırı geçsin rep bırakacağım.
Rise Above Hate isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-07-2019, 00:13   #4
ترك
Last Chance - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2013
Nereden: İstanbul
Mesajlar: 2.054
Konular: 108
Favori Güreşçisi: -
Rep Puanı: 41799
Rep Derecesi: Last Chance Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Last Chance Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Last Chance Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Last Chance Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Last Chance Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Last Chance Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Last Chance Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Last Chance Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Last Chance Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Last Chance Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Last Chance Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.
Last Chance - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Last Chance Last Chance isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Rep Puanı: 41799
Mesajlar: 2.054

Standart

Böyle Stable'ları bugün görmeyi ummak dahi bana çok uzak geliyor.
imza


Sevinmese miydik?
Taşmasa mıydık?
Kırıp döktük
Kıramazmışız kırdık
Dökemezmişiz döktük
Sevdik ekmek banmayı
Çünkü sahiden çocuktuk
Büyükler o Allah’ın belaları
Anlasalardı bir ülkedir
Hem de ne çok şeyler için
Tedarikler ülkesidir çocukluk


İsmet Özel

RPG Karakteri: Christian
RPG Atlas GM (Eski)
Last Chance isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı




Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Versiyon Gizli
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.

Kuruluş : 28 Haziran 2010

Anasayfa

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan GüreşTürkiye forum adresimizde, T.C.K yirminci madde ve 5651 Sayılı Kanunun dördüncü maddesinin ikinci fıkrasına göre, tüm üyelerimiz yazdıkları mesajlardan kendileri sorumludur. GüreşTürkiye hakkında tüm hukuksal şikayetler, iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde değerlendirilecek ve en geç bir hafta içerisinde avukatlarımız tarafından dönüş yapılacaktır. Sitemizde bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen alttaki "İletişim" linki aracılığıyla ulaşın.