GüreşTürkiye | WWE Türkiye
Kullanıcı Adınız:
Şifreniz:
Beni Hatırla

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 09-10-2018, 21:40   #1
noblesse oblige
The Sinister Scotsman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2011
Mesajlar: 31.011
Konular: 3690
Favori Güreşçisi: "The Franchise" Shane Douglas
Rep Puanı: 204215
Rep Derecesi: The Sinister Scotsman Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.The Sinister Scotsman Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.The Sinister Scotsman Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.The Sinister Scotsman Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.The Sinister Scotsman Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.The Sinister Scotsman Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.The Sinister Scotsman Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.The Sinister Scotsman Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.The Sinister Scotsman Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.The Sinister Scotsman Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.The Sinister Scotsman Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.
Standart Yazı | Bir Yaz Gecesi Rüyası


05/01/18 - tetsuya naito'nun kazuchika okada karşısında "umursaması": Sakinliği Nasıl Koruyacağını Bilmek Anahtardır
07/01/18 - james storm'un 15 yılın ardından impact wrestling'e vedası: Daltonların Red Kit'i Yendiği Gün
23/01/18 - yeteneksiz bir sörfçü olan sandmanin bir ikona dönüşmesi: "Hayat Kahpedir, Sonra da Öyle Biriyle Evlenirsin"
07/05/18 - eddie edwards ve tommy dreamer'ın farklı dönemlerde geçtikleri yollar: Kader Ortakları, Kötü Adamlar ve Değişmeyen Duygular
09/07/18 - austin aries'in leningrad'ını geri alma serüveni: Bana Leningrad'ımı Geri Verin

https://youtu.be/_kpEjrKqf3s

Sorgusuz sualsiz, Too Cold Scorpio, sen harika bir güreşçisin ve ben bunu saklayan bir şampiyon olmayacağım. Tanrının ve cennetteki babamın huzurunda kendimi dünya ağırsiklet şampiyonu olarak adledebiliyorum. Lou Thesz'in, Jack Brisco'nun, Dory Funk'ın, asla ölmeyecek olan Terry Funk'ın, bu gece göklerde olan gerçek "Nature Boy" Buddy Rogers'ın, Harley Race'in, Barry Windham'ın ve... Ric Flair'ın geleneği bu. Bu dünya şampiyonluğunu kabul ediyorum. Bir saniye... Kerry Von Erich'in, şişman adam Dusty Rhodes'un da öyle. O gece bu gece baba! Tanrım, bu çok güzel. Ve tabi ki Ricky Steamboat... hepsi kıçımı öpebilirler!

Çünkü ben, 7 sene önce ölmüş bir şirketin bana uzattığı meşaleyi kabul edecek bir adam değilim. "The Franchise" Shane Douglas, profesyonel güreşin yeni ateşini yakacak olan adamdır! Bu gece, tanrının ve babamın huzurunda ben kendimi, Franchise'ı, yeni.. ECW dünya ağırsiklet şampiyonu olarak ilan ediyorum!

Bizler profesyonel güreşin çehresini değiştirdik. Bu yüzden, bu gece yeni çağ başlasın. Profesyonel güreşin çağı, Franchise'ın çağı, ECW'nun çağı!


-27 Ağustos 1994, ECW: NWA World Title Tournament şovu, "The Franchise" Shane Douglas, ECW Arena.

İkinci dünya savaşı gazisi babasının ölümünün üzerinden birkaç hafta geçmişti. Douglas, uğruna ilk WWF macerasını paspas ettiği süper kahramanını kaybetmesinin getirdiği düşüncelerden belki de tam manasıyla kurtulamadan Paul E. ona güreş kariyerinin en büyük ikilemiyle gelmek için daha fazla beklemeyecekti çünkü zaman daralıyordu.

Adını ölene kadar takip edecek olan "The Franchise" ismini ona veren Paul, sadece ufak bir yardım için girdiği ECW'da kontrolü aldığından beridir çok büyük değişim yaşatmış ve ECW artık güreş dünyasına iz bırakan haline doğru evrilmeye başlamıştı. 1 sene içinde sıradan bir Amerikan güreş şirketinden farklı bir profile ulaşan ECW yine de hala yeterince değişmiş değildi ve bir savaş çağrısına ihtiyaçları vardı. Heyman ise elindeki isimlere baktığı zaman tek bir savaş çığırtkanı görebiliyordu. Kariyerini henüz yel değirmenlerine karşı savaşmaya sürme yoluna sokmamış olan Shane Douglas'ta herkesin göremediğini çoktan görebiliyordu bile. Ricky Steamboat'un WCW'daki partneri veya uçup kaçan bir adamdan daha fazla olması beklenmeyen, tekli kariyerinde henüz kendini tam manasıyla kanıtlayamamış, iki büyük şirkette de büyük adam olamamış bu güreşçi Paul'un gözlerinde şirkete girdiği günden beridir ECW takımının kaptanıydı bile.

