GüreşTürkiye | WWE Türkiye
Forum Sosyal Ekstra Arama

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 24-09-2019, 17:14   #1
Nothing Is True
Re7olutioN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2011
Nereden: Samsun Üni:Ordu
Mesajlar: 13.006
Konular: 615
Favori Güreşçisi: AJ Styles
RPG Karakteri:
Rep Puanı: 59315
Rep Derecesi: Re7olutioN Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Re7olutioN Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Re7olutioN Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Re7olutioN Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Re7olutioN Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Re7olutioN Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Re7olutioN Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Re7olutioN Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Re7olutioN Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Re7olutioN Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Re7olutioN Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.
Re7olutioN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Re7olutioN Re7olutioN isimli Üye şuanda  online konumundadır  

Rep Puanı: 59315
Mesajlar: 13.006

Standart Fan Fiction Superman The Last Son



Geçmişiyle, Kripton'un yok oluşu ile yüzleşmek zorunda kalan bir Superman. Kurgu DC Universe'un ikinci hikayesi The Last Son gece saatlerinde burada olacak.

Kripton kaçınılmaz sonu ile yüzleşmeden önce Jor-El gezegenin yöneticilerini uyarmıştı. Kripton bu aşırı tüketime daha fazla dayanamayacak ve kendi kendini yok edecekti ama Jor-El ciddiye alınmadı. Jor-El oğlu Kal-El'i Dünyaya gönderdikten sonra öldü, Kripton ise yok oldu. Peki tamamen mi? Geçmişiniz elbet bir gün yeniden karşınıza çıkacaktır sizin geçmişte elinizden bir şey gelmiş olsa da, olmasa da..



Metropolis semalarında uçan bir adam. Metropolis halkı buna artık alıştı çünkü yukarıda uçan şeyin bir düşman olmadığını biliyorlardı. Superman Metropolis şehrinin daimi koruyucusuydu. O yukarıdayken aşağıdakilere hiçbir şey olmazdı. Neredeyse tüm şehrin inancı bu şekildeydi. Tabii her şeyde olduğu gibi Superman konusunda da karşıt insanlar vardı. Onun bir uzaylı olduğu fikrini asla kafasından çıkarmayan ve Dünyayı terk etmesi gerektiğini savunan bir grup insan. Superman onları ciddiye alıyor ve söyledikleri şeyleri her zaman dinliyordu. Superman kendini "Doğru şeyi yapmaya çalışan adam." olarak tanımlıyordu sadece ve bu konuda da elinden geleni yapıyordu. Bu gruptan daha büyük bir Superman düşmanı da vardı tabii. Lex Luthor.



Lex Luthor'un Superman üzerine kurduğu garip bir obsesif takıntısı vardı. Superman'i en büyük düşmanı olarak görüyordu. Superman'e karşı koymak için geliştirdiği son projesi ise sadece korkunçtu.

Asistanı Eve, Luthor'un laboratuvarına girdi..

Eve:Lex.. Projen nasıl gidiyor?

Luthor dikkatini çalışması üzerinde tutuyordu. Eve'e bakmadan cevap verdi.

"Yeterince iyi."

Eve:Bana tam olarak hiç anlatmadın projeni. Ne düşünüyorsun? Ne yapıyorsun?

Lex Luthor:Okyanusta bulduğumuz uzaylı maddesi ile Gotham'daki korkuluk maskeli psikopatın kullandığı korku gazını birleştiriyorum. Bunun Superman üzerindeki etkisi çok büyük olacak. Metropolis bir uzaylıyı, dış dünya tehdidini yeterince bağrına bastı ve kabullendi. Buna bir son vermemiz gerekiyor Eve ve öyle de yapacağız..


Yardım edin! Yardım edin!

Metropolis'in dar ve karanlık sokaklarından gelen bir yardım çığlığıydı bu. Superman olmanın belki de en kötü yanıydı. Her çığlığı, ağlayışı ve acıyı duymak, duran her kalbi hissetmek ve hepsine birden yardım edememek. Superman olmanın en kötü yanı buydu ama Superman yine de elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyordu ve elinden geldiğinden fazlasına yardım etmek için çabalıyordu.

