(4.BÖLÜM YAYINDA) Bir Güreşçinin Kariyer Hikayesi | Enes Kaya

The Pariah

We work, To earn the right to work
Katılım
4 Ağu 2014
Konular
173
Mesajlar
7,428
Tepkime puanı
1,314
Puanları
1,060
Yaş
26
Konum
Ankara
The Miz
-
Bu arada, eski yazdığın hikaye bölümlerini okuyordum da. "Bence bu şekilde yapmaman gerekiyor" dediğim bir tane husus var. O da PW'yi sanki scripted değilmiş gibi kabul edip yazı yazman. Mesela Asyalı güreşçiye karşı "Onu yeneceğim, göreceksiniz" tarzı konuşturmuşsun karakteri Nigel ile (Enes'in faction'ının boss'u olarak betimlenen karakter). Bu olay feud anlatılan hikayelerde kullanılabilir ama özellikle bir güreşçinin hayatının anlatıldığı, yani ring içinde de ring dışında da hayatının betimleneceği bir hikaye serisinde gerçekte her şey nasılsa o şekilde işlenmeli bence. Mesela Enes Patron ile Ishii'yi yeneceğini değil, maça yazılan senaryoyu konuşmalı, maçın süresi hakkında şikayet edebilir mesela. Gidip "Ben şu güreşçiyle olan maçımı kazanacağım" demesi çok saçma oluyor, çünkü zaten senaryo yazıldığı için kimin kazanacağını bilerek maça çıkıyor güreşçiler. Bunun göz ardı edilerek hikaye yazılması bana göre gerçekçiliği direkt mezara gömüyor. Bence bu şekilde yazılmamalı.
 

SpearByEdge

The American Nightmare
Katılım
28 Ara 2015
Konular
1,735
Mesajlar
8,609
Tepkime puanı
3,920
Puanları
1,140
Konum
Eskişehir
-
Bu arada, eski yazdığın hikaye bölümlerini okuyordum da. "Bence bu şekilde yapmaman gerekiyor" dediğim bir tane husus var. O da PW'yi sanki scripted değilmiş gibi kabul edip yazı yazman. Mesela Asyalı güreşçiye karşı "Onu yeneceğim, göreceksiniz" tarzı konuşturmuşsun karakteri Nigel ile (Enes'in faction'ının boss'u olarak betimlenen karakter). Bu olay feud anlatılan hikayelerde kullanılabilir ama özellikle bir güreşçinin hayatının anlatıldığı, yani ring içinde de ring dışında da hayatının betimleneceği bir hikaye serisinde gerçekte her şey nasılsa o şekilde işlenmeli bence. Mesela Enes Patron ile Ishii'yi yeneceğini değil, maça yazılan senaryoyu konuşmalı, maçın süresi hakkında şikayet edebilir mesela. Gidip "Ben şu güreşçiyle olan maçımı kazanacağım" demesi çok saçma oluyor, çünkü zaten senaryo yazıldığı için kimin kazanacağını bilerek maça çıkıyor güreşçiler. Bunun göz ardı edilerek hikaye yazılması bana göre gerçekçiliği direkt mezara gömüyor. Bence bu şekilde yazılmamalı.
Bu konuyu bu sefer yazarken düşündüm, script olduğunu belli etmeli miyim yoksa eski usül mu devam etmeliyim diye. İlk yazdığım hikayede eş zamanlı bir kariyer hikayesi daha vardı, o kariyerde de maç sonuçları vs seçimlere bağlı değişiyordu. Hatta aşağıya o konudaki mesajları da bırakacağım. Mesajları ararken sizin de o konuda bir kaç mesajınızı gördüm belki hatırlarsınız.

Görüşünüzü dikkate alacağım, nasılsa henüz tam anlamıyla maç işine girmedik, ayrıca seriye önem verip takip ettiğiniz ve geçmiş bölümleri okuduğunuz için çok teşekkür ederim, beni gerçekten mutlu etti.
Fikir güzel konu güzel hikaye güzel amaaa bir eksik gözüme çarptı hikayede herşeyi bu kadar gerçekçi yansıtmaya çalışmışsın ama maçları sanki önceden kimin kazanacağı finishin nasıl olacağı belli değilmiş gibi lanse etmişsin bu boks veya UFC değil sonuçta maçlardan önce maçın nasıl ilerleyeceğini rakibinle konuşabilirsin meseka bence daha gerçekçi olur nacizane fikrim. :)

Ya o az heyecan olsun diye oyle. :D
Baktim begendi millet boyle devam ettirdim hosuma gitti benim de. :)

SM-G313HY cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 

Mr.Pacman

Back In Purple
Katılım
27 Ocak 2014
Konular
406
Mesajlar
19,216
Tepkime puanı
633
Puanları
1,255
Yaş
27
Konum
Dirt Sheet Mah., Nitro Sok., Slamtown / ABD
Johnny Gargano
Johnny Mundo
Yani çok seçenek yok gibi. NWA'de şu an Matt Cardona ve EC3 hariç güreşçi yok. MLW'da epey underated bir kadro var ama nostalji ve potansiyelden TNA demek daha doğru geliyor.
Cevabım TNA.
 