"Shane Douglas'ın ECW'nun Franchise'ı olarak ilk 11 aydaki performansı ortalığı yıkacak düzeydeydi. İnsanlara WCW'daki halini unutturdu ve burada kendini Franchise olarak yeniden yarattı. Public Enemy gibi, Tommy Dreamer veya Joey Styles gibi bizden yetişme bir yetenek oldu. ECW orijinali terimi henüz Ağustos 1994'te geçerli bir terim değildi ancak o, o zamanlarda bile karakteriyle ECW markasının mühürü olmuştu bile. ECW'nun geleceğine bakacak olursanız Tazz bu işi yapabilirdi ancak Ağustos 94 itibariyle hazır eğildi. Terry Funk'ın NWA kemerini yere atması, o eski bir NWA şampiyonu olduğu için çok büyük sansasyon yaratabilirdi. Ancak biz geleceği inşa ediyorduk ve Shane Douglas bu işin gelecekteki en büyük adamı olarak sunulmalıydı. Sandman bu işi yapabilirdi ama o bir güreşçiden çok bir kavgacıydı. Shane Douglas'ın karakteri bu işi yapmak üzerine kuruluydu. O bu takımın yıldızı, Franchise oyuncusuydu. Sadece ECW'nun değil, tüm sektörün. O gece, o şartlar altında, bana göre bunu yapması anlamlı olacak tek kişi Shane Douglas'tı."

- Paul Heyman, WWE.com'daki "Shane Douglas ve Extreme’in Doğuşu" başlıklı ropörtajından.

Paul'ün Franchise'dan istediği şey zordu, hem bu istek hem de bu uygulama tam bu ikiliden çıkabilecek bir şeydi ancak Franchise henüz bunun farkına varamamıştı. Paul, ondan NWA dünya şampiyonluğu turnuvasını kazandıktan sonra kemeri yere atmasını istiyordu. NWA dünya şampiyonluğunun 80'lerin başında güreşe başlamış bir adam ya da neredeyse aynı mahallede yaşadığı eğitmeni Dominic Denucci'yi etkilemek için arkadaşlarıyla kendi çapında şov yapan bir çocuk için önemi yok sayılamazdı. Franchise, buna ulaşabilirdi; resmen hanesine bir dünya şampiyonluğu yazdırıp yoluna güzelce devam edebilirdi. Üstelik o dönem ECW hala Eastern Championship Wrestling adıyla NWA'in bir alt koluyken, Douglas artık bunun değil, ana şirketin de "Franchise"ı olabilecekti. NWA o zamanlar da eski günlerini mumla arayan bir durumdaydı ve ECW onların bal yapan tek arısıydı. NWA’in artık bir TV yayını olan tek alt kolu ECW’ydu ve hatta ECW, onların bir parçası olmadan önce bile TV anlaşması vardı zaten. Paul’e göre “NWA’in ECW’ya ihtiyacı vardı, ECW’nun NWA’e değil.” Paul artık onlara tatlı bir bal yedirmek değil ağzında acı bir tat bırakmak istiyordu. O, konumu gereği sadece tarifi verebilirdi; bu tadı hazırlayıp sunması gereken isimse Shane Douglas'tan başkası değildi.