Genç bir kadın ara sokakta iki serseri tarafından sıkıştırılmış, soyguna maruz kalıyordu. Serserilerden biri kadının yüzüne elinden bıçağın sapı ile sert bir şekilde vurup kadını yere yıktı. Çantası elinden fırlayan kadın acı içinde yüzünü tutarken serserilerden diğeri de çantayı eline alıp içini karıştırmaya başladı. Çantanın boş olduğu gören serseri sinirlenip kadını tekmelemeye başladı en sonunda silahını kadının başına dayadı ancak ateş edemeden süper hızlı bir şey onu yakalayıp ilerideki bir binanın duvarını delip geçti. Serserilerden diğeri ne olduğunu anlayamadan kaçmaya başladı ki Superman onu da yakaladı ve tek bir yumrukla bayıltıp sokağın çıkışındaki trafik lambasının dibine bıraktı. Superman ara sokaktaki kadının yanına dönerken bir polis de hırsızı tutuklamak için oraya yaklaşıyordu.

Superman yerdeki kadını kaldırdı ve ona iyi olup olmadığını sordu. Kadının yüzünde aldığı darbeden dolayı bir kanama vardı. Superman onu kucağına aldı ve hızlı bir şekilde yakındaki hastaneye uçup kadını hastane önündeki sedyenin üzerine bıraktı. Hemşireler oraya gelirken kadın sadece Superman'e teşekkür ediyor ve onu seçtiği için de çok mutlu olduğunu söylüyordu. Superman bunu duyduktan sonra bir süre durdu ve düşündü. Nasıl ve neden bu kadını seçtiğini bilmiyordu zaten buna hiçbir zaman da anlam veremezdi. Yine de hüzünlenmiyor, optimist davranıyordu. Dünyanın bugünkü halinde kötümser olmanın bir faydası olmazdı. Dünyanın Superman'e ihtiyacı olduğunu biliyordu Superman ve bunu bilerek elinden geleni yapıyordu.

Lois Lane Superman'in Dünyada aşık olduğu kadın. Superman ne zaman gökyüzüne çıksa önce Lois'in kalp atışını duyardı. Kendini bu şekilde ayarlamıştı. İlk önce sevdiği insanları koruması gerektiğini düşünüyordu hep. Lane evinin balkonunda oturmuş kendinde çay keyfi yapıyordu. O sırada balkona Superman yavaşça bir iniş yaptı, her zamanki gülümsemesiyle Lane'e doğru baktı.


Lane:Clark.. Seni görmek güzel. Çay ister misin?

Clark gülerek teşekkür etti ve yavaşça Lane'in karşısına oturdu ve ona nasıl olduğunu sordu. Lane bir sorun olduğunu anlamıştı.

Lane:Ne oldu? Bir sorun mu var?

Superman:Bugün bir kadının hayatını kurtardım ama garipti. Onu kurtardığım için teşekkür etti tabii bu normal ama sonrasında bir de kurtarmak için onu seçmeme de teşekkür etti. Nasıl yaptığımı bilmiyorum Lois. Kimin hayatının daha değerli olduğunu seçmek zorunda kalıyorum ve bu beni üzüyor. Herkese yardım edemiyorum.

Lane:Clark.. Bu senin elinde olan bir şey değil. Bir hayatı kurtarmak da çok önemlidir. O kurtardığın bir kişiyi de kurtaramıyor olabilirdin. İnsanlar şanslı, sen de şanslısın. Tüm Dünya, bir Superman'i olduğu için şanslı. Sen kendin için ya da tek bir ülke için değil bütün bir Dünya için buradasın ve en iyisini yapıyorsun. İnsanları dinleme Clark.. Sadece doğru olanı yap. Doğru olanı yaptığın sürece için rahat ve huzurlu olacaktır.

Superman bu sözleri duyduktan sonra rahatladı, Lois'e teşekkür edip yanağına bir öpücük kondurup yavaşça yüzünü okşadı. Ağır bir şekilde havaya yükseldi ve oradan uçarak uzaklaştı. Metropolis semalarında uçarken Luthor şirket binasından garip sesler kulağına düştü. Superman bir tehlike olduğunu düşünerek binaya yöneldi. Çatıya iniş yaptığında onu kötü bir sürpriz bekliyordu. Ayakları zemine değdiği anda çatıda büyük bir gaz sızıntısı gerçekleşti ve Superman kriptoniot&Korku toksini karşımı bir gazı içine çekti. Gazın etkisiyle Superman yere yığıldı ve bayıldı.

Superman baygın bir şekilde uzayda süzülüyordu. Birden gözlerini açtı, karşısında bir gezegen gördü. Bu Kripton'du! Dünyada bulduğu Kripton gemisinde gördüğü fotoğraflarla aynıydı her şey. Superman kendini toparladı ve gezegene doğru uçtu. Atmosfere girip yere indiğinde ise korkunç bir manzara ile karşılaştı. Gezegen alevler içindeydi, her yerde kuru kafalar, insan kemikleri ve çürümemiş cesetler vardı. Superman büyük bir korku içinde ailesinin cesetleri aramaya başladı ancak bir sonuç elde edemedi. Aramaya devam ederken yerde hareket eden bir insanı gördü ve hemen onun yanına indi.


Kriptonlu:Sen!... Bizi kurtarabilirdin. Neredeydin? Kripton artık gitti..

Superman bir şey söyleyemeden adam kollarında öldü. Superman çaresizce adamı yere bıraktı ve etrafına bakınmaya başladı. Sağ kalan son birkaç kişi ona doğru yaklaşıyor, neden Kripton'u kurtarmadığını soruyordu ve ölüyordu. Superman panik atak geçiriyormuş gibi kendi etrafında korkuyla dönmeye başladı. Etrafında döndükçe ona doğru koşanların sayısı da artıyordu. En sonunda binlerce Kriptonlu Superman'in üzerine atladı ve büyük bir yığın oluşturdu. Superman'i bir şekilde zaptedip dizlerinin üzerine çöktürdüler. Superman başını kaldırdı ve karşısında babası Jor-El'i gördü. Jor-El sinirli bir şekilde ona yaklaştı, eğildi ve Superman ile göz göze geldi.

Jor-El:Seni Kripton'u kurtarmak için Dünyaya yolladım ama sen bizi tamamen unutup terk ettin. Vatanına ihanet ettin. Kripton'u kurtarabilirdin!

Jor-El'in attığı tokat ile Superman bayıldı. Biraz sonra tekrar uyandı. Yine uzaydaydı ama bu kez tam karşısında Dünya vardı. Superman hızla Dünyaya indi, Kripton'dakine benzer bir manzarayla karşılaştı ama Dünya daha kötü bir durumdaydı. Superman resmen bir alev topunun içine dalmıştı. Alev fırtınalarını geçip yere indi. Karşısında iki mezar taşı gördü ve bu taşlar Martha Kent ve Lois Lane'e aitti.

Superman çaresizce dizlerinin üzerine çöktü. Taşların üzerinde "Bizi kurtarabilirdin." yazıyordu. Superman mezar taşlarına elini uzattığı anda mezarlarda büyük bir patlama oldu ve Superman'i metrelerce uzağa fırlattı. Superman ayağa kalktığı anda üzerinde Omega sembolü olan bir yaratık ona saldırmaya başladı. Uzun süren bir yumruklaşmanın ardından Superman üstün geldi ve yaratığı yere serip göğsündeki omega sembolünü söktü. Göğsünden sembolü sökülen yaratık birden yok oldu ve Superman'in elindeki omega sembolü garip bir şekilde parlamaya başladı. Parlama o kadar kuvvetlendi ki Superman elindeki cisme bakamaz hale geldi. Bir süre sonra bu parlama hipnoz etkisi yaratmaya başladı. Superman başka bir şeyler görüyordu gözünde. Büyük bir tahtta oturan dev bir şey. Bu.. DARKSEID..

Superman Darkseid'in tahtının önünde gördü bu sefer kendini. Darkseid ona acıyarak bakıyordu.


Darkseid:Kriptonlu.. Dünyayı tek başına kurtarabileceğini mi sanıyorsun? Ben.. DARKSEID.. Dünyanızı ellerimde ufalayıp külleri ile uzay semasını süsleyeceğim ve sen hiçbir şey yapamayacaksın. Sadece izleyeceksin ve çaresizce bakacaksın tıpkı Kriptonda olduğu gibi..

Superman Darkseid'e doğru hücuma geçti. İkili inanılmaz sert bir kavgaya tutuştular ancak Darkseid, gücü yerinde olmayan Superman'e karşı çok üstündü. Superman'i bir o tarafa bir bu tarafa fırlatıyordu. İki isim de lazer ışınları ile birbirlerini saldırmayı denedikleri anda Darkseid'in Omega Işınları Superman'i fena yaraladı. Darkseid ağır ve korkutucu adımlarla Superman'e yaklaştı ve onu boynundan tuttu. Boynunu kırmak için bir hamle yaptı.

Superman tam o anda uyandı. Elleri bağlı, boynunda ise elektrikli bir tasma takılıydı karşısında ise Lex Luthor vardı. Üzerinde kalın, yeşil renkte çelik bir zırh elinde ise uzun bir mızrak vardı. Mızrağın ucundaki yeşil taş kriptonit olduğunu bağırır gibiydi. Superman elindeki kelepçeleri kırmayı denedi ama güçsüzdü çünkü Luthor mızrağını Superman'e yakın tutuyordu ve kriptonit de onu zayıflatıyordu.


Lex Luthor:Buraya geldin, insan ailen oldu sonra tanrı olduğunu keşfettin ama bu sonsuza kadar böyle sürmeyecek Clark Kent. Senin yaşamın burada sona eriyor..

Luthor mızrağını Superman'e saplamak üzere iyice gerdi ama Superman tam o anda kelepçelerini kırdı ve Lex Luthor'a doğru hızla uçarak onu bulundukları binanın dışına çıkardı. Luthor'u uçarak çatıya çıkaran Superman onu bir yumrukla birkaç yüz metre aşağıya, yere çarptırdı. Luthor üzerindeki zırh sayesinde ölmekten kurtulmuştu. Tam kalkmak için hareketlendi ki Superman bu sefer üzerine düştü. Superman sert darbelerle Luthor'un zırhını parçalamaya başlamıştı ama Luthor karşılık verdi ve zırhındaki kriptoniti çıkarıp bunla Superman'e vurdu. Superman taştan etkilense de bunu belli etmemeye çalışıp karşı koymayı denedi ama başarılı olamadı. O anda olay yerine bir çok askeri birlik gelmişti. Luthor bunu fark edip zırhının kafa bölümünü kapattı ve yüzünü maskeledi. Bir emirle askerler Luthor'a ateş açmaya başladılar ancak Luthor'un zırhı mermilere karşı dayanıklıydı. Luthor mermilere aldırmadan Superman'i adeta ölümüne yumruklamaya başladı. Superman en sonunda karşı koymayı başardı ve lazer ışınıyla Luthor'un zırhını ortadan ikiye ayırdı. Luthor'un zırhının göğüs kısmı düşmüştü.

Superman yavaşça hava yükseldi. Luthor korku içinde Superman'e bakıyordu. Superman süper bir hızla Luthor'a yumruk attı ve onu metrelerce uzağa fırlattı ardından hemen Luthor'un yanına gitti ve Luthor'ın zırhını tamamen kapatıp üzerinden çıkardı. Luthor'u orada baygın şekilde bırakan Superman hemen oradan uzaklaştı. Uzaklaşırken fark etti ki Luthor'un elindeki taşlardan biri göğsünde saplı kalmıştı. Superman acıyı tekrar hissetti ve bu sefer yere doğru düşmeye başladı şanslıydı ki bir binanın çatısına düştü. Yarı baygın halde taşı göğsünden büyük bir güçlük ve acıyla çıkardı ardından soğuk nefesiyle yara kısmını dondurdu.

Superman yavaşça Wayne Malikanesinin önüne indi. Kucağında yarı ölü Batman'i taşıyordu. Xray görüşü ile içeriye baktığında Wayne malikanesinin altındaki Batcave'i gördü. Batman'i bu sefer oraya götürdü. Mağaraya girdiğinde Alfred hazır bir şekilde bekliyordu sanki Batman'in başına gelenleri biliyor gibiydi.


Alfred:Siz. Efendi Kent.. O iyi mi?

Superman:Onu bulduğumda yarı ölü haldeydi. Müdahale edilmesi gerekiyor. Kötü yaralanmış.

Alfred hemen Batman ile ilgilenmeye başladı. Zırhını çıkardı ve Batman'in vücudundaki yaraları incelemeye başladı.

Alfred:Onu nasıl buldunuz peki?

Alfred sorusuna yanıt alamayınca arkasını döndü ama Superman orada değildi çoktan gitmişti. Belki sorduğu soruya cevap alamamış ya da Superman ile tam olarak tanışamamıştı ama artık bir şeyden emindi, Batman yalnız değil ve yanında çok güçlü bir dostu var..


Oldukça kısa ama ileride yazacak olduğum hikayelerin altını dolduracak bir hikaye olduğunu düşünüyorum. Phase I'i hızlı bir şekilde tamamlamak şu anki hedefim.
imza








Old RPG
Eski RPG Karakteri
Bo Dallas
Finishers
Bo Dog
Rolling The Dice
Theme Song
Eski Başarılar
1 Time Dor Heavyweight Champion
1 Time Dor TV Champion
1 Time Champion And Creator Of Golden Globe Championship
1 Time Hardcore Champion
1 Time DoR Tag Team Champion w/Noam Dar
DoR Triple Crown
1 Time Mr.Money In The Bank
1 Time GTW Champion


Konu Re7olutioN tarafından (24-09-2019 Saat 20:31 ) değiştirilmiştir.
Re7olutioN isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 24-09-2019, 20:19   #2
Nothing Is True
Re7olutioN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2011
Nereden: Samsun Üni:Ordu
Mesajlar: 13.006
Konular: 615
Favori Güreşçisi: AJ Styles
RPG Karakteri:
Rep Puanı: 59315
Rep Derecesi: Re7olutioN Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Re7olutioN Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Re7olutioN Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Re7olutioN Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Re7olutioN Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Re7olutioN Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Re7olutioN Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Re7olutioN Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Re7olutioN Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Re7olutioN Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın. Re7olutioN Güreş tarihine altın harflerle yazıldın. Artık bir Hall Of Famer'sın.
Re7olutioN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Re7olutioN Re7olutioN isimli Üye şuanda  online konumundadır  

Rep Puanı: 59315
Mesajlar: 13.006

Standart

Kripton kaçınılmaz sonu ile yüzleşmeden önce Jor-El gezegenin yöneticilerini uyarmıştı. Kripton bu aşırı tüketime daha fazla dayanamayacak ve kendi kendini yok edecekti ama Jor-El ciddiye alınmadı. Jor-El oğlu Kal-El'i Dünyaya gönderdikten sonra öldü, Kripton ise yok oldu. Peki tamamen mi? Geçmişiniz elbet bir gün yeniden karşınıza çıkacaktır sizin geçmişte elinizden bir şey gelmiş olsa da, olmasa da..



Metropolis semalarında uçan bir adam. Metropolis halkı buna artık alıştı çünkü yukarıda uçan şeyin bir düşman olmadığını biliyorlardı. Superman Metropolis şehrinin daimi koruyucusuydu. O yukarıdayken aşağıdakilere hiçbir şey olmazdı. Neredeyse tüm şehrin inancı bu şekildeydi. Tabii her şeyde olduğu gibi Superman konusunda da karşıt insanlar vardı. Onun bir uzaylı olduğu fikrini asla kafasından çıkarmayan ve Dünyayı terk etmesi gerektiğini savunan bir grup insan. Superman onları ciddiye alıyor ve söyledikleri şeyleri her zaman dinliyordu. Superman kendini "Doğru şeyi yapmaya çalışan adam." olarak tanımlıyordu sadece ve bu konuda da elinden geleni yapıyordu. Bu gruptan daha büyük bir Superman düşmanı da vardı tabii. Lex Luthor.



Lex Luthor'un Superman üzerine kurduğu garip bir obsesif takıntısı vardı. Superman'i en büyük düşmanı olarak görüyordu. Superman'e karşı koymak için geliştirdiği son projesi ise sadece korkunçtu.

Asistanı Eve, Luthor'un laboratuvarına girdi..

Eve:Lex.. Projen nasıl gidiyor?

Luthor dikkatini çalışması üzerinde tutuyordu. Eve'e bakmadan cevap verdi.

"Yeterince iyi."

Eve:Bana tam olarak hiç anlatmadın projeni. Ne düşünüyorsun? Ne yapıyorsun?

Lex Luthor:Okyanusta bulduğumuz uzaylı maddesi ile Gotham'daki korkuluk maskeli psikopatın kullandığı korku gazını birleştiriyorum. Bunun Superman üzerindeki etkisi çok büyük olacak. Metropolis bir uzaylıyı, dış dünya tehdidini yeterince bağrına bastı ve kabullendi. Buna bir son vermemiz gerekiyor Eve ve öyle de yapacağız..


Yardım edin! Yardım edin!

Metropolis'in dar ve karanlık sokaklarından gelen bir yardım çığlığıydı bu. Superman olmanın belki de en kötü yanıydı. Her çığlığı, ağlayışı ve acıyı duymak, duran her kalbi hissetmek ve hepsine birden yardım edememek. Superman olmanın en kötü yanı buydu ama Superman yine de elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyordu ve elinden geldiğinden fazlasına yardım etmek için çabalıyordu.

Genç bir kadın ara sokakta iki serseri tarafından sıkıştırılmış, soyguna maruz kalıyordu. Serserilerden biri kadının yüzüne elinden bıçağın sapı ile sert bir şekilde vurup kadını yere yıktı. Çantası elinden fırlayan kadın acı içinde yüzünü tutarken serserilerden diğeri de çantayı eline alıp içini karıştırmaya başladı. Çantanın boş olduğu gören serseri sinirlenip kadını tekmelemeye başladı en sonunda silahını kadının başına dayadı ancak ateş edemeden süper hızlı bir şey onu yakalayıp ilerideki bir binanın duvarını delip geçti. Serserilerden diğeri ne olduğunu anlayamadan kaçmaya başladı ki Superman onu da yakaladı ve tek bir yumrukla bayıltıp sokağın çıkışındaki trafik lambasının dibine bıraktı. Superman ara sokaktaki kadının yanına dönerken bir polis de hırsızı tutuklamak için oraya yaklaşıyordu.

Superman yerdeki kadını kaldırdı ve ona iyi olup olmadığını sordu. Kadının yüzünde aldığı darbeden dolayı bir kanama vardı. Superman onu kucağına aldı ve hızlı bir şekilde yakındaki hastaneye uçup kadını hastane önündeki sedyenin üzerine bıraktı. Hemşireler oraya gelirken kadın sadece Superman'e teşekkür ediyor ve onu seçtiği için de çok mutlu olduğunu söylüyordu. Superman bunu duyduktan sonra bir süre durdu ve düşündü. Nasıl ve neden bu kadını seçtiğini bilmiyordu zaten buna hiçbir zaman da anlam veremezdi. Yine de hüzünlenmiyor, optimist davranıyordu. Dünyanın bugünkü halinde kötümser olmanın bir faydası olmazdı. Dünyanın Superman'e ihtiyacı olduğunu biliyordu Superman ve bunu bilerek elinden geleni yapıyordu.

Lois Lane Superman'in Dünyada aşık olduğu kadın. Superman ne zaman gökyüzüne çıksa önce Lois'in kalp atışını duyardı. Kendini bu şekilde ayarlamıştı. İlk önce sevdiği insanları koruması gerektiğini düşünüyordu hep. Lane evinin balkonunda oturmuş kendinde çay keyfi yapıyordu. O sırada balkona Superman yavaşça bir iniş yaptı, her zamanki gülümsemesiyle Lane'e doğru baktı.


Lane:Clark.. Seni görmek güzel. Çay ister misin?

Clark gülerek teşekkür etti ve yavaşça Lane'in karşısına oturdu ve ona nasıl olduğunu sordu. Lane bir sorun olduğunu anlamıştı.

Lane:Ne oldu? Bir sorun mu var?

Superman:Bugün bir kadının hayatını kurtardım ama garipti. Onu kurtardığım için teşekkür etti tabii bu normal ama sonrasında bir de kurtarmak için onu seçmeme de teşekkür etti. Nasıl yaptığımı bilmiyorum Lois. Kimin hayatının daha değerli olduğunu seçmek zorunda kalıyorum ve bu beni üzüyor. Herkese yardım edemiyorum.

Lane:Clark.. Bu senin elinde olan bir şey değil. Bir hayatı kurtarmak da çok önemlidir. O kurtardığın bir kişiyi de kurtaramıyor olabilirdin. İnsanlar şanslı, sen de şanslısın. Tüm Dünya, bir Superman'i olduğu için şanslı. Sen kendin için ya da tek bir ülke için değil bütün bir Dünya için buradasın ve en iyisini yapıyorsun. İnsanları dinleme Clark.. Sadece doğru olanı yap. Doğru olanı yaptığın sürece için rahat ve huzurlu olacaktır.

Superman bu sözleri duyduktan sonra rahatladı, Lois'e teşekkür edip yanağına bir öpücük kondurup yavaşça yüzünü okşadı. Ağır bir şekilde havaya yükseldi ve oradan uçarak uzaklaştı. Metropolis semalarında uçarken Luthor şirket binasından garip sesler kulağına düştü. Superman bir tehlike olduğunu düşünerek binaya yöneldi. Çatıya iniş yaptığında onu kötü bir sürpriz bekliyordu. Ayakları zemine değdiği anda çatıda büyük bir gaz sızıntısı gerçekleşti ve Superman kriptoniot&Korku toksini karşımı bir gazı içine çekti. Gazın etkisiyle Superman yere yığıldı ve bayıldı.

Superman baygın bir şekilde uzayda süzülüyordu. Birden gözlerini açtı, karşısında bir gezegen gördü. Bu Kripton'du! Dünyada bulduğu Kripton gemisinde gördüğü fotoğraflarla aynıydı her şey. Superman kendini toparladı ve gezegene doğru uçtu. Atmosfere girip yere indiğinde ise korkunç bir manzara ile karşılaştı. Gezegen alevler içindeydi, her yerde kuru kafalar, insan kemikleri ve çürümemiş cesetler vardı. Superman büyük bir korku içinde ailesinin cesetleri aramaya başladı ancak bir sonuç elde edemedi. Aramaya devam ederken yerde hareket eden bir insanı gördü ve hemen onun yanına indi.


Kriptonlu:Sen!... Bizi kurtarabilirdin. Neredeydin? Kripton artık gitti..

Superman bir şey söyleyemeden adam kollarında öldü. Superman çaresizce adamı yere bıraktı ve etrafına bakınmaya başladı. Sağ kalan son birkaç kişi ona doğru yaklaşıyor, neden Kripton'u kurtarmadığını soruyordu ve ölüyordu. Superman panik atak geçiriyormuş gibi kendi etrafında korkuyla dönmeye başladı. Etrafında döndükçe ona doğru koşanların sayısı da artıyordu. En sonunda binlerce Kriptonlu Superman'in üzerine atladı ve büyük bir yığın oluşturdu. Superman'i bir şekilde zaptedip dizlerinin üzerine çöktürdüler. Superman başını kaldırdı ve karşısında babası Jor-El'i gördü. Jor-El sinirli bir şekilde ona yaklaştı, eğildi ve Superman ile göz göze geldi.

Jor-El:Seni Kripton'u kurtarmak için Dünyaya yolladım ama sen bizi tamamen unutup terk ettin. Vatanına ihanet ettin. Kripton'u kurtarabilirdin!

Jor-El'in attığı tokat ile Superman bayıldı. Biraz sonra tekrar uyandı. Yine uzaydaydı ama bu kez tam karşısında Dünya vardı. Superman hızla Dünyaya indi, Kripton'dakine benzer bir manzarayla karşılaştı ama Dünya daha kötü bir durumdaydı. Superman resmen bir alev topunun içine dalmıştı. Alev fırtınalarını geçip yere indi. Karşısında iki mezar taşı gördü ve bu taşlar Martha Kent ve Lois Lane'e aitti.

Superman çaresizce dizlerinin üzerine çöktü. Taşların üzerinde "Bizi kurtarabilirdin." yazıyordu. Superman mezar taşlarına elini uzattığı anda mezarlarda büyük bir patlama oldu ve Superman'i metrelerce uzağa fırlattı. Superman ayağa kalktığı anda üzerinde Omega sembolü olan bir yaratık ona saldırmaya başladı. Uzun süren bir yumruklaşmanın ardından Superman üstün geldi ve yaratığı yere serip göğsündeki omega sembolünü söktü. Göğsünden sembolü sökülen yaratık birden yok oldu ve Superman'in elindeki omega sembolü garip bir şekilde parlamaya başladı. Parlama o kadar kuvvetlendi ki Superman elindeki cisme bakamaz hale geldi. Bir süre sonra bu parlama hipnoz etkisi yaratmaya başladı. Superman başka bir şeyler görüyordu gözünde. Büyük bir tahtta oturan dev bir şey. Bu.. DARKSEID..

Superman Darkseid'in tahtının önünde gördü bu sefer kendini. Darkseid ona acıyarak bakıyordu.


Darkseid:Kriptonlu.. Dünyayı tek başına kurtarabileceğini mi sanıyorsun? Ben.. DARKSEID.. Dünyanızı ellerimde ufalayıp külleri ile uzay semasını süsleyeceğim ve sen hiçbir şey yapamayacaksın. Sadece izleyeceksin ve çaresizce bakacaksın tıpkı Kriptonda olduğu gibi..

Superman Darkseid'e doğru hücuma geçti. İkili inanılmaz sert bir kavgaya tutuştular ancak Darkseid, gücü yerinde olmayan Superman'e karşı çok üstündü. Superman'i bir o tarafa bir bu tarafa fırlatıyordu. İki isim de lazer ışınları ile birbirlerini saldırmayı denedikleri anda Darkseid'in Omega Işınları Superman'i fena yaraladı. Darkseid ağır ve korkutucu adımlarla Superman'e yaklaştı ve onu boynundan tuttu. Boynunu kırmak için bir hamle yaptı.

Superman tam o anda uyandı. Elleri bağlı, boynunda ise elektrikli bir tasma takılıydı karşısında ise Lex Luthor vardı. Üzerinde kalın, yeşil renkte çelik bir zırh elinde ise uzun bir mızrak vardı. Mızrağın ucundaki yeşil taş kriptonit olduğunu bağırır gibiydi. Superman elindeki kelepçeleri kırmayı denedi ama güçsüzdü çünkü Luthor mızrağını Superman'e yakın tutuyordu ve kriptonit de onu zayıflatıyordu.


Lex Luthor:Buraya geldin, insan ailen oldu sonra tanrı olduğunu keşfettin ama bu sonsuza kadar böyle sürmeyecek Clark Kent. Senin yaşamın burada sona eriyor..

Luthor mızrağını Superman'e saplamak üzere iyice gerdi ama Superman tam o anda kelepçelerini kırdı ve Lex Luthor'a doğru hızla uçarak onu bulundukları binanın dışına çıkardı. Luthor'u uçarak çatıya çıkaran Superman onu bir yumrukla birkaç yüz metre aşağıya, yere çarptırdı. Luthor üzerindeki zırh sayesinde ölmekten kurtulmuştu. Tam kalkmak için hareketlendi ki Superman bu sefer üzerine düştü. Superman sert darbelerle Luthor'un zırhını parçalamaya başlamıştı ama Luthor karşılık verdi ve zırhındaki kriptoniti çıkarıp bunla Superman'e vurdu. Superman taştan etkilense de bunu belli etmemeye çalışıp karşı koymayı denedi ama başarılı olamadı. O anda olay yerine bir çok askeri birlik gelmişti. Luthor bunu fark edip zırhının kafa bölümünü kapattı ve yüzünü maskeledi. Bir emirle askerler Luthor'a ateş açmaya başladılar ancak Luthor'un zırhı mermilere karşı dayanıklıydı. Luthor mermilere aldırmadan Superman'i adeta ölümüne yumruklamaya başladı. Superman en sonunda karşı koymayı başardı ve lazer ışınıyla Luthor'un zırhını ortadan ikiye ayırdı. Luthor'un zırhının göğüs kısmı düşmüştü.

Superman yavaşça hava yükseldi. Luthor korku içinde Superman'e bakıyordu. Superman süper bir hızla Luthor'a yumruk attı ve onu metrelerce uzağa fırlattı ardından hemen Luthor'un yanına gitti ve Luthor'ın zırhını tamamen kapatıp üzerinden çıkardı. Luthor'u orada baygın şekilde bırakan Superman hemen oradan uzaklaştı. Uzaklaşırken fark etti ki Luthor'un elindeki taşlardan biri göğsünde saplı kalmıştı. Superman acıyı tekrar hissetti ve bu sefer yere doğru düşmeye başladı şanslıydı ki bir binanın çatısına düştü. Yarı baygın halde taşı göğsünden büyük bir güçlük ve acıyla çıkardı ardından soğuk nefesiyle yara kısmını dondurdu.

Superman yavaşça Wayne Malikanesinin önüne indi. Kucağında yarı ölü Batman'i taşıyordu. Xray görüşü ile içeriye baktığında Wayne malikanesinin altındaki Batcave'i gördü. Batman'i bu sefer oraya götürdü. Mağaraya girdiğinde Alfred hazır bir şekilde bekliyordu sanki Batman'in başına gelenleri biliyor gibiydi.


Alfred:Siz. Efendi Kent.. O iyi mi?

Superman:Onu bulduğumda yarı ölü haldeydi. Müdahale edilmesi gerekiyor. Kötü yaralanmış.

Alfred hemen Batman ile ilgilenmeye başladı. Zırhını çıkardı ve Batman'in vücudundaki yaraları incelemeye başladı.

Alfred:Onu nasıl buldunuz peki?

Alfred sorusuna yanıt alamayınca arkasını döndü ama Superman orada değildi çoktan gitmişti. Belki sorduğu soruya cevap alamamış ya da Superman ile tam olarak tanışamamıştı ama artık bir şeyden emindi, Batman yalnız değil ve yanında çok güçlü bir dostu var..


Oldukça kısa ama ileride yazacak olduğum hikayelerin altını dolduracak bir hikaye olduğunu düşünüyorum. Phase I'i hızlı bir şekilde tamamlamak şu anki hedefim.
imza








Old RPG
Eski RPG Karakteri
Bo Dallas
Finishers
Bo Dog
Rolling The Dice
Theme Song
Eski Başarılar
1 Time Dor Heavyweight Champion
1 Time Dor TV Champion
1 Time Champion And Creator Of Golden Globe Championship
1 Time Hardcore Champion
1 Time DoR Tag Team Champion w/Noam Dar
DoR Triple Crown
1 Time Mr.Money In The Bank
1 Time GTW Champion

Re7olutioN isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı




Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Versiyon Gizli
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.

Kuruluş : 28 Haziran 2010

Anasayfa

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan GüreşTürkiye forum adresimizde, T.C.K yirminci madde ve 5651 Sayılı Kanunun dördüncü maddesinin ikinci fıkrasına göre, tüm üyelerimiz yazdıkları mesajlardan kendileri sorumludur. GüreşTürkiye hakkında tüm hukuksal şikayetler, iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde değerlendirilecek ve en geç bir hafta içerisinde avukatlarımız tarafından dönüş yapılacaktır. Sitemizde bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen alttaki "İletişim" linki aracılığıyla ulaşın.