GüreşTürkiye | WWE Türkiye
Forum Sosyal Ekstra Arama

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 19-01-2020, 00:57   #1
Jen Ledger <3
ETR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2016
Nereden: Parts Unknown
Mesajlar: 6.033
Konular: 168
Favori Güreşçisi: Chris Brookes
RPG Karakteri: Chris "ITA" Brookes
Rep Puanı: 27166
Rep Derecesi: ETR WrestleMania'da yenilmezlik serisine sahipsin. ETR WrestleMania'da yenilmezlik serisine sahipsin. ETR WrestleMania'da yenilmezlik serisine sahipsin. ETR WrestleMania'da yenilmezlik serisine sahipsin. ETR WrestleMania'da yenilmezlik serisine sahipsin. ETR WrestleMania'da yenilmezlik serisine sahipsin. ETR WrestleMania'da yenilmezlik serisine sahipsin. ETR WrestleMania'da yenilmezlik serisine sahipsin. ETR WrestleMania'da yenilmezlik serisine sahipsin. ETR WrestleMania'da yenilmezlik serisine sahipsin. ETR WrestleMania'da yenilmezlik serisine sahipsin.
ETR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ETR ETR isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Rep Puanı: 27166
Mesajlar: 6.033

Standart RPG: İnancınızı Kırdığım Gece, Sokak Çocuğunun İntikamı





Two Sided Dead Syndrome! Mr. MITB! GWA Champ! Chris ''ITA'' Brookes, girişte beliriyor. Normalden biraz farklı karşılanabilecek adım türleriyle ringin içine varıyor. Orada bir süre bekledikten sonra mikrofon istiyor ve istediği şey eline geçince sakin bir biçimde konuşmaya başlıyor:

Chris ''ITA'' Brookes: Bu gece, benim için bir başlangıç niteliği taşıyor. Uzun zaman önce, insanların benim kim olduğumdan haberleri bile yokken ben yalnız bir çocukluğun içerisindeydim. Annem beni reşit olmamışken doğurmuştu, babamı görmedim. Yani yalnız bırakılmanın ne demek olduğunu bunun farkında bile değilken biliyordum. Çocukluğum ise normal değildi, geçimimi sağlamam gerekiyordu. Okul okumak sadece bir zaman kaybı olurdu bu nokta da. Çünkü okul dediğiniz size sadece ezber bilgileri öğretir ve siz bunlar ile cebelleşirken alt yapı da sizin için özel olarak ürettikleri tuzakları bir bir yedirirler. Siz hayatınızı kurtarmaya çalışırken onlar sizin hayatınızı çoktan si*miştir ve bunun farkına ancak elinizde hiçbir şey kalmadığı vakitte anlarsınız. Bu yüzden okul zaman kaybı olacaktı benim için. Çaldım, çaldırdım. Sokakta ya yaşarsın ya ölürsün, ben her iki tarafta da bulundum. Bu benim kaderimdi. Ama ben bir umudun beni bulmasını bekledim her seferinde. Fakat sokakta kim ile konuşma başlattıysam onların hayatlarını kıskanmama sebep olmalarıyla sonuçlandı hepsi. Benim gibi sokak çocuklarının olduğu ortamlarda en küçük düşürülen bendim. Çünkü yaşım onlar kadar büyük değildi. Bilmediğiniz üzere sokak çocuklarının buluşmaları hiyerarşik düzen üzerine kuruludur. Saygınlığı ise tecrübesi değil de yaşı büyük olan belirler. Bu yüzden sürekli ben ezildim. Çünkü onlar aileleri için düzgün evlat olamamış artıklardı, ben düzgün evlat olacağım bir aileye kavuşamamış bir evlattım. O ortamın bana faydadan fazla zararla atak yaptığını anladığımda hepsini bir kenara bıraktım. Kendi hayatımı yaratmak istedim. Ama merak etmeyin bu bir ''Böyleydim, böyle oldum'' adında bir motivasyon konuşması değil. Ben sadece kendi hikayemi anlatmak için buradayım. Sonunda biraz para çaldım ve kendimi düzeltmek istedim. Ancak insanların kişiye değil de cebinde olana baktığımda bundan da ümidi kestim. Sorunlu olan ben değildim sizlerdiniz. Siz kendinizin bile bilincinde değilsiniz, siz sadece karşınızdakini umursarsınız. Bencilin 180 derece çevrilmiş hali gibisiniz ama maalesef ki karşınızda olanın iyisini değil de kötü olmasını istersiniz. Hiyerarşik düzen dediğiniz şeyin varlığını kimse kabul etmez ama orada olduğunu herkes bilir. Benim ikinci benliğim gibi. Kimse varlığını kabul etmiyor ama onunla karşı karşıya kaldıkları sırada gerçekten çaresiz kalıyorlar. Ve omzumun üzerinde olanı ben almadım. O benim için aldı. Sebebi ben değilim ama ben olmazsam onun bir sebebi olmayacak. Yaşadıklarımın o da farkında. Ve duygusuz bir yaratığın siz duygulu artıklardan daha fazla anlamaya yatkın olmasını garipsiyorum. Çünkü Tanrı sizi düzen içerisinde yaratmış ama siz kendi içinizde bir lider seçmeden yaşayamıyorsunuz. Beyniniz var ancak düşünmek istemiyorsunuz, birisi sizin yerinize düşünsün diye para veriyorsunuz. Bunun da üstünde birisi sizi yönetsin diye oylamalar yapıyorsunuz. Adaletli olduğunu savunuyorsunuz. Ancak adalet dediğiniz şey soyut bir kavramdır, sadece hissedebilirsiniz. Ve hissetmeniz içinde hiçbir sebebe