The Pariah

We work, To earn the right to work
Katılım
4 Ağu 2014
Konular
173
Mesajlar
7,428
Tepkime puanı
1,314
Puanları
1,060
Yaş
26
Konum
Ankara
The Miz
-
Bu konuyu bu sefer yazarken düşündüm, script olduğunu belli etmeli miyim yoksa eski usül mu devam etmeliyim diye. İlk yazdığım hikayede eş zamanlı bir kariyer hikayesi daha vardı, o kariyerde de maç sonuçları vs seçimlere bağlı değişiyordu. Hatta aşağıya o konudaki mesajları da bırakacağım. Mesajları ararken sizin de o konuda bir kaç mesajınızı gördüm belki hatırlarsınız.

Görüşünüzü dikkate alacağım, nasılsa henüz tam anlamıyla maç işine girmedik, ayrıca seriye önem verip takip ettiğiniz ve geçmiş bölümleri okuduğunuz için çok teşekkür ederim, beni gerçekten mutlu etti.
Ya kesinlikle script işi işlenmeli. Ben şahsen bu şekilde olmasını isterim. Mesela senin patronunun seni ve rakibini odasına çağırıp, "çocuklar şöyle yapıyoruz, maç süreniz şu kadar, bu süreyi aşmayın. Maçta şu şu spotlar olacak" tarzı size maçı yani o günkü işinizi anlatması, senin normalde istemediğin bir sürede yada herhangi başka bir istemediğin hususa sahip olan bir maç da olsa patrona laf geçirememen ve "Anlaşıldı" tarzı cevap vermen. Patronun odasından çıkınca hikayede kanlı bıçaklı olduğunuz adam olan rakibin ile patrona sövüp dedikodusunu yapmanız... Bu gibi şeyler olaya dehşet gerçekçilik katar. Mesela belli başlı güreşçiler ile seni feuda sokmak isteyebilirler, ama sen sevmiyorsundur ı kişileri. Patronuna geçip "ben bununla çalışmak istemiyorum" dersin. Gerçek iş hayatında ne, nasıl oluyorsa o şekilde yansıtırsın yani. Böyle olması çok daha güzel olur.
 

SpearByEdge

The American Nightmare
Katılım
28 Ara 2015
Konular
1,735
Mesajlar
8,609
Tepkime puanı
3,920
Puanları
1,140
Konum
Eskişehir
-
Ya kesinlikle script işi işlenmeli. Ben şahsen bu şekilde olmasını isterim. Mesela senin patronunun seni ve rakibini odasına çağırıp, "çocuklar şöyle yapıyoruz, maç süreniz şu kadar, bu süreyi aşmayın. Maçta şu şu spotlar olacak" tarzı size maçı yani o günkü işinizi anlatması, senin normalde istemediğin bir sürede yada herhangi başka bir istemediğin hususa sahip olan bir maç da olsa patrona laf geçirememen ve "Anlaşıldı" tarzı cevap vermen. Patronun odasından çıkınca hikayede kanlı bıçaklı olduğunuz adam olan rakibin ile patrona sövüp dedikodusunu yapmanız... Bu gibi şeyler olaya dehşet gerçekçilik katar. Mesela belli başlı güreşçiler ile seni feuda sokmak isteyebilirler, ama sen sevmiyorsundur ı kişileri. Patronuna geçip "ben bununla çalışmak istemiyorum" dersin. Gerçek iş hayatında ne, nasıl oluyorsa o şekilde yansıtırsın yani. Böyle olması çok daha güzel olur.
Önerinizi kesinlikle dikkate alacağım, çok teşekkür ederim görüşleriniz için. Benim için altın değerinde görüşler.
 

Mr.Pacman

Back In Purple
Katılım
27 Ocak 2014
Konular
406
Mesajlar
19,216
Tepkime puanı
633
Puanları
1,255
Yaş
27
Konum
Dirt Sheet Mah., Nitro Sok., Slamtown / ABD
Johnny Gargano
Johnny Mundo
Ya kesinlikle script işi işlenmeli. Ben şahsen bu şekilde olmasını isterim. Mesela senin patronunun seni ve rakibini odasına çağırıp, "çocuklar şöyle yapıyoruz, maç süreniz şu kadar, bu süreyi aşmayın. Maçta şu şu spotlar olacak" tarzı size maçı yani o günkü işinizi anlatması, senin normalde istemediğin bir sürede yada herhangi başka bir istemediğin hususa sahip olan bir maç da olsa patrona laf geçirememen ve "Anlaşıldı" tarzı cevap vermen. Patronun odasından çıkınca hikayede kanlı bıçaklı olduğunuz adam olan rakibin ile patrona sövüp dedikodusunu yapmanız... Bu gibi şeyler olaya dehşet gerçekçilik katar. Mesela belli başlı güreşçiler ile seni feuda sokmak isteyebilirler, ama sen sevmiyorsundur ı kişileri. Patronuna geçip "ben bununla çalışmak istemiyorum" dersin. Gerçek iş hayatında ne, nasıl oluyorsa o şekilde yansıtırsın yani. Böyle olması çok daha güzel olur.
Genelde senle hemfikir de olsam tam ters düşünüyorum bu konuda. Güreşin kendisi kurgu. Hikaye ise kurgunun kurgusu, neden bu dünyada gerçek olmasın. Zamanında bu seriyi de Rüzgar Efe'ninkini de okudum. Bu tarz daha hoşuma gidiyor şahsen.
 