Paul bu önerisi konusunda son kararı Douglas'a bırakmıştı. Ona bir şeyleri dikte etmek yerine artıları eksileri söyleyip kenara çekilmişti. Gerisi Douglas'ın iç hesaplaşmalarından ötesi değildi artık. Üstelik daha kötüsü Douglas bunu kimseye danışamazdı. Çünkü bu sızdırılmaması gereken bir bilgiydi ve sadece Tod Gordon, Paul ve onun arasında konuşulmuştu. Douglas'ın herhangi birinden akıl alma şansı bu yüzden yoktu. Turnuvaya birkaç hafta kalmıştı ve Douglas kendisinin deyimiyle o gün bu ikilemle güreşiyordu. Kararı sürekli değişiyor, tam yapacağına kendini ikna ettiği anda vazgeçiyordu. Ya da tam tersi oluyordu. Douglas’ın bu kararı nihayet verebilmesini sağlayan olay ise turnuvadan önceki son Çarşamba günü gerçekleşti. Profesyonel güreşin profesör lakaplı efsanevi spikeri Mike Tenay’in onu araması soru işaretlerini bitirmiş; Tenay adeta Douglas’ın bu ikilemle olan güreş müsabakasına karışmıştı.

Mike Tenay o dönem bir radyo programı yapıyordu ve programının konuğu Dennis Coralluzzo’ydu. Hikayeye yeni giren bu karakteri biraz yakından tanımakta fayda var. Coralluzzo, NWA’in seçilmiş başkanı durumundaydı ve kendisinin ECW’ya karşı bir bakış açısı olduğu NWA içinde bilindik bir şeydi ve aynı takımda oynuyor görünseler de Coralluzo’nun ECW’nun alttan alttan etkinliklerini iptal ettirmeye çalıştığı bile söylenirdi. Bu yüzden NWA dünya şampiyonluğu turnuvasını başka bir yerde düzenlemek istiyordu ama NWA ana kemer turnuvasını oranın dışında düzenlemek dışında pek de bir seçeneği yoktu çünkü NWA’in elindeki malzeme zaten belliydi ve Coralluzzo yönetimin tek söz sahibi değil bir kurulla çalışıyordu. Tenay, Shane Douglas’a programını dinleyip dinlemediği sorduğunda olumsuz bir cevap aldı. Bunun üzerine arşivden bir bölümü ona dinletti. Bu bölümde Coralluzzo, Douglas hakkında şovlara katılmak için depozito aldığını ama o şovlara çıkmadığını, onu kimsenin şovlarına çıkarmaması gerektiğini söylüyordu. Bu durum Douglas’ı şok etmişti çünkü Douglas daha önce böyle bir şey yapmadığını ve bu adamı daha önce bir kere bile görmediğini iddia ediyordu. Yüzünün neye benzediğini bile bilmediği sadece ismen tanıdığı biriydi Coralluzzo. Bu an, Douglas’ın karar verdiği andı. O kemer atılacak, ne gerekiyorsa aynen yerine getirilecekti.

Douglas şov günü saat 12:30’da arenaya giriş yaptığında onu kapıda komik aksanlı ve tuhaf görünümlü diye tarif ettiği bir adam elinde kağıtla bekliyordu. Ona elindeki kağıdı imzalatmaya çalışıyordu ve hiç de favori güreşçisinden imza almak isteyen biri gibi görünmüyordu. Bu Douglas’ın Coralluzzo ile yüzyüze tanıştığı ilk andı. Douglas’a bir kontrat uzatmaktaydı ve Douglas ona avukatı okumadan bir şey imzalamayacağını söylemiş ve durumdan sıyrılmaya çalışmıştı ancak Coralluzzo, Douglas’ın anlattığına göre tüm gece onun peşinden gelmişti. Hatta tuvalette bile kapının önünde bekliyordu. Douglas’ın daha fazla çıldırmaması için Dennis’i oyalama görevi Paul’e kalmıştı ve Douglas için artık ringe çıkma zamanıydı. Önce Taz, sonra Dean Malenko ve son olarak finalde Too Cold Scorpio karşısında aldığı galibiyetlerin sonunda artık yeni bir dünya şampiyonumuz vardı. Cehennem kadar sıcak olan arenada 1000 kadar seyircinin önünde Franchise kan ter içinde elindeki kemeri kaldırıyordu... yere atmak için.



ECW’da pek çok karakterin pek çok silahı vardı. New Jack’in ağzına kadar dolu market arabası, Sandman’in singapore cane’i, Al Snow’un manken kafası, Sabu’nun sandalyesi vesaire... Douglas’ın ise silahı mikrofondu ve hep öyle olacaktı. O klasik bir ECW kavgacısı değildi. Sandman’in “primadonna” olarak küçümsediği türden bir yapısı vardı. Konuşmasında geçen isimleri hatırlamaya çalışırken seyircilerin aklına gelenleri söylemesi ona yardımcı olmuştu ve Douglas yaptığı işin büyüklüğünü ortaya koyarcasına hiçbir eski büyük NWA şampiyonunu atlamamaya çalışıyor, duyduğu isimleri söylüyordu. Douglas bu promoya başlarken bile o ikilemi yaşıyordu. Ancak bu kararın geri dönüşü yoktu. Douglas, saydığı isimlere son olarak eski partneri Ricky Steamboat’u ekledi ve kemeri tam olarak planın bir parçası olan Tod Gordon, bu konuşma sırasında son bir göz temasına girdiği Dennis Coralluzzo ve ECW anonsörü Bob Artese’in oturduğu sol tarafa doğru fırlattı! Sonrasıysa orijinal 9 yıllık döneminde 99 yıllık iz bırakan şirketin bir manifestosuydu, bir çağ geçişiydi.

“Tanrıya şükürler olsun ki işe yaradı. Yaramasının bir garantisi yoktu. Hatta “ECW’ya da Douglas’a da sokayım” demelerinin garantisi daha fazlaydı. Taz’in ilerleyen dönemde bolca dile geçireceği FTW (Fuck the World) davranışının bir temsiliydi bu ve bizi diğer herkesten ayrı kılıyordu. Bu benim kariyerimin sonu da olabilirdi ama çok şükür öyle olmadı.”

-Shane Douglas, 2018, Bill Apter’a tüm kariyerine dair verdiği ropörtajından.

Seyircilerden gelen iyi tepki, bir şirket için muazzam bir savaş ilanı ve kariyer anını yaşayan bir adam vardı ringde ancak arka alanda bundan sonra neler yaşandı peki? Paul E.’nin anlattığına göre açıkça ihanete uğrayan ve arka alana korku içindeki bir yüz ifadesiyle gelen Dennis Coralluzzo’yu sakinleştirme görevi de ona düşüyordu. Ağzının yapabildiği lafın bir sınırı olmayan Paul onu “Bu harika bir şey! Şimdi bununla alakalı kamera arkasından bir senaryo yazabiliriz ve ikimiz de para kaldırabiliriz. Senin hemen tv için Shane Douglas'ın’kemeri atmasına rağmen onu dünya şampiyonu olarak tanıdığınıza dair bir açıklama yapman gerekiyor. Shane’e sizin şovlarınızın birinde kemeri kaybettireceğiz ve bu durum daha büyük bir tartışma yaratacak.” diyerek ikna etmeyi başarmıştı. Ancak bunların hiçbirisi ECW’nun olaya dair gerçek planını içermiyordu. Paul’ün günü kurtarmaya çalışan bir hamlesiydi bu sadece. Dennis’e acımıyordu çünkü aralarındaki mevzuları başlatan ondan başkası değildi Paul’e göre ve yaptığı sadece karşılık vermekti. Yine de Dennis Coralluzzo’nun 3 kez baştan çekilen ve 30 Ağustos’taki ECW Hardcore TV bölümünde yayınlanan konuşması buna uyum sağlayan türdendi.





"Şu anda diyeceğim hiçbir şey yok, sözcümüzün açıklamasını beklemelisiniz. Yönetim kurulu üyelerimiz ile konferans görüşmesi yapmaya gidiyorum. Bu gece utanç verici bir geceydi ve hayal kırıklığı içerisindeyim. Shane Douglas, NWA dünya şampiyonudur. Kemeri yere attı ama bunu yapmaya hakkı yok. Şunu hatırlamanızda fayda var, ECW bir NWA üyesidir ve bizim yetki alanımız altındadır. Shane Douglas istese de istemese de NWA dünya şampiyonudur ancak kendisinin hem ECW hem NWA dünya şampiyonluklarının ellerinden alınması ihtimalini yaratmaya çalışacağım. Çünkü o NWA dünya şampiyonu olmayı hak etmiyor.”

-Dennis Coralluzzo, 30 Ağustos 1994, ECW Hardcore TV bölümünde yayınlanan arka alan ropörtajı.

Dennis bu açıklamayı yaptığı için kimi güreşseverler NWA kemerini atma olayının başından beridir NWA’in bilgisi olan bir şey olduğunu ve bu mevzunun yalan olduğunu iddia ediyor. Çünkü böyle bir ihanete maruz kalan bir adamın olayın sıcaklığıyla bir arka alan ropörtajı vermesini mantıksız buluyorlar. Aslında düşünceleri bir bakıma gayet anlaşılabilir. Paul’e aynı soru WWE.com editörü tarafından da sorulmuştu ancak Paul bu durumun gerçekten yukarıda yazılı şekilde olduğuna dair diretmişti. Şahsi yorumum hazırda ilişkisi bitecek olan ve bunun devamında eline bir şey geçmeyecek bir şirketin, kemerini -üstelik NWA başkanını buradan pek de haz etmiyorken- ellerinde paspas etmesi fikri bana mantıklı gelmiyor.

Olayın kronolojisine dönecek olursak Coralluzzo’nun açıklamasının hemen ardından aynı bölümde Tod Gordon’ın konuşması yayınlandı. Gordon, Coralluzzo’nun “Franchise’ın ECW dünya şampiyonluğunu da” ortadan kaldırmaya çalışan konuşmasına içerlemiş bir şekilde cevap vermek üzere tüm ciddiyetiyle kameranın karşısındaydı. Bu konuşmada artık NWA: Eastern Championship Wrestling şirketini feshettiğini ve yerine Extreme Championship Wrestling’i kurduğunu belirtmişti. 1992’de bu konuşan adam tarafından kurulan ECW’nun artık akıllara kazınmaya başlayan dönemi tam manasıyla başlamıştı. Paul E. Dangerously ya da en bilinen adıyla Paul Heyman’ın yönettiği, “The Franchise” Shane Douglas’ın oynadığı ve Tod Gordon’ın yapımcılığını üstlendiği bu filmin kötü adamı Dennis Coralluzzo 1 yıl sonra şirket başkanlığından ayrılmıştı, NWA kemeri içinse bir turnuva daha düzenlenmiş ve Kasım 1994’te yapılan turnuvayı Shane Douglas’ın ileride ECW’da The Triple Threat stableında partneri olacak olan, “küçük kardeşim” dediği Chris Candido kazanacaktı. Franchise, aldığı kararla henüz tanımadığı kardeşine farkında olmadan ilk kıyağını çekmişti bir nevi.

Olayın üzerinden 24 yıl ve pek çok şirket geçmesine rağmen Franchise'ın kariyer anı hep bu an olarak sabit kaldı. Hiçbir zaman bu anı aşamadı. Ancak bu Franchise'ın hiçbir şey başaramadığı sonsuz bir düşüş yaşamasından değil, bu anın aşılamayacak bir kule hatta bir anıt gibi kariyerinin ortasına dikilmesindendi. Franchise, kolay kolay kimsenin alamayacağı bir kararla bunu inşa etmişti. Bu, Franchise'ın 80li yılların başında Mick Foley ile beraber Dominic Denucci'nin yanındaki 2 çaylaktan biri olarak başlayan 30 yılı aşkın kariyerinin anıtıydı ve bu anıt, her 27 Ağustos'ta ECW hayranlarının düşüncelerinde bir kez ziyaret edilirdi. Yazının bittiği yerde son sözü kendime değil, Paul Heyman'a bırakmanın en doğrusu olacağını düşünüyorum:

"Bu hikayeyi size gururla anlatamam. Bunun en yapılması gereken şey olduğunu da söyleyemem. Ellerimi birbirine sürtüp "hahaha yaptığım kötülüğe bakın" diye övünemem. Ancak bundan pişman olduğumu da söyleyeyemem. 27 Ağustos 1994, ECW'nun tüm dünyayla kavgaya girip kendisini gerçek bir mücadele olarak tanıtması gereken geceydi. Yapabildiğimiz kadar gürültü yapmalıydık. ECW'nun bu geceden sonra 6.5 yıl daha ayakta kalabilmesi bunun doğru zamanda, doğru yerde, doğru insanlar tarafından doğru seyircilerin karşısında yapılmış doğru bir hareket olduğunu kanıtlıyor. Eğer bunu tekrar yapmam gerekseydi tek bir şeyi bile değiştirmezdim."





imza

monsters are real, they live inside us and sometimes they win.



douglas&bigelow&candido&francine
the triple threat
est. 1994
based on teachings of the franchise.
#IMPACTwrestling




Konu The Sinister Scotsman tarafından (09-10-2018 Saat 22:30 ) değiştirilmiştir.
The Sinister Scotsman isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-10-2018, 23:54   #2
JAKKU
World Class Maniac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2014
Mesajlar: 14.599
Konular: 2019
Favori Güreşçisi: Akira Maeda
Rep Puanı: 110532
Rep Derecesi: World Class Maniac Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.World Class Maniac Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.World Class Maniac Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.World Class Maniac Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.World Class Maniac Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.World Class Maniac Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.World Class Maniac Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.World Class Maniac Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.World Class Maniac Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.World Class Maniac Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.World Class Maniac Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.
Standart

Güreşin çehresini değiştirdiği ECW'nun adı anıldığında bile hep geri planda kalıyor oluşu kaderinin bir tesadüfü mü acaba? Adı anıldığında Raven'ların, Sandman'lerin, Tommy Dreamer'ların, Rob Van Dam'lerin, Mikey Whipwreck'lerin, Sabu'ların, Mick Foley'lerin, Dudley'lerin, Taz'lerin, Bill Alfonso'ların, Joey Styles'ların, Joel Gertner'ların akla geldiği ECW'da Shane Douglas hiçbir zaman aklıma ilk gelen isim olmadı. Ricky Steamboat'ın partneri olduğu dönemde kendini kanıtlayamamış, ECW'daki sansasyonel işlerinin ardından geri döndüğü WWF'de işi öğretmenliğe kadar taşıyıp Kliq'e çatmış, tekrar geri döndüğü WCW'da ne Revolution ne New Blood ile spot ışığını çalamamış, ECW kapandıktan sonra ECW'nun yerini doldurmak isteyen yeni kavgacıların, yeni serserilerin çöplüğünde; zamanında ECW'ya çatmış XPW'da ana kemeri kazanmış, kısa bir TNA macerasının ardından oradan oraya savrulup durmuş bir adamın hikayesi neticede bu. Franchise'ın başka kariyer anı olabilir mi zaten? Karakterini kopyaladığı söylenen Hunter Hearst Helmsley'in kaymağını yediği "The Franchise" vakti zamanından sonra bir Shane Douglas'a yaramamış. Tüm bunlar daha iyi özetlenemezdi sanırım. Her yazısında daha çok hayranlık duyduğum, daha çok izlemek istediğim, hakkında daha çok fikir sahibi olmak için sağı solu araştırdığım bir adam Shane Douglas. Belki de kariyerinin devamında, yanında Paul E. gibi adamların olmayışından kaynaklı bu düşüşü. Doğru ellerde doğru şekilde kullanıldığında alındığı verim ortada. İyi bir konuşmacı ve yıldız olabilecek bir karizmaya sahip olmasına rağmen günümüzde ancak bizim gibi güreş çomarlarının (!) konuştuğu bir adam oldu. Hall of Fame'lere giremedi, aramaya ECW diye aratıldığında yüzü ve omzunda kemerle verdiği pozlar çıkmadı, adı nerede anılırsa anılsın ECW'nun bahsi geçtiğinde Shane Douglas akıllara gelmedi, en iyi çift diye sorulduğunda Francine ile beraber ismi yazılmadı. Eleştirildi, ECW'nun en iyi heel'ı olup olmadığı tartışıldı, NWA kemerini attığı ve Franchise karakterine büründüğü için şanslı görüldü, bir elin parmağı kadar insan tarafından övülmedi. Ateş düştüğü yeri yaktı.

Enfes bir yazı olmuş dayım, yine kaptık bir şeyler, yine içerledik kendini güreşçi kimliğinin arkasına saklamış mafya bozuntularına. Ellerine sağlık.
imza
"As Onita was alive during World War II, we would have lost the war."


16.23.30aug 6.13.20.27sep 4.11oct

"o kali, thou art fond of cremation grounds
so i have turned my heart into one, that thou may dance there unceasingly
o mother, i have no other fond desire in my heart
fire of a funeral pyre is burning there"

ramprasad sen 1718-75
World Class Maniac isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-10-2018, 17:50   #3
noblesse oblige
The Sinister Scotsman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2011
Mesajlar: 31.011
Konular: 3690
Favori Güreşçisi: "The Franchise" Shane Douglas
Rep Puanı: 204215
Rep Derecesi: The Sinister Scotsman Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.The Sinister Scotsman Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.The Sinister Scotsman Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.The Sinister Scotsman Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.The Sinister Scotsman Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.The Sinister Scotsman Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.The Sinister Scotsman Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.The Sinister Scotsman Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.The Sinister Scotsman Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.The Sinister Scotsman Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.The Sinister Scotsman Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.
Standart

Alıntı World Class Maniac Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Güreşin çehresini değiştirdiği ECW'nun adı anıldığında bile hep geri planda kalıyor oluşu kaderinin bir tesadüfü mü acaba? Adı anıldığında Raven'ların, Sandman'lerin, Tommy Dreamer'ların, Rob Van Dam'lerin, Mikey Whipwreck'lerin, Sabu'ların, Mick Foley'lerin, Dudley'lerin, Taz'lerin, Bill Alfonso'ların, Joey Styles'ların, Joel Gertner'ların akla geldiği ECW'da Shane Douglas hiçbir zaman aklıma ilk gelen isim olmadı. Ricky Steamboat'ın partneri olduğu dönemde kendini kanıtlayamamış, ECW'daki sansasyonel işlerinin ardından geri döndüğü WWF'de işi öğretmenliğe kadar taşıyıp Kliq'e çatmış, tekrar geri döndüğü WCW'da ne Revolution ne New Blood ile spot ışığını çalamamış, ECW kapandıktan sonra ECW'nun yerini doldurmak isteyen yeni kavgacıların, yeni serserilerin çöplüğünde; zamanında ECW'ya çatmış XPW'da ana kemeri kazanmış, kısa bir TNA macerasının ardından oradan oraya savrulup durmuş bir adamın hikayesi neticede bu. Franchise'ın başka kariyer anı olabilir mi zaten? Karakterini kopyaladığı söylenen Hunter Hearst Helmsley'in kaymağını yediği "The Franchise" vakti zamanından sonra bir Shane Douglas'a yaramamış. Tüm bunlar daha iyi özetlenemezdi sanırım. Her yazısında daha çok hayranlık duyduğum, daha çok izlemek istediğim, hakkında daha çok fikir sahibi olmak için sağı solu araştırdığım bir adam Shane Douglas. Belki de kariyerinin devamında, yanında Paul E. gibi adamların olmayışından kaynaklı bu düşüşü. Doğru ellerde doğru şekilde kullanıldığında alındığı verim ortada. İyi bir konuşmacı ve yıldız olabilecek bir karizmaya sahip olmasına rağmen günümüzde ancak bizim gibi güreş çomarlarının (!) konuştuğu bir adam oldu. Hall of Fame'lere giremedi, aramaya ECW diye aratıldığında yüzü ve omzunda kemerle verdiği pozlar çıkmadı, adı nerede anılırsa anılsın ECW'nun bahsi geçtiğinde Shane Douglas akıllara gelmedi, en iyi çift diye sorulduğunda Francine ile beraber ismi yazılmadı. Eleştirildi, ECW'nun en iyi heel'ı olup olmadığı tartışıldı, NWA kemerini attığı ve Franchise karakterine büründüğü için şanslı görüldü, bir elin parmağı kadar insan tarafından övülmedi. Ateş düştüğü yeri yaktı.

Enfes bir yazı olmuş dayım, yine kaptık bir şeyler, yine içerledik kendini güreşçi kimliğinin arkasına saklamış mafya bozuntularına. Ellerine sağlık.

Shane Douglas'ın aslında şu kariyeri bile çok büyük durumda ama kendisinin neredeyse güreş dünyasında makam mevki sahibi herkesle arası bozuk olduğu için başardıklarını sadece kendisi ve kendisini gerçekten izleyen bizim gibi çomarlar pazarlayabiliyor. Don Kişotluğu hem onun kariyerine anlam katan hem de onun daha fazla büyümesine engel olan bir özelliğiydi. Ne kadar taştaşlı bir adam olduğunu bilmek araştırma gerektiriyor bu yüzden. Tommy Dreamer-Raven-Sabu-RVD gibi popüler kasaların bayağı ardında kaldı bu yönüyle. NWA tarihinden neden elendiği zaten bu yazının konusu. WCW kariyerinin başlarında Ric Flair'a çattı ve çatışı tüm kariyeri boyunca devam etti. 1999-2001 arasında hep orta halli bir karakter olarak kaldı. İkinci WCW döneminin tek getirisi muhtemelen Ric Flair'ı tuş edip kendi kendini rahatlatmayı başarması, Torrie Wilson'ı yanında taşıması ve birkaç küçük kemer zaferinden fazlası değildi. WWE tarafında Vince McMahon'dan nefret ediyor. Triple H, Shawn Michaels ve arkadaşlarına ilk WWF kariyerinden kalma bitmek bilmez bir atarı var, Cena'nın da Franchise gimmickini arakladığını düşünüyor sadece Triple H bile değil. 1997'de RAW'da Taz, Dreamer, Sandman, RVD, Sabu, Mikey Whipwreck, bWo gibi tüm kalburüstü ECW güreşçilerinin yer aldığı ECW vs. WWF senaryosu için Vince, Franchise'ı da istemiş deniyor. Vince, Paul ile telefonda konuşurken Douglas, Francine ve Joey Styles da oradaymış ve Vince, Paul'ü Franchise'ı da göndermesi için sıkıştırmış ancak Franchise gitmeyeceği yönünde kesin kesmiş bu görüşmeden önce. Paul de "onun gelmemesi daha iyi olur" demesine rağmen Vince "ona sadece gelmesini söyle" diye bastırmaya devam etmiş. Paul de güreşçileriyle bu şekilde konuşmadığını belirtmiş ve konuyu kapatmış. Buna rağmen 2001'de WCW battıktan sonra WWF kendisine teklif yaptı ancak oraya gitmedi. Yani oradan ayrıldıktan sonra 2 kez dönme imkanı varken dönmemiş görünüyor. Tek savaşmadığı mevki sahibi olan Paul Heyman ve ECW'dan da parasını alamadığı için haklı olarak sorunlu ayrıldı. (Neredeyse 50 bin dolarlık bir borçtan söz ediliyor.) Şirket kapandıktan sonraki en iz bırakan etkinlik olan ECW One Night Stand 2005'ten sadece 2 gün önce Jeremy Borash ile birlikte kendi Hardcore Homecoming şovunu yapmakla uğraşıyordu. 2012'de WWE'nin Philly'de yaptığı RAW şovuna seyircilerin arasında maskeli bir şekilde katılıp Kane vs. Big Show maçı sırasında bir anda maskesini çıkararak seyircileri galeyana getirmeye çalıştı, aynı zamanda kurduğu Extreme Rising şirketinin reklamını yapmaya ve güvenlikler tarafından dışarı çıkartıldı. 2016'da WWE'ye dava açtı. TNA'e gitmeden önce tutunduğu XPW-MLW gibi şirketler erken kepenk kapattı. TNA bir ECW Tribute şovu olan Hardcore Justice 2010'a katılması için ona teklif yaptığında kabul etmedi ve TNA'den de kavga dövüş ayrılmıştı zaten. YouShoot ropörtajlarında Dixie Carter'ı Ho Bag'e fırlatıp ona TNA sorulduğunda "orası hala ölmedi mi ya hahaha" yapmakla meşguldü o sıralar. Gene de her şeye rağmen ECW'yu gerçekten bilen birinin onu şirketin en önemli isimleri arasında top 3'ün dışında düşünmesine imkan yok. Muhtemelen kendisinin aktif kariyerini 40'lı yaşlarının başında salması da gideceği bir yolu kalmayışındandı. Kendi jenerasyonu fişek gibi oradan oraya güreşip isimlerini hafızalarda korumaya devam ederken o bu yüzden hep geri planda kaldı. Gerçekten çok tuhaf bir karakter ve kariyer.
imza

monsters are real, they live inside us and sometimes they win.



douglas&bigelow&candido&francine
the triple threat
est. 1994
based on teachings of the franchise.
#IMPACTwrestling




Konu The Sinister Scotsman tarafından (10-10-2018 Saat 17:58 ) değiştirilmiştir.
The Sinister Scotsman isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı




Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version Gizli
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.

Kuruluş : 28 Haziran 2010

Anasayfa

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan GüreşTürkiye forum adresimizde, T.C.K yirminci madde ve 5651 Sayılı Kanunun dördüncü maddesinin ikinci fıkrasına göre, tüm üyelerimiz yazdıkları mesajlardan kendileri sorumludur. GüreşTürkiye hakkında tüm hukuksal şikayetler, iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde değerlendirilecek ve en geç bir hafta içerisinde avukatlarımız tarafından dönüş yapılacaktır. Sitemizde bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen alttaki "bize yazin" linki aracılığıyla ulaşın.