sahip değilsiniz. Adalet dediğiniz şey eğer var olsaydı ben bugün burada adam öldüren birisi olarak bulunmazdım, bu benim kendi kaderimin size verdiği intikam. Zamanında beni sokakta öldüren o o**spu çocuklarına inat alınmış bir intikam. Ben bir kez öldürüldüm, ve inanın bana ikincisini yaşamaktan da korkmam. Korkacak olsaydım Money In The Bank şovuna gitmezdim. Kimsenin ciddiye almadığı birey olarak gittiğim şovdan şimdi en dikkat çeken birey olarak çıkıyorum. Gerçi en dikkat çeken birey ben değilim, benim uğraşmadığım mertebelerde bir şeyler yapabilmek için tek başına kalamayan aptalların kurduğu koalisyonun kalıcı olacağına inan daha da aptal insanların sevdiği kişilikler var ve onlar benim umurumda değil. Ben yapmam gerekeni biliyordum, ikinci benlik yapmam gerekeni yaptı ve şimdi omzumda belki de gerçekten değerli bir şey tutuyorum. Okyanusların ve kıtaların ötesinde bir olay bu. Bu bulunduğum yeri temsil ediyor, ve düşünün ki sokakta öldürülmüş çocuğunun kayıp ruhu bunu aldığı vakitte ondan geri alabilir misiniz? O kaybedildi, sevilmedi, hapsedildi. Konuştu ama düşünceleri önemsenmedi. Çünkü zaten yok edilmişti, onu yok etmişlerdi. Ama şimdi o tekrar canlandı, eski halini yanında getirdi ve iki ruhu tek bedene tıkayarak durdurulamaz bir hale getirildi. Buna da Tanrıların oyunu dedi çünkü Tanrılar ona bu kaderi verdi. Ama şimdi söylediklerini hiçbir insan anlayamıyor, çünkü onun içinde birikmişler vardı ve onlar onun kelimelerinin içerisinde kendini gösterdi. Yıllardır sokakta ona bilgeliği öğreten her bir uzuv kaybı onun beyninde yeni bir fikirdi. Bu yüzden yaptığı çekimler aniden değişiklik göstermek gibi bir yan etkiye kurban verildi. Kimsenin beni anlamaması gerçekten umurumda değil, çünkü yıllardır dinlemediği için konuşmayı unutacak raddeye geldiğim günlerde anlaşılmak tek isteğimdi. Ama büyük bir kayıp verdiğinizde diğer insanların buna vurmasını umursamadığınızı fark edeceksiniz, çünkü o siz kaybınız. Diğerlerinin ise kozu. Ama benim koz olarak vereceğim hiçbir kaybım yok. Ailem bir kayıp değil, görmediğim ve bilmediğim kişiler üzerinden bana saldırırsanız komik olursunuz. Çünkü benim duygularımın hala yeşerdiğini zannedecek kadar basit fikirli kişiliklersiniz. Bu yüzden dişileriniz sizden daha üstte, onun vereceği deri parçasına muhtaçsınız bu yüzden de feminist olana modern kişilik diyorsunuz. Çünkü o sessizliğin sesi değil mi? Si*tir. Sokak çocukları en sessiz kişilerdir, onlar kendi hislerini öldürürler bu yüzden gözlerini karartırlar. Gözlerini kararttıkları için de acımasız olurlar. Acımasız oldukları için de topluma alınmazlar çünkü topluma toplumu toplumun en derin halini yansıtırlar, toplum gerçeği kaldıramayacak kadar aciz olduğundan onu susturur. Onlar için konuşacak kimse olmadığından varlıklarından bile şüphe edilir. İşte bende bunlardan biriydim, ama ben kurtuldum. İnancınızı kırdığım gece, artık kurtulduğumu biliyorum. Ama gerimde bıraktıklarım maalesef sokağın sessiz mezarlıklarına gömülü bedenler olarak kaldı. Bu da tüm sokak çocuklarının intikamı.

Chris Brookes bir eli ile kendisine doğru durmasını söylüyor, diğer eli bunu onaylamıyormuş gibi ama diğer eli yavaşça hareket halinde olmayı bırakıyor. Bu sırada Chris konuşmaya devam ediyor:

Chris ''ITA'' Brookes: Ben sokak çocuğu değilim, inancınızı da kırdığım bir gece yok. Çünkü size inanmıyorum. Siz var olan canlılar değilsiniz. Siz Tanrıların beni gömdüğü sonsuz uykunun içerisinde olan basit halüsinasyonlarsınız. Ben bunun rüya olduğunu anladığım zaman yok olacaksınız. Dur tahmin edeyim buna da kıyamet dersiniz. Kıyamet, Tanrı size katlanamayacağı zaman hepinizden kurtulduğu zaman olacak. Bana kalırsa kıyamet diye bir şey olmazdı, çünkü sizi hiçbir zaman getirmezdim buraya. Yerinize hiçbir şekilde konuşmayan sokak hayvanlarını koyardım daha insancıl bir hal alırdı burası. Siz beden olarak insandınız ancak kendinizi değiştirmek gibi bir hataya kapıldınız. Bu yüzden hiçbir zaman var olmadınız. Var olduğunuz çok kısa bir süre vardı ancak siz hemen daha iyi görünmek için bedeninizi değiştirmek istediniz, bu yüzünden yok oldunuz. Artık sizin bu Dünya'da kabul görmüş halleriniz var, ve onların hiçbirisi insan değil. Onlar sadece hologram, sizin olmak istediğiniz kişiler. Olduğunuzu sandığınız kişiler. Ama siz onları üçüncü gözden bir anlatıcının açısından inceleyebiliyorsunuz sadece. Bu yüzden daha da fazla sizi anlatmak için düşünmek istemiyorum, çünkü var olmayan canlıları var olmayan canlıların evreninde var olmayan şeyler ile yeniyorum ama bunun varlığından kimse haberdar değil. Ben Tanrıların masasından gönderilmiş en etkili silahım, Tanrı beni eğitti. Şimdi hepinizi karşıma alacak kadar evrilmiş bir biçimdeyim. Chris Brookes benim oyuncağım, beden. Ona istediğimi yapabilecek kadar da yetkim var. Onun tek kazancı daha fazla düşünecek ortam sağlıyorum ona, ve isim yapması için de birkaç kazanç başarı. Ama bundan fazlası benim Tanrıların masasında güçlenmem için var. Belki Tanrı sayısını birden fazlaya çıkarabileyim diye. Ama inanın bana Tanrı benim varlığımdan sizin olduğunuzdan daha da fazla rahatsız. Beni öldürebilir, ama nereye kadar gideceğimi görmek istiyor. Kendi yarattıklarına bakarak onun daha da güçlü olduğuna inanma çabası, iş yapmak istemeyen süper kahramanların kendileri yerine robotlar üretmesi gibi. Belki de beni kendi kölesi yapacak, bu yüzden bana bu gücü veriyor. Ancak o da bilmiyor ki ben ölü bir varlığım ve ölü varlıklar istedikleri zaman kendilerini her şeyden soyutlayabilir. Ben küçükken öldürülmüş bir çocuğun bedenine verildim, şimdi o beni kabullendi. Sevmedi ve nefret etti, ama bildiği gibi onu sadece ben kurtarabilirdim. Mecburdu ve bana güvendi. Şimdi verdiği güvenin ona verdiği ödülün keyfini çıkarıyor. Onu küçük kılmış her bireyin şimdi ona imrenerek baktığına inanması belki de tek mutluluk kaynağı. O sokak çocuğu kendi intikamını aldığını zannediyor, belki de öyle. Ancak ben hala intikamımı almadım. Beni ona verip beni küçük düşüren Tanrımdan. Sanrıları kabuslarıma enjekte etti ve beni daha da dayanıklı bir hale getirdi. Şimdi becerilerimin içerisinde illüzyon yapmak yok ama illüzyona karşı dayanıklı olduğuma inanıyorum, inandığım için sizin illüzyonlarınıza maruz kalmıyorum. Çünkü illüzyon dediğiniz düşünmeyen aptalların beyinlerine verilmiş fikirlerdir. Onlar fikirler tanışmadıkları için kafalarının karıştığını sanarlar, ama kafasızdırlar. Bu yüzden inanmadım size, çünkü inançlarınız zaten kırıktı. Düşünce olarak kırıktı, ama bu gece yaşananlar onların fiziklerini de kırdı. Artık hiçbiri var değil. Yani hiçbirinizden farkları kalmadı. Şimdi ise Chris'e bir şeyleri başardığı gözüyle bakın, ama o sadece sıfır sayısına ulaştı. Yaşam onun için yeni başlıyor. Bu kısım karanlık çağ, onun yeni çağına geçmek için 1500 yıl yaşamasına gerek yok, sadece katliamı yapmış olmak ona yetecek. Katliam dediğim basit bir seri katilin düzensizce okula girip önüne çıkana saldırması değil. Burası Columbine değil. Katliam, planlı bir sistemin içerisinde bir binaya girmiş herkesi tek tuşla yok etmeye denir, ve benim planladığım katliamda sadece bir bina değil de bütün evreni yok etme düşüncesi var. Şimdi hedeflerimizi karşılaştırmak istiyorsak siz sadece kendinizi yükseltme derdindesiniz, ben bu beden de dahil her şeyi en dibe çekmeyi istiyorum. Çünkü yüksekliğin sonu belli değildir ama bir yaşamın en düşük parçası ölmektir, ben hepinizi öldürmek istiyorum. Tanrının beni öldürmesini istiyorum. Çünkü ölmek Tanrı tarafından verilmiş bir hediyedir, sahte diyaloglar ve mimiklere maruz kalmadığınızı fark ettiğinizde Tanrıya tekrardan şükredeceksiniz. Bana mı? Bana küfür edeceksiniz. Çünkü buna programladı sizi yönetenler, gerçekleri söyleyenler her zaman nefret topladı. Şimdi beni ateşe verin, ki sizi bu gece öldürmeyeyim. Ama bir gece yatağınızda iken ben sizi alevle buluşturursam? Bu ihtimali elden geçirin ki ani kararlarınızın esiri olmaktan çıkın. Burada söylediklerimin gerçekten gerçeğe tam haliyle yansıyabileceği gerçeğinin farkına bir kez daha endeksleyin ki daha mantıklı fikirler üretebilesiniz. Benim söylediklerim en gerçekçi illüzyon, ama ben illüzyonlara inanmıyordum bu nasıl oldu bunu merak ettin değil mi? Sana bir olayı zıt anlatan iki ruhun tek bedeninin yaşamından bahsetmişti Brookes ama sen onu dinlemedin. Çünkü sana gerçekleri söyledi. Bu gerçekler ve buna doğru orantılı giden nefreti anlattım size. Ve aynı şeyden tekrar bahsettim. Çünkü dejavu, sistemin en büyük açığıdır. Üretemeyecek kadar düşük kapasiteliler oy toplar ve aynı şeyleri ufak oynamalarla önünüze koyar. Bu bulunduğum ringin içinde de böyledir, bunu da geçmişi ve bugünü karşılaştırırsanız anlarsınız. Ama siz ne dediğimi anlamayacak kadar aptalsınız. bu yüzden anlamsız fikirleriniz sadece midemi bulandırır. Ama eğer Chris Brookes'a aptalca bir şey söylerseniz size sadece bir deyim ulaştırır, olur da bu ruha anlamsız bir şey söylersen senin gözlerini karartır, bedenini hareketsiz kılar ve sana, adına ölüm denmiş iğneyi bulaştırır.

Bunları söyledikten sonra Chris Brookes, omzunda GWA kemeri ve gözlerinde ki net bakışlar ile birlikte arka alana doğru yürüyor, kameranın açısından çıkıyor...
imza
-----------------------------------



RPG:

Chris ''ITA'' Brookes

Başarılar:

1x GWA Champion (Güncel)
1x Oceans Champion
1x Mr. Money In The Bank
1x Breakout Star of the Year (Slammy Awards)



RPG Mazi



Karakter: Will Ospreay
Başarılar: 1x GWA Oceans Champion

Karakter: Matanza
Başarılar: 3x Hardcore Champion
1x Days of Rising Television Champion



-----------------------------------



-----------------------------------



''Gülmeli yüzüm ve bitmeli hüzün ama bu sıra kapadı yolumu tüm engeller,
Pislik ve çirkin bu sahneye tıkıldım illet ettim ölü düzeylerden,
Bilirim o kara bilet hep bi boka götürür yorulmam bugünü güz eylersem,
Evet onca sene yazdı kalemim hala daha çakamadı sözlerimi yüzeyseller...''

-----------------------------------



Ben şiddete meyilliyim yok bunun kibar bi yolu
İçimde ki kin artıyo ve onu içime atmıyorum
Dinlediğiniz rapçilerin samimiyetine inanmıyorum
Benim bi gelecek planım yok ölmeyi planlıyorum
Daha öncede denemiştim ama bununla avunmam
Şimdi tekrar doldurdum bu tabancayı barutla
Bu yüzden bu satırları dinlerken bu lavuklar
Ben bi tabutta olcam kıçıma tıkılı bi pamukla

-----------------------------------
ETR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı




Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Versiyon Gizli
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.

Kuruluş : 28 Haziran 2010

Anasayfa

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan GüreşTürkiye forum adresimizde, T.C.K yirminci madde ve 5651 Sayılı Kanunun dördüncü maddesinin ikinci fıkrasına göre, tüm üyelerimiz yazdıkları mesajlardan kendileri sorumludur. GüreşTürkiye hakkında tüm hukuksal şikayetler, iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde değerlendirilecek ve en geç bir hafta içerisinde avukatlarımız tarafından dönüş yapılacaktır. Sitemizde bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen alttaki "İletişim" linki aracılığıyla ulaşın.