SpearByEdge

The American Nightmare
Katılım
28 Ara 2015
Konular
1,735
Mesajlar
8,609
Tepkime puanı
3,920
Puanları
1,140
Konum
Eskişehir
-
BÖLÜM 2 | Resurrection

Almanyadaki sözleşmemin bitişinin ardından, yazılı teklifleri düşünecek çok zamanım oldu. Önümdeki tekliflere sürekli bakıp, derin düşüncelere dalıyordum. Bu kararsızlığın ardından nihai kararımı verebilmek için şirketlerin temsilcileri ile son defa iletişime geçme kararı aldım.

Bir takım görüşmelerden sonra NWA seçeneğini tamamen kafamdan çıkardım, her ne kadar geçmişi güçlü ve köklü bir federasyonda olsalar, bana sundukları şeyler kısıtlıydı. MLW'de karşılaşmak istediğim bir çok isim olması beni kendilerine çekmeye başlamıştı, görüşmelerde Fusion haftalık şovunda debutumu gerçekleştireceğimi söylediler. Tam son kararımı MLW'den yana verdiğimi MLW yetkililerine bildirmek üzereyken cep telefonum çalmaya başladı. Merakla telefonu açtım.

???: Merhaba, Enes Kaya'nın telefonu mu?

Enes Kaya: Buyrun, benim?

???: Ben TNA Başkanı ve Anthem Sports & Entertainment Başkan Yardımcısı Scott D'Amore.

Enes Kaya: Oh, kusura bakmayın Bay Scott, biraz beklenmedik bir telefon çağrısıydı dolayısıyla sizi tanıyamadım. Sizi dinliyorum.

Scott D'Amore: Son spekülasyonlara ve temsilcilerimin izlenimlerine göre kararının bizden yana olmadığını düşündüm ve kararını yeniden gözden geçirmen için sana bizzat ben ulaşmaya karar verdim. Pazardaki en büyük ikilinin teklifte bulunmadığı, Almanyanın en parlak güreşcisini kaçırmayı göze alamam. Bildiğin üzere, bu cumartesi Hard To Kill PPV'si ile TNA ismine geri dönüyoruz, TNA ismi uzun yıllar boyunca pazardaki en büyük isimlerden biriydi ve bu değişikliğimiz de büyük ses getirdi. Eğer kararını bizden yana kullanırsan, tüm güreşseverlerin ekran başında olacağı bu PPV'de sen de boy göstereceksin, booking konusunu nihai kararından sonra konuşuruz. Sadece kararını yeniden gözden geçirmeni istiyorum, büyük bir yeteneksin ve büyük bir markada olman gerek ve iddia ediyorum ki TNA'den daha büyük bir marka da yok. Bana kararını en geç yarına kadar bildirirsen mutluluk duyarım.

Enes Kaya: Teşekkürler Bay Scott, düşüneceğim.

Scott D'Amore: İyi akşamlar Enes.

Bu her şeyi değiştiren, büyük bir telefon konuşmasıydı. TNA isminin ağırlığı, son günlerdeki heyecan fırtınasını ve başkanın bizzat bana ulaşmasını birleştirince bu ben de daha ağır bastı ama acele karar vermemek için yarını beklemeye karar verdim. Bu sürede Alex Wright'a da danışmaya karar verdim.

Enes Kaya: Selam koç, naber?

Alex Wright: İyiyim dostum, senden naber? Bir sorun mu var?

Enes Kaya: Her şey yolunda, TNA başkanı tarafından arandığımı ve sağlam bir teklifle geldiklerini söylemek için aradım.

Alex Wright: Bu güzel bir haber, kararın nedir?

Enes Kaya: Tam da bu yüzden aradım, sence napmalıyım koç?

Alex Wright: TNA büyük bir marka, bana kalırsa bu fırsatı kaçırmamalısın.

Enes Kaya: Teşekkürler koç, minnettarım.

Alex Wrigt: Bir ara akademiye uğramalısın. Fabian Aichner(Giovanni Vinci) sonrası en büyük imza olacaksın, bunu kutlamalıyız.


Ertesi gün, kararımı Scott D'Amoreye bildirdim. Uçuş rezarvasyonlarımı ayarladıktan sonra imza ve bir takım evrak işlerini halletmek için Amerika'ya ulaştım. Şimdi sırada booking konusu vardı.

(Şimdi booking için sizlerin söz hakkı geldi, size göre yer almam gereken maç?)

A) TNA X Division Şampiyonluğu Maçı
Chris Sabin (c) vs. Kushida vs. El Hijo del Vikingo

B) Bully Ray ile teke teke maç

C) Leon Slater ile teke tek maç



 
Son düzenleme:
